PARİS NOTLARI: ÖĞLE YEMEĞİNE 5 JOKER

By | 29 Kasım 2013

 

paris_yeme_icme

Sözkonusu Paris olunca yeme içme listesi bir hayli uzun. Lezzet mi, popülerlik mi; turist miyim, yerli mi ikilemine, kapı önüne atılmış sandalyeleriyle şehrin simgesi bistrolar, brasserieler, beyaz önlüklü, papyonlu janti Fransız garsonlar da eklenince kafa karışıklığı artıyor.
Ben de bu dertlere derman olmak ümidiyle öğlen beşlisini açıklıyorum:

Chez Lili et Marcel
Turist kargaşasından bir hayli uzakta çalışan kesimin arasına karışarak nefis bir öğle yemeği yemekse istediğin adresin Chez Lili et Marcel. 13. bölgede tam nehir kıyısındaki bistroda yer bulabilmek için ofislerdeki öğle paydosu başlar başlamaz gitmelisin. 12 civarında içeri adım attığında her yer bomboşken beni niye en dibe oturttular diye düşünsen de sorunun cevabını az sonra alacaksın; çünkü 15 dakika içinde kolunu bile kımıldatamayacak kadar kalabalık olacak burası.. Menü geniş ve sağlam ama bil ki en taze en çabuk ve en ekonomik yemekler tüm Paris bistrolarında alışıldığı üzere Günün yemeği manasındaki ‘Plat du Jour’lar. Lili Marcel’de birçok yerin aksine tek bir ‘günün yemeği’ yok, birkaç çeşit var ve menünün ön kısmına iliştirlen ek kağıtta yazıyorlar. Buradan gönlüne göre bir tabak, yanında bardak ya da 1/2 karaf şarap ve üzerine de enfes bir tatlı tabağı ile menmun ayrılabilirsin.Umarım şansın yaver gider de Ton Balıklı Lazanya’ya denk gelirsin; çünkü inanılmaz güzel yapıyorlar. Fiyatlar Paris standardında oldukça uygun..
Adres: 1, Quai d’Austerlitz Metro: Quai de la Gare)

chez_lili_marcel

 

La Jacobine
Kapısında kuyruk varsa vardır bir kerameti sözüne benim kadar inanıyorsan bu kapıda sıraya girebilirsin. St. Germain bölgesinin sevimli geçidi içinde ve meşhur Le Procope’un hemen yanında yer alan bu küçük mekan kapıdaki tabelasına göre aynı zamanda bir çay salonu. Yani gün boyu açık olmasının rahatlığıyla öğlen 12’den itibaren farklı saatlerde de uğrayabilirsin. O zaman günün yemeği bitmiş olacaktır ama menüsündeki diğer alternetifler, özellikle esmer undan yapılmış dört peynirli krep son derece lezzetli..
Siparişin sonuna internet şifresi talebini de eklemeyi unutma; bir parça kağıt üzerinde gizemli bir şekilde gelecek!..Burada fiyatlar biraz daha yüksek olsa da Champs Elysees ya da St. Honore’daki mekanlarla kıyaslandığında uygun kalıyor.
İlaveten, Çıkışta kahveleri köşedeki Le Pub Saint Germain’in geçit içine bakan sevimli masalarında içerek keyfine keyif katabilirsin.
Adres: 59-61, Cour du Commerce Saint-Andre Metro: Odeon)

la_jacobine_paris

 

Cafe des Anges
Sabah erkenden kendini yollara vurmuş, yürüdükçe yürümüş Marais’den başladığın yolu Oberkampf civarından geçirerek geniş bir daire çizmiş, onlarca küçük dükkan gezip her şeyi almak istemiş, onlarca graffiti görüp hepsinin fotoğrafını çekmiş, aslında ruhen çok dinlenmiş ama bedenen acayip yorgunsun ve çok acıktın. Ayakların seni farkında olmadan Bastille’e sürüklemiş, bu yeme-içme mekanlarıyla dolu karmaşa içinde mideni mutlu edecek yeri arıyorsun. İşte adresin:Cafe des Anges. Bölgenin hareketli sokaklarından birinde tam köşeyi kapmış, menüsüne Fransız stili burger çeşitleri, balık&patates lezzetli zararlıları
eklemiş mekanın bir güzelliği de bol bol priz olması. Bu durumda internet de var tabi. Hemen telefonunu prize takıp ona can ver ve büyük porsiyonlu bir yemek seçip hemen kendine gel. Garsonların molaları esnasında bardan bir içki kapıp kapıdaki masalarda müşteri gibi takıldığı bu samimi mekanı seveceksin..
Adres: 66, Rue de la Roquette Metro: Bastille

cafe_anges_paris

 

Cafe Charbon
Sen de benim gibi yerellikten öleceğin az biraz salaş, ultra doğal bohem atmosferleri seviyorsun, değil mi? İşte Charbon öyle bir yer.. Koyu renk ahşap dekorlu, kulağında ortamla uyumlu müzik, sağında heybetli yüksek bir bar tezgahı solunda yemek bölümüyle keyifli bir yerdesin. Barda tünemiş müdavimler gazete okuyup kahve ya da bir tek içkilerini yudumluyor. Sol tarafta ise yemek telaşı.. Uygun fiyatlı haftasonu brunch’ı ve haftaiçi öğle yemeği servisi için tercih edilen mekanda soslu tavuk, risotto, burger çeşitleri gibi bildik kafe tatları var. Yine en sağlamı günün yemeğini denemek. Çok beklentili olma, böyle dedim diye fazla da gerilme, kötü birşey yemeyeceksin ama yerelliğin tadını sonuna kadar çıkaracaksın..
Çok emin olamazsan önce barında bir kahve iç; barmenin keyfi yerindeyse sana gizli teneke kutusundan bir meringue(beze) ikram eder, ısınıverirsin buraya…
Adres:109, Rue Oberkampf Metro: Parmentier, Rue Saint-Maur

charbon_cafe_paris

 

Chambolle Cafe
Bu kez şehrin göbeğinde, en lüks bölgelerden Saint-Honoré’da alışveriş krizi dindiriliyor belli ki. Paralar güzel kıyafetlere, kaliteli ayakkabılara harcandı. Giden gitti, yemek de mi pahalı olsun? Yoo, yok öyle bir mecburiyet! Çabuk o havalı caddeden meşhur ilk Chanel’in bulunduğu dar sokağa sap.O mağazanın çaprazında ucuz bir öğle yemeği teklifim var: Chambolle. Daha çok civardaki çalışanların tercihi çok sevimli bir kafe burası. Müşteriler çalışan kesim olunca tek seferlik kandırmaca müşteri riski de ortadan kalkıyor haliyle. Menüde elbette hergün değişen ‘plat du jour’un yanısıra zengin bir salata ve sandviç menüsü, şarküteri tabağı, soğan çorbası ve ordörvrler de var. Formule denen birleştirilmiş menü seçerek daha da ekonomik olabilirsin.Yediğinin tadı güzel olacak, çevrende herkes Fransızca konuşacak, insanlar şık ve güzel olacak, paranın büyük kısmı cebinde kalacak, söz veriyorum!
Adres: 24, Rue Cambon Metro: Concorde, Madeleine

chez_lili_marcel4

chez_lili_marcel2

chez_lili_marcel3

 

charbon_cafe_paris2

la_jacobine_paris2