MEMNUN OLDUM OSSO BUCO!

By | 25 Aralık 2017

milano_meshur_osso_bucoMilano’da geleneksel yemek denince akla iki şey gelir: Risotto ve Osso Buco. Yalnız öyle iki yemek ki,  güzeli yenmezse insan nefret eder. Hele ki turistik bölgelerde rastgele bir restoranda yeniyorsa sonuç muhtemelen hüsran. .. Peki nerede yemeli hakikisini, lezzetlisini derseniz buyrun size gerçek bir Osso Buco macerası:

Dana incikten çok uzun süre pişirilerek yapılan bir et yemeği Osso Buco. Yanında Milano’nun meşhur safranlı risottosu ile servis ediliyor. Görüntüsü çok şık değil ama zaten pizza ve makarna hariç tüm İtalyan yemekleri için bu geçerli..

milano_osso_buco_con_risottoDefalarca geldim Milano’ya;  birkaç kez Risotto yedim ama Osso Buco’ya bir türlü cesaret edemedim. Bir kere Via Bagutta’da Paper Moon’da niyetlendim ama geleneksel şekliyle yapılmadığı için vazgeçtim. Brera’da devamlı önünden geçtiğim Nabucco’da yazısı iştah açıcı ama resmi çirkin Osso Buco’ya hep şüpheyle yaklaştım.  Gördüğüm diğer restoranlarda da ‘non stop service’ yazısını görünce turistik burası diyerek arkama bakmadan kaçtım..

Ancak bu kez çok kararlı gittim Milano’ya. Ben bunun en iyisini bulup yiyeceğim!..

En iyisi nerede?

Cumartesi günü öğlene doğru yeni bölgemiz Zona Tortona’da çok cici bir kitap-kafede, Gogol & Company’de kahvelerimizi içiyoruz. Öğlen Osso Buco yemek var aklımızda. Ama nerede? Etrafıma bakıyorum, herkes mahalle sakini. Köpeğini, arkadaşını kapan gelmiş, kahvesini içip barista ile sohbet ediyor. Bunlar bilir diyerek bara yanaşıp sorumu soruyorum.

Üç kişi aynı anda aynı ismi söylüyor: Matarel!..

Ardından meselenin açılımı başlıyor, gidebileceğimiz, bu yemeği iyi ve geleneksel yapan  adresler sıralanıyor. İçlerinde Trip Advisor vs. sitelerde hep adı geçen ve benim Brera’da devamlı gördüğüm Nabucco’nun olmamasına hiç şaşırmıyorum.

İşte adresler:….

– Corso Coma’ya yakın Trattoria Al Matarel – hepsinin bir ağızdan ilk söylediği..

– Via Marghera’da Osteria Al Fuoco Di Brace ya da sokaktaki diğer restoranlar diye eklenen…

– Viale Pasubio’daki “pahalı” olduğu önemle hatırlatılıp akşama yemeğine uygun diye eklenen Antica Trattoria della Pesa

– ve son olarak bulunduğumuz bölgede Via Stendhal üzerindeki Le Castellet

Adresleri edindikten sonra biraz salaş ama memnun kalırsınız diye hatırlatılan en yakınımızdaki Le Castellet’i gözümüze kestirerek hızla yürümeye başlıyoruz. Bu bölge eski fabrika bölgesi olduğundan koca koca bina ve caddeleri büyük enerji sarfiyatı ile geçip acıkmış olarak içeri giriyoruz.  Tam kafamızdaki gibi şahane bir mekan. Süsü püsü olmayan, sıcacık bir mekan, daha girişte mutfak var. İlk merhaba mutfaktan geliyor. Hemen masamıza oturtulup menülerimizle başbaşa bırakılıyoruz.

Osso Buco Yok mu?

