VENEDİK GEZİ NOTLARI

By | 18 Aralık 2014

venedik_gezi_notlari_ulasim_konaklama_rehberi

Venedik… Bu kez ne çok sevdim seni.. Daha önce seninle aramız çok da iyi değildi. Sokaklarındaki binlerce turistten biriydim sadece. Kalabalığından, kabalığından, pahalılığından çok çektim.. Ama yine de bir gün yine gelmek üzere ayrılmıştım en son senden. Yıllarca özlemedim. Ama bir gün birden özledim. Aklımda hep o son veda ettiğimiz gün, Accademia köprüsünden inerken gözümü delen güneş ve daracık, uzun, sakin sokaklarının sonunda şıpırdayan mavi/yeşil su vardı. Sırf bir güneş yansıması, sırf koşarak suya ulaştığım sokaktaki ayak seslerim için özledim seni..geldim..

Turistlik sınavımı çoktan vermiş, “gerçek sen”i keşfetmeye hak kazanmıştım bu kez.. Sen de onayladın..doya sıya sürdüm keyfini.. Şu an yazarken bile hissedebiliyorum bana kattığın mutluluğu. Kalbim pır pır.. Bana seni sevdiren şeyleri, en güzel sokaklarını, en keyifli adreslerini anlatmak istiyorum.. Bir meydan, bir gondoldan ibaret değilsin; herkes bilsin..

Bu notları Venedik’e tekrar gidecek olan ya da ilk sefer bile olsa “turist olmamayı” kafasına koymuş cesur Venedik yolcularına armağan ediyorum.

Konaklama

En kötü fikir; ana karada Mestre ya da Jesola’da kalmak. Çünkü buralarda kaldığınız zaman akşam belli bir saatte vaporetto’ya binerek şehri bırakıp gitmek zorunda kalıyorsunuz. Venedik tam da anormal turist kalabalıklarından sıyrılmış, kendi olmaya başlamış diyeceğiniz saatte burayı bırakıp gitmek iyi değil..  Tek bir şartla; eğer yazsa ve “bol denizli yaz tatilimi yaparım, arada bir de Venedik’e gider bakarım” diyorsanız bir ihtimal mümkündür.

İkinci kötü fikir de San Marco’ya yakın olma arzusu. Neden? Tüm günlerinizi bu meydanda geçirmeyecekseniz daha pahalı konaklamak niye? Ben kısmen uzak semtleri öneriyorum. Cannaregio favorim. Şehrin ghettosu olan Cannaregio, sadece konaklama değil, gün boyu bulunmaktan en keyif aldığım bölgelerden. Havaalanına, Merkez tren istasyonuna ve çevre adalara en kolay ulaşım bağlantılarını da içeriyor. Eğer kullanırsanız vaporettolar ile merkeze de sürekli ve kolay ulaşım var. Ama yürümeyi seviyorsanız uzun ve keyifli, her anı bol manzaralı yürüyüşlerle turistik merkeze ulaşılabiliyor. Bu ziyarette 3 yıldızlı Hotel Tintoretto‘da konakladık. Anlatacak, abartılacak bir durum yok. Cannaregio‘nun en hareketli caddesine bakan, -elbette tarihi dokudan nasibini almış-, temiz yatak ve banyolu, ortalama bir tesis. Genel olarak Venedik’te konaklama sektörü çok kötüdür zaten. Aşırı turistten şımarmış, kaba bir servis anlayışı hakimdir. Mühim bir sorun yaşamadan; odadan memnun, konumdan bir hayli memnun, kahvaltıdan da “şöyle böyle” seviyesinde bir beğeni ile bu konaklamanın sorunsuz geçtiğini söyleyebiliriz.

Kısaca, merkezi çevreleyen nispeten uzak semtlerde konaklama imkanları daha ekonomik ve merkeze ulaşmak çok da zor değil…

