ROMA NOTLARI: TÜM YOLLAR ROMA’YA, ROMA’DA YOLLAR YEMEĞE!

By | 3 Aralık 2013

roma_yemek_notlari_meshur_restoranlar

Bölüm 1

Roma… Bu şehrin  sokaklarında yürürken havayı koklamak bile iyi yemeğin adresini bulmak için yeterli. Sokakları odun fırınında pişmiş pizza, domates sosu, sarımsak kokan şehir…Restoranların arka kapılarınının açıldığı dar sokaklarında aşçıların talimatlarının uçuştuğu şehir… Tentelerin altına, akşam rezervasyonları için garsonların napolitanlar eşliğinde adeta törenle hazırladığı, sade ama şık masaların sıralandığı şehir… Nerede yerseniz yiyin, ne yerseniz yiyin illa ki, lezzetli olacak şehir…

Karnınız tok, sırtınız pek gezerken bile aklınızın bir köşesine ‘acıkınca ne yesem’ fikrini sokan şehir….Daha da ileri gidip keşke şu anda aç olsam dedirten, kilo aldırmadan geri göndermeyen hain şehir!..

Karnım tokken yemek yediğimi bilirim ben Roma’da!…

Siz de yiyeceksiniz, yediklerinizi seveceksiniz..

Yeme içme notlarınız arasına şu ipuçlarını da eklerseniz memnuniyeti garantilersiniz…

Forno Roscioli Yerel ve akıl çelici…

Şehrin bir başka köşesindeyken birdenbire aklıma düşüp otobüse atladığım gibi öğle servisine yetiştiğimi bile hatırlarım! Bir köşesi ekmek bir köşesi pizza fırını. Daha iç tarafta ise günlük ev yemekleri var ki, benim olayım da bunlar zaten. İç tarafa geçip bankonun arkasındaki bayandan dilediğiniz yemeği isteyin. En güzeli biraz ondan biraz bundan karışık bir tabak. Yemeklerin kimi porsiyon kimi kilo hesabı.. ‘Enginar(carciofi) kırmızı soğan, havuç, domates kızartması (fritto cipolle, carotta, pomodoro) ve Parmesanlı Patlıcan(Melanzane alla Parmigiani) hergün yesem asla bıkmam dedirtiyor benden söylemesi. Diğer alternatif ise acelesi olan yerli halkın yaptığı gibi pizza bölümünden dilediğiniz boyda Rosso(sade domates soslu pizza) kestirip bunu sadviç ekmeği olarak kullanmak ve içine yukarıda asılı proscutto’lardan koydurmak. Bu deneyim size kendinizi daha yerel ve daha mutlu hissettirecek:-)

(Via dei Chiavari,34)

L’Antica Enoteca Akşamüstü takılmalık…

Karnınız çok aç değil ama içkinin yanında birşeyler yerim maksat zaman keyifli geçsin derseniz (Via della Croce, 76B) adresindeki bu tarihi şarapevini tavsiye ederim. 1800’lerde İskandinav ressamların gözdesiyken şimdi zengin şarap menüsü, mükemmel antipasti tabakları ve hareketli barı ile sizin gözdeniz olmaya aday.

Burada masaya değil bara kurulun, buz gibi bir Frascatti ve karışık Antipasti tabağı seçin. Seksi barmaid Francesca ve yakışıklı partnerleri kendi aralarında flörtöz tavırlar sergilerken size serviste kusur etmeyeceklerdir…

Cul de Sac Şöhretin sonuna kadar hakkındır…

Biraz erken gitmeyi ya da birazcık beklemeyi göze alırsanız rezervasyona gerek yok. Dar uzun bir şarap mahzeni koseptinde sıcak ve samimi. İngilzce bilen ukala garsonları ve ansiklopedi gibi bir şarap menüleri var. Bence o dev menüyü inceleyerek delirmeyin, söyleyin ukalaya ne yiyeceğinizi ve ne tür şaraplar sevdiğinizi o sizi bütçeye göre yönlendirir :-) Şimdi garson ukala dedim diye fazla kafaya takmayın, az sonra enfes şeyler tadacak ve keyifleneceksiniz.

Burada yiyececeklerinizin ‘en lezzetli top 5’ listenize gireceğinden eminim. Burada seçimlerinize karışmak istemem ama ben ne zaman gitsem masamın konukları belli; Melanzane, Caprese, Bresaola,Carpaccio ve tabii ki Coda alla Vaccinara.. Türkçesi; domates soslu parmesanlı patlıcan, manda sütü mozarella roka salata, Italyan pastırması denebilecek kurutulmuş dana eti, bildiğiniz dana carpaccio ama bilmediğiniz nefasette (ki ben bir daha başka yerde asla yiyemiyorum!) Ve gecenin yıldızı ana yemek uzun adına bakmayın dana kuyruk sokumundan yapılan tas kebabı lezzetinde sulu bir yemek… Bu kadar bulamaç görünümlü ve kullanılan et manasında şaibeli(!) bir yemeğin sürpriz lezzeti tartışılamaz.Yemeklerin eşlikçisi  üzerlerine boca edilen birinci kalite zeytinyağı, naturel odun ekmeği ve bir şişe Chianti Classico..

Buna yemek demek haksızlık, bu bir tören!..

Gidecek daha çok yer varken ve vakit de kısıtlıyken Vedat Milor sayesinde öğrendiğim Cul de Sac’a ancak iki kez gidebiliyorum ama Roma’ya tekrar gittiğimde -ki gideceğim- Cul de Sac seferlerimi yinelemeyi planlıyorum :-)

(Piazza Pasquino, 73)

Antico Caffe Greco Yemek turlarımızı atarken kahve molalarını da ihmal etmek olmaz…

Şehrin en eski en bilindik kafelerinden birine giriyoruz. Öyle hoop diye salona geçip masaya oturmak yok. Roma’dayız, Romalıyız. Italya’da kahve ayaküstü barda içilir. İşin özü, keyfi budur. Janti baristamız espressomuzun önce tabağını, sonra kaşığını sonra da kahve drajesini törensel bir havada önümüze koyuyor. Son olarak da mis kokulu kahveyi ‘prego’ diyerek ve gülümseyerek bırakıyor tabağın üzerine.. 5 dakika hazırlık törenine karşılık 1 dakikada kahveyi yutup kasaya 1.30 EUR ödeyip yola devam…

(Via Condotti, 86)

Pizza Meselesi Tartılarak satılanlar da dahil tüm pizzalar Türkye’de yediklerimizden güzel olsa da burada da pizzanın en iyisi için birazcık uğraşmak gerekiyor.

Gusto’nun Pizzeria salonu ( Piazza Augusto Imperatore,9) ve Bafetto (Via del Governo Vecchio,114) pizza için adres gösterilse de siz üşenmeyip Pizzeria da Remo’ya gidin. 19:00’da başlayan akşam servisi için biraz kuyrukta beklemeyi göze almak lazım. Fiyatlar merkeze göre daha uygun ve lezzet garanti.

(Piazza S.Maria Liberatrice,44)

Yok ben olayın derinine inerim iyiden de iyisi vardır diyenler için Napoli treni Centrale’den kalkıyor! Lezzete 1 saatte ulaşmak 45, 2 buçuk saatte ulaşmak ise 10.5 EUR.

L’antica Pizzeria Da Michele: Via Cesare Sersale,1 Napoli)

Castroni Gurme alışverişi de yeme içme önerilerimize dahil. Sonuçta eve döndükten sonra da bir süre evde Italyan ruhunu yaşatmak lazım…

Birkaç şubesi bulunan Castron’nin en yolüstü şubesi Via Frattina, 79’da. Karışık İtalyan baharatları, makarnalar ki hiç tavsiye etmiyorum, çok turistik! Zeytinyağları ve yöresel çorbalık malzemeler…bir sürü güzel ambalaj içinde bir sürü lezzet. Zeytin, karışık baharat, Frittata (omlet) ot karışımları ve Zuppa di Faro (Savaş çorbası) yazan çorba karışımlarından alın, pişman olmazsınız…

Pastificio Öğlen yemeği için bir joker daha…

Piazza di Spagna yakınlarındasınız ve bir restorana girip menü okumakla falan uğraşacak haliniz yok. Bir makarna yiyip yolunuza devam etmek niyetindesiniz. Öyleyse Pastificio’ya buyrun… Bizdeki yufkacılar vardır ya, işte onlar gibi bir dükkan; makarnacı. Arka taraftaki atölyede taze taze yapılan makarnalar günün sosuyla tatlandırılıp tezgahta yerini alıyor ve tükenmesi saniyeler sürüyor. Kuyrukta bekleyen insanlar günün makarnası veya Gnocchi’den hangisini istiyorsa (hergün sadece 2 çeşit) tercihini yapıp parasını ödüyor. Plastik tabak ve çatalla yiyeceğiniz makarnanızın yanında kırmızı şarap ya da su -tabii ki plastik bardakta-bedava! Hemen tabağınızı kapıp cam önüne kurulun.Afiyet Olsun!…

İki küçük not: Sıradan korkmayın, çabuk ilerliyor.. Gnocchi ‘eh işte’ ama makarnalar yıkılıyor…

(Via della Croce, 8)

Makarna istemem, sandviç olsun diyenlere aynı sokakta No.27 Fratelli Fabbi (Fabbi Kardeşler) ve no.43 i.Focalli olmak üzere iki meşhur yerel şarküteri önerimiz var. İçerideki yoğun peynir ve isli et kokusu sorun olmazsa keyfinize göre bir Foccacia sandviç yaptırmak da son derece yerel bir öğle etkinliği…

Tüm notları bir günde verip sizi boğmak istemem. Onun için ortaya karışık birkaç mini not ekleyerek bugünlük noktayı koyalım;

* Güne ve yemeğe keyif katmak için öğle yemeklerine sokak aralarında gezen mini otobüslerle gitmek gerekir. Öğle tatiline çıkan, minnacık otobüslere itiş kakış binen tüm Romalılar gibi…

* İngilizce bilseniz de İtalya’da yemek adlarını, sebzelerin İtalyancasını biraz çalışmak gerekir.. Daha rahat olmak için…(Belki ilerde bir post da bunun  için yapmalı)

* Sokaktaki çeşmelerin çoğundan içilebilir su akar ama NON POTABILE yazıyorsa içmeyin…

* Tüm dondurmalar güzel, adı üstünde Roma Dondurması. Ancak meşhur Giolitti’ye giderseniz dondurmanın üzerine manda sütünden yapılmış krema koydurmayı unutmayın, zira dondurmanın tadını ikiye katlıyor!…

* Kendinizi ‘buralı hisstemek için akşamüstü bir fırından taze çıkmış ekmek alın. Zararı yok, otele bırakırsınız, gece atıştırmak için. Benim İtalya ve Fransa’da hep yaptığım küçük bir hile bu. Eve ekmek alıp gitme esprisi kendini oralı hissettirir. Hele bir de o ekmek Roscioli fırınından galeteye benzeyen ‘Diavoletti’ olursa, of of of!…

2 thoughts on “ROMA NOTLARI: TÜM YOLLAR ROMA’YA, ROMA’DA YOLLAR YEMEĞE!

  1. ayce banu dileklen

    Çok lezzetli yorumlar Harikasıniz

Comments are closed.