İtalyanca menüdeki Secondi Piatti ( ana yemekler) bölümünü Carni (etler) bölümünü iki tur okuyorum ama aradığım o iki kelime yok!.. Belki ben göremedim ya da farklı yazıyor diye tekrar kontrolden sonra sormaya karar veriyorum ve o korktuğum cevap geliyor: Hayır, normalde menümüzde yok, özel durumlarda yapıyoruz.  yaşanan hayal kırıklığı büyük. Bunda mekanı çok sevmemizin de payı var. Oysa ki içerisi mis gibi et yemekleri kokuyor…
Garsonumuz bir diğer meşhur Milano yemeği olan “la cotoletta” yememizi öneriyor ama aklımız diğerinde; illa ki o… Karşılıklı üzüntümüzü bildirerek bu harika mekandan ayrılıyoruz. Ama burayı aklıma yazdım, bir dahaki şehir ziyaretimde bir yemeği de buraya ayıracağım..

Daha da acıkmış, zaman kaybetmiş biraz da umutsuz ilk söylenen mekan Matarel’e gitmeye karar veriyoruz. Önce tramvay sonra da Metro kullanarak bölgeye ulaşıyoruz. Tam adres elimizde olmadığı için minik bir soruşturmadan sonra kolayca buluyor ve öğle servisinin bitmesine az kala içeri giriyoruz.

Tipik Trattoria

Burası da az önce üzülerek ayrıldığımız yeri hiç aratmayacak sıcaklıkta. Masamıza daha otururken Osso Buco’yu sorarak garantiye alıyoruz. Gülerek ‘ah o meşhur Osso Buco’ diyorlar.. Evet, var!..  Buraya gelene kadar çok zaman geçtiğinden öğle servisine kıl payı yetişmiş bulunuyoruz aslında. O yüzden de siparişimiz ışık hızıyla alınıp mutfağa iletiliyor. İçeceklerimiz eşliğinde yemeğimizi beklerken mekanın işletmecisinin arka masadaki müdavimlerle sohbetine kulak misafiri olup anlamaya çalışıyoruz. Arka masanın keyfi yerinde, yemekler bitmiş, kahveler içilmiş, şaraplar tükenmiş, üstüne vodka ya geçilmiş; kalkmaya niyet sıfır!..

Merhaba Osso Buco, tanıştığımıza memnun oldum!.  

Çok beklemeden masamızın şeref konuğu geliyor.  Kesinlikle göz doyurucu büyük bir porsiyon. Doğru yerde olduğumuzu daha görür görmez anlıyorum. O önceden resimlerini gördüğüm sosa boğulmuş karanlık görüntüden eser yok. Ortasında kocaman kemiği, kemiğin içinde iliği ile lokum gibi pişmiş koca bir parça et ve yanında peyniri bol safranlı risotto. Nefis!.

milano_osso_buco_al_matarelNormal şartlarda yağlı bir eti bana kimse yediremez, ameliyatımı yapar, yemeğimi tüm yağlardan arındırır öyle yerim ama bu et o kadar uzun zaman pişirilerek hazırlanmış ki çatalı değdirdiğim anda dağılıyor. Yağları çok da sorun etmeden eti yiyebiliyorum ama beni, şahsen, bizzat kendimi asıl şaşırtan “ilik” meselesi. Kemiğin ortasına saplanmış minik bir kaşık var iliği yemek için. İşte normalde ben ona elimi bile sürmem, şimdi nasıl yiyebiliyorum? Daha önce Paris’te koca bir kemik sipariiş edip iliği yiyen çift geliyor aklıma, oluyormuş demek ki, ilik yenebiliyormuş..

Bu çok lezzetli deneyimin bir diğer parçası risottodan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Çünkü ilk kez bu kadar kıvamında bu kadar bol peynirli ve bu kadar sıcak bir risotto yiyorum. Bu koca porsiyonun tamamı bitene kadar soğumayıp aynı lezzette kalan bu risottonun önünde saygıyla eğilirim ben!..