Ulaşım

Venedik, konaklama esnasında adalara gitmek ve bir Vaporetto No.1 turu yapmak dışında hiç ulaşımı kullanmadan gezilebiliyor desem?  Ben zaten burada deli gibi yürümek için geldim, ulaşım ile ne işim olur!.. İnternet sitesinde türlü bilet ve kombine alternatifi olmasına rağmen Venedik’e vardığınızda iş değişiyor. Ya 7 EUR’luk tekli biletler ya da 24-48-72 saatlik turist kombineleri dayatılıyor; sorulan detaylı sorular gişe personelini sinirlendiriyor!.. Evet Venedik’te ulaşım pahalı, ancak sürekli kullanmaya gerek var mı, emin değilim. Yürümek Venedik’te gerçekten en güzel şey. Tek sorun şehri ortadan bölen Grand Canal. Çünkü bu geniş kanal üzerinde direkt karşı tarafa geçebileceğiniz  sadece Accademia ve Santa Lucia istasyonu önündeki köprü var. Bu da dar ve karmaşık sokak yapısı ile aslında kuş uçuşu kısa olan bir hedefi dolambaçlı bir ulaşım ile uzatıyor. Aslında Venedik’te zaman ve hedef nokta koymaksızın yürümek en keyiflisi. Kafanıza göre takılıp hiç ummadığınız bir yere çıkmak en zevklisi. Ama belirli bir adrese ulaşmak üzere yürümeye başlamak puzzle çözmek hatta bir labirentin içinden çıkmaya çalışmak gibi. Her an karşınızda en az iki seçenek. Şu köprü mü yoksa bu mu? Sağ sokak mı sol mu?.. İşte ipucu: Hemen her sokakta Per Rialto, Per San Marco, Per Accademia ya da Per Ferrovia(istasyon) tabelası yön bulmanızı kolaylaştıracaktır. Hedefinizi telefonunuzun haritasından işaretleyerek bu referans noktalardan hangisine yakınsa o tarafın oklarını takip ederek sonuca ulaşabilirsiniz.  Bir önemli bilgi de şu; Aslında küçük küçük kara parçacıkları olsa da belli bloklardan ilçeler oluşturulmuş ki bunlara ‘sestiere’ deniyor. Bazı köprülerde durup iki tarafa da bakın. Bir tarafta mesela Sestiere Cannaregio, diğerinde Sestiere San Polo yazacak. Bulunduğunuz bölgeyi ve varmak istediğiniz yeri böyle de tayin edebilirsiniz.. Hizmet sonsuz; işte Venedik’in kendine has adres bilgilerini çözmek için biraz kelime bilgisi:

Calle: Dar yol, patika
Campo: Samimi, küçük meydan
Campiello: Minik avlu
Fondamenta: Kanal kıyısından giden yol
Piazza: Meydan
Ponte: Köprü
Rio: Canal
Rio Terra: Eskiden kanal olup sonradan doldurulmuş yol
Piscina: Havuzlaştırılmış, su dolu alan
Sottoportego: İki sokak arasında binaların altından geçen bağlantı yolu.
Salizzada: Üzeri revaklı pasaj, yol..

Ulaşım konusuna havaalanı ile devam ediyorum. Şehirden ayrılırken suyun şehrine sudan ve havalı veda etmek istediğimiz için duraklarından kolayca binilen Alilaguna Shuttle servisini kullandık. Tekneden alınan bilet 2014 yılı itibarı ile 16€ ve servis oldukça hızlı.

Buraya hemen bir 2017 yılı güncellemesi ekliyorum: Havalimanından merkeze tek yön Alilaguna 15€; gidiş dönüş olarak alırsanız 27€.

Ayrıca havalimanı ile Venedik’in araç ile ulaşılabilen son noktası olan Piazzale Roma arasında  ACTV bus 5 no.lu hattı kullanmak 8€.

Vaporetto No.1  İşte en keyifli Venedik klişesi!

Piazzale Roma’ya gidip 1 no.lu vaporetto’nun iskelesinden San Marco yönünde vaporetto’ya biniyorsunuz. Mutlaka en arkaya gidip açık alandaki koltuklara kuruluyorsunuz..(kapının iki yanındaki suya dönük olanlardan birini kaparsanız daha şanslısınız!) Vaporetto, Grand Kanal boyunca o iskeleden bu iskeleye kıvrıla kıvrıla ilerleyerek yol boyunca kanal kıyısında sıralanmış tüm “palazzo”ları; geçmişteki Venedik tacirlerinin “Fondaco”larını, türlü gondol manzaralarını önünüze serip köprülerin altından geçiyor; yaklaşık 40 dakikada San Marco’ya varıyor.. Son derece keyifli ve fotografik.. Gün batımına yakın saatlerde binerseniz hem günübirlik gelen turist kalabalığı bitmiş oluyor hem de çok güzel bir ışıkta gezmiş oluyorsunuz.. (Ulaşım için Murano -Burano adalarına gideceğiniz gün, 1 günlük sınırsız ulaşım bileti alırsanız (ki kendisi 20€ oluyor..) vaporetto gezintisini de aynı gün içinde yapabilirsiniz.)

Yeme içme, Alışveriş

Yeme içme apayrı bir yazı konusu..  Ancak  kısaca şunu söyleyebilirim ki Venedik’te turistik olan her yerde – ki bu şehrin 3/4’ü demek- yemek, eğlenmek, alışveriş pahalı. Ancak daha yerel ve ekonomik takılmak asla imkansız değil.. Mesela ben kahvemi Cafe Florian, Quadri, Lavena gibi San Marco Meydanı’nın şık ve tarihi kafelerinde canlı klasik müzik eşliğinde meydandaki masalara kurularak değil, yine “İtalyan işi” ayaküstü içiyorum!. Yine aynı meydanda, yine tarihi kafelerden Lavena’nın barında, ayaküstü, ya da Florian’ın içinde köşeye saklanmış bar taburelerinde…. Hem normal kahve ücreti ödüyorum hem de turist olduğum çalışanların aklına bile gelmiyor.. Ama yine de bu konuda anlatacaklarım, adreslerim bununla sınırlı değil..  Yeme içme notlarımın önemli bir kısmını Venedik Adreslerim‘den okuyabilirsiniz..

 

Venedik’te Mutlaka

Niyetim uzun uzun bir mutlaka görülsün, mutlaka yapılsın listesi vermek değil. Ama bazı küçük detaylar da atlanmasın istiyorum.

Gece San Marco Meydanı’ndan geçilsin; gündüzünden daha güzel.. Opera binası Teatro La Fenice gece görülsün -hatta keşke operaya gidebilmek de mümkün olsa. Dorsoduro’nun içlerinde yürünsün. Kapı zilleri, kapı kolları, panjurları tutan minik Venedik Tacirlerine dikkat edilsin. Birçok kişi karşıdan bakar da yanına kadar her turist gitmez; Santa Maria della Salute Kilisesi’ne gidilsin, merdivenlerinde oturup karşı kıyıya bakılsın.. Gece en sakin sokaklarda yürünsün, korkmadan.. Venedik tarzı aperitivo yapılsın; nedir, nasıldır diye mutlaka gitmeden Gezicigünlük’ün Cicchetti yazısı okunsun!.. Merkez daireden çıkıp normal hayat keşfedilsin. Sanat için vakit ayrılabiliyorsa ya Guggenheim ya Accademia listeye alınsın.. Bienal başlı başına bir Venedik ziyareti sebebi.. Adalara gidilsin. Murano, Burano.. Sayısız küçük saray yürüyüşler boyunca dikkatten kaçmasın. Mümkünse birkaçına girilip kıyısına ya da terasına çıkılsın. Mesela Bienal ile ilgili ek sergilerin yapıldığı birkaç saray.. Binaların içinden şehir çok daha farklı bir görüntü sunuyor çünkü.. Binlerce köprü var, maksimum sayıda farklı köprüden geçilsin ve bir tanesi kendi köprünüz olarak seçilsin. Ghetto’da dolaşmaya, tadını çıkarmaya, sırlarını keşfetmeye zaman ayrılsın.

Bu yazıyı yazarken bile o sakin sokaklarda yürüme hissiyatını, Venedik’in bende yarattığı tuhaf kendi halimdelik duygusunu tekrar yaşadım.. Şu an kapıdan çıkar ve yine giderim; tam olarak bu duygudayım.. Şimdiden özledim….

 

3 thoughts on “VENEDİK GEZİ NOTLARI

  1. olcay

    Haftaya gidiyoruz Roma – Venedik ve Milano ilk kez hem de… Anlattığınız her şeyi not aldım. Milano’yu 3 gün planladık ancak oraya bir gün ayırsak diğer iki günü başka bir şekilde değerlendirmemiz mümkün mü? Yakın, günübirlik git gel yapabileceğimiz tarzda. Çok teşekkürler paylaşımlarınız için.

    1. Gezici Günlük Post author

      Milano’dan günübirlik en güzel Como Gölü gezisi yapabilirsiniz.Yaz aylarına çok uygun… Garda Gölü de olabilir.. Ama bence Como ;) Como ile ilgili yazımı okursanız planlama konusunda size fikir verecektir. İyi seyahatler

  2. a_c_g

    Gece San Marco Meydanı olayını atladım maalesef zaman darlığından, emeğine sağlık

Comments are closed.