PERISCOPE / GEZICIGUNLUK

By | 1 Haziran 2015

Periscope mu? Hemen söyleyeyim; hiç sevmedim!.. Zaten ben Twitter’ı da, Facebook’u da sevmemiştim ki!.. Sosyal Medya ya da daha doğrusu bu kadar “sosyal olmak” galiba bana göre değil…

Blogumu yazmaya başladığım dönemde başka hiçbir sosyal medya kanalını kullanmıyordum. Sadece zevk için blog yazıyordum. Ne Twitter, ne Facebook ne de başka birşey.. Sonra Instagram girdi hayatımıza. Kendime blog dışında uygun bulduğum tek platform.. Bir üç, beş derken fotoğraf yüklemeye başladım; kısa zamanda çok sevdim. Kendim bile şaşırdım; sosyal medyada kendime yakın, uygun bulduğum tek alandı. Mikro-blog havasında paylaştıkça paylaştım ve bu güne dek geldik..

Şimdilerde Periscope rüzgarı esiyor ortalıkta. Telefonum Android işletim sistemine sahip olduğu için uygulamanın Android versiyonu çıkana dek bekledim ve birkaç gün önce de yükledim. Şimdilik sadece izleyiciyim. Aslında bu bile yalan; çok sıkıcı, sonuna kadar hiçbir yayına tahammül edemedim..edemiyorum!.. Belki şimdilik bana çok kötü örnekler denk gelmiş olabilir ama ben bir enteresanlık ya da samimiyet, doğallık bulamadım, kusura bakmayın.. Ayrıca yayını yapanlarla izleyenlerin “aynı frekansta” olduğuna dair de ciddi şüphelerim var. Ha, bu durumda  hesabı silip çıkacak  mıyım? Şimdilik hayır!.. Bir denemek istiyorum Ne zaman nasıl, bilemem. Ama şimdilik düşüncem seyahatlerden anlar paylaşmak. Fotoğrafla, kelimelerimle anlatamadığım anlar olursa onları paylaşmak istiyorum. Sanırım ilk deneme bu ay içindeki Helsinki seyahatimde olacak. Eğer yaptığım yayını kendim seversem, beni rahatsız etmezse devam ederim. Aksi halde sonsuza dek Periscope’a elveda!..

Ama şimdilik oralardayım.. Sizi de beklerim…Görüşmek üzere..