Yemek boyunca kaç kere ‘mükemmel, çok iyi, off, şahane,… dedim bilmiyorum ama tabağı tamamen bitirdim!..

Biraz uğraştırıcı olsa da en doğru adresi bulduğumuzdan çok emin, yemeğimizden çok memnun, iki porsiyon Osso Buco, bir küçük şişe şarap ve bir büyük şişe sodaya toplam 90 € ödeyerek Al Matarel’den mutlu ayrılıyoruz.

Bu ağır yemeğin üzerine capcanlı Corso Garibaldi’de bir yürüyüş ve Botega Caffe Cacao’da bir kahve iyi gider!..

Trattoria Al Matarel Corso Garibaldi 75 / Via L.S. Mantegazza 2 köşesi  ( Salı günleri kapalı ) Metro:  M2 Moscova Tramvay: 2, 4, 12, 14 Legnano Arena

Gezicigünlük’ün notu: Kendim de sonraki seyahatlerimde defalarca gitme şansı bulduğum Al Matarel ile ilgili öyle çok şahane geri dönüş aldım ki, burayı Milano en iyiler listemin başına yıldızlı pekiyi ile ekledim.. Gelen lokal müşteriler, mekanın garsonları gidenlere soruyormuş; siz burayı nereden buldunuz, bu yemeği nereden öğrendiniz diye? E gezicigunluk okuyorlar!.. :)) Daima en güzel şeyleri paylaşmak dileğiyle!..

al_matarel_milano_osso_buco_nerede_yeniral_matarel_milano_yeme_icme_notlaritrattoria_al_matarel_milanoda_yemek

5 thoughts on “MEMNUN OLDUM OSSO BUCO!

  1. Pingback: A’DAN Z’YE MİLANO SÖZLÜĞÜ | Gezici Günlük

  2. Rezzan

    Sevgili Aydan,yılbaşı öncesi 20-23 Aralıkta 2 arkadaş hava koşulları en uygun diye Milanoya gittik.Gitmeden önce en çok Gezici Günlük bize yol gösterici oldu.Adım adım seni takip ettik diyebilirim.Herşey için teşekkürler; özellikle Al Matarel’in muhteşem Osso Buco’su, Bar Castello’nun muhteşem cappucinosu ve sıcak dekoru, Bar Brera’nın bilgece yaşanmışlığı ve diğer tüm gezip gördüklerin ve bize anlatıp göremediklerimizi bizim de görmemizi sağladığın için. Milanoya kesinlikle bir değil birkaç kez daha gidip Via Madonnina No:17de oturan arkadaşım Bianca ile tanışıp bir kahve içmek isterim :))

    Reply
    1. Gezici Günlük Post author

      Fena halde tüylerim diken diken okuduğum bu harika not için çok teşekkür ederim. Milano en büyük aşkım.. O’nu benim gözümden gösterebilmek, güzelliklerini paylaşabilmek ve bu notlarla ziyaret edip, sonuçtan mutlu yeni dostlar edinmek de benim için müthiş anlamlı.. İyi ki paylaştınız, beni gerçekten çok mutlu ettiniz. Bianca Mart’ta evinde olacakmış diye duydum; keşke gidip birlikte kahve içebilseniz ;) En kısa zamanda Milano’ya tekrar kavuşmanız dileği ile çok çok ama çooooook çok sevgiler.

      Reply
      1. Rezzan

        Bianca ile yollarımız inşallah birgün Bar Brera’da kesişir, ancak bu Mart için rotamız Brüksel . Yaşasın Pegasus ! biletler 1 yıl önce alındı, booking’den otellere ön rezervasyon yapıldı. Şimdi yine yolu izlenecek arkadaşlar aranıyor ;) ???
        Sevgiler.

        Reply
        1. Gezici Günlük Post author

          Super plan!. Brüksel güzel şehir, biz sevmiştik, umarım siz de seversiniz.. Şimdiden iyi seyahatler.. Sevgiler..

          Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir