MİLANO NOTLARI: APERİTİVO VAKTİ

By | 16 Ocak 2018

milano_yeme_icme_notlari_aperitivo_barlari

*Bu yazı Ocak 2108 itibarı ile güncellenmiştir.

Saatler 18:00’i gösterdiğinde Milano’da en keyifli saatler başlıyor demektir. En şık bardan en salaşına, her yerde yavaştan bir hareket başlar. Bankoların üzeri türlü türlü atıştırmalıkla donatılır. Azalan içki şişeleri barmenlerce yedeklenir. Masalarda mumlar yakılır, hazırlıklar tamamlanır ve ‘aperitivo’ başlar.
Sistem şöyle işler; Beğendiğiniz bir mekana girer menüden bir kokteyl seçersiniz ve muhtemelen bedelini de siparişiniz gelince anında ödersiniz. İşte bu gece cebinizden çıkacak tüm bedel bu, geri kalan açıkbüfe ikramlar müesseseden… İyi eğlenceler!
Başka İtalyan şehirlerinde de aperitivo var ama hiçbiri Milano kadar keyifli değil. Her gidişimde özlediklerimden birinin tekrar ziyaret etmeye ve bir tane de yeni keşif yapmaya çalışıyorum. Milano, kokteyl anlamında genel olarak çok fazla alternatif sunan bir şehir; gerçekten çok güzel barlar var. Her ziyaretimde gözlemliyorum ki klasik aperitivo geleneği bir yandan devam ederken bir yandan da nitelikli kokteyle odaklanan iyi barlar çoğalıyor.. Ben de bu yazıda hem aperitivonun hem de kokteylin öne çıkan iyi adreslerini sıralamak isterim;

Fonderie Milanesi* İçinde bulunduğu muhteşem avluda saklanan Fonderie Milanesi akşam, 7:00 gibi aperitivo ile açılıyor ve ortaya bir açıkbüfe kuruyor. Yemek servisi de olduğu için aperitivo çok “dev” değil ama mekan ve kokteyller gayet keyifli..(Via Giovenale, 7,  Milano9

Terrazza Aperol* Yaşasın turistik klasikler!. İlk kez gittiğiniz bir şehirde mutlaka yapılması gereken belli başlı turistik hareketler vardır ya; işte Terrazza Aperol onlardan biri.. İlla ki açık terasında bir aperol içilip kadeh Duomo’ya karşı tutulup fotoğrafı çekilecek. Bu kare pek çok kişi için Milano’dayım demenin fotografik yolu!. Ama itiraf ediyorum ki gerçekten burada oturup meydanın kalabalığını tepeden izlemek, Duomo ile burun buruna bir mola vermek güzel..  Öğleden sonra herhangi bir saatte uğranabilir ama akşamüstü 18:00’e doğru kapısında kuyruk oluşmaya başlıyor ve DJ’li aperitivo saati baya kalabalık oluyor!. Favorim acılı Aperol Eros. (Piazza del Duomo)

Mag Cafe* Navigli’nin en sevilen mekanlarından biri olan Mag’de klasik anlamda bir aperitivo, kurulan bir açıkbüfe yok.. zaten buna yer de yok. Küçücük ama tatlı bir yer burası. Ama akşamüstü koltuklarına oturup geniş kokteyl menüsünden sipariş verince masanıza hazırlanmış atıştırmalık tabakları da ikram olarak geliyor; siz de duvarlardaki binbir objeyi incelemeye dalarak keyfini çıkarıyorsunuz. (Ripa di Porta Ticinese, 43 Milano)

Bu arada Mag Cafe kurucuları aslında şehirde modern kokteyl sahnesinin adeta oyun kurucularından.. Hemen yan kapıda dünyanın en küçük barı Backdoor 43 var. Küçük vitrinindeki çerçeveler, oyuncaklar dikkatle bakınca ilginizi çekecektir.. Çalın kapısını!.

Barba ise , başka bir semtte yine kraft kokteyller yapan başka bir Mag Cafe girişimi.. Biz ilk açıldığında uğramış çok etkilenmemiştik ama zamanla oturmuş; şu günlerde daha popüler.. (Via S. Gregorio, 40 Milano)

Eğer iyi ve uslu bir misafir olursanız kimbilir, belki size gizli barları 1930 Speakeasy’nin yerini de söylerler!. Mag ekibinin son harikası adresi bilinmeyen, ünü şehirde kulaktan kulağa yayılan bu gizli bar.. Adresi gerçekten herkese vermiyorlar!.(Biz Noel tatili sebebiyle 7 Ocak’a kadar kapalı olduğu için adresi almaya teşebbüs etmedik ama belki gidenler öğrenip denemek ister..) 

Dolce&Gabbana Martini Bar* Milano “iki yüzlü” bir şehir.. Bu kez adresimiz şehrin parıltılı yüzünden.. Biraz snob bir aperitivo saati için akşam yemeği öncesi kırmızı ışıklı, loş salonuna kurulup Martini Negroni’nizi sipariş edin.. Az sonra harika bir sunumla önce içkiniz sonra da çok cici bir şekilde hazırlanmış ikramlık atıştırmalıklarınız gelecek.. Kabul, pek çoğuna göre biraz daha pahalı ama bu şehre bu havalı haller de yakışıyor! (Corso Venezia, 15 Milano)

Yguana: O bir klasik! Milano ile anısı ona herkesin mutlaka özlemle andığı adreslerden biri.. Atıştırmalık büfesi çok geniş ve lezzetli. Risotto ve nohutlu ezmelerine bayılıyorum. Kışın içeride oturmaktansa yazın dışarıda San Maggiore manzaralı aperitivo yapmayı daha çok seviyorum galiba. Kokteylim epey geniş bir cam bardakta sunulan Negroni!
(Via Papa del Gregorio XIV, 16 Milano)

CAMPARIAMO!* Yani, hadi Camparileyelim!.. Yer Galleria’nın köşesi, meşhur tarihi Zucca Bar. Uzun zamandır Zucca tabelası yok; onun yerine “Camparino” tabelası gelmiş.. Bu dükkan Campari efsanesinin doğduğu yer. Akşamüstü buraya girip bara yanaşmadan önce kasadan ödemenizi yapıp fişinizi alın; kalabalığın arasından fırsat bulunca fişi uzatıp siparişinizi verin. O sıkış tıkış kalabalık içinde bir iki zeytin, cips ve turşu eşliğinde Milano’da olmanın tadını çıkarın!. (Piazza del Duomo Milano)

Bar Magenta* Ambrogio/Magenta bölgesinin tarihi semt barı Magenta, aperitivo konusunda sevdiğim salaş klasiklerden.. Girişteki mermer zemindeki Bar Magenta logosunun ve tarihi klasik cilalı ahşap barın hastasıyım.. Aperitivo saatlerinde gençler, semt sakinleri başta olmak üzere mekan kalabalıklaşıyor. Kokteyl menüsü geniş ama burada favorim Ananaslı Julep ve birkaç posta halinde tabağıma doldurduğum güzel atıştırmalıklar..( Via Giosuè Carducci, 13 Milano)

Deseo: En sevdiklerimden!.. Bir dönem her Milano ziyaretimde akşam rotama eklediğim Deseo keyifli bir buluşma noktası..  Sekiz civarı gidip biraz sıra bekledikten sonra bir masa bulmak mümkün. Açık büfesi gayet iyi. Yguana gibi burada da ikramlar sürekli yenileniyor. Ara sıcak tadındaki mini kızartmaları ve sürekli yenilenen sıcacık makarna, lazanya çeşitleriyle tabağı sürekli yeni çeşitlerle doldurma isteği yaratıyor. Saat 22:00’ye doğru eklenen tatlıları ve meyveleriyle atıştırmanın ötesinde akşam yemeğine dönüşüyor.  Bence Corso Sempione bölgesinin de kendine göre başka, güzel bir havası var..  Cadde boyunca uzanan alternatif mekanlar da akılda bulunsun ama sadece B planı olarak!..(Corso Sempione, 8 Milano)

Dry* Canlı ve keyifli ortamı, kokteylleri, müzik seçimleri ile şehirde çok sevdiğim, sık uğradığım Dry şehirde hala popülaritesini koruyor.. Aslında Dry tam  olarak aperitivo mekanı değil; harika bir kokteyl bar.. Kokteylin yanında  kendi yaptıkları kıtır ekmekler ve zeytin ikram ediyorlar. Gayet leziz ve yeterli.. Menüde ayrıca salata ve pizza da var. Yani iki kokteyl yanına da paylaşımlık bir pizza ile harika bir aperitivo ortamı oluşturmak elinizde. Biz eğer çok aç değilsek buraya uğrayıp akşam yemeği niyetine bazen aynen bunu yapıyoruz..Orijinal ilk şube Via Solferino, 33 ama Viale Vittorio Veneto’da artık kocaman bir şube daha var!

Yine bir mini parantez; Dry’ın sokağında 27 numarada bir sushi restoranı var: Spazio. Burada da Sushi/Aperitivo yapıldığını geçerken okuduk, heyecanlandık ama denemeye fırsat olmadı. Varsa bizim gibi sushi-sever belki denemek ister..

Felix Navigli: Burası kanal kıyısında belki de ilk anda dikkatinizi çekmeyecek kadar küçük bir bar. Belli bir saatten sonra ön camı açıp dışarı doğru mekanı genişletiyorlar.. Semt sakinleri, müdavimler önüne doluşuyor, yoldan geçen tanıdıklar dahil oluyor.. Yılbaşı gecesinde bir içki için uğrayıp baya uzun takıldığımız Felix baya tatlı bir yer..(Ripa di Porta Ticinese, 35 Milano)

Le Biciclette: Şehrin en eski ve köklü mekanlarından biri.. Gayet tatlı bir dekorasyonu, aperitivo saatinde güzel, genç bir kalabalığı ve güzel bir aparitivo büfesi var.. Klasik bir alternatif olarak daima listede bulunsun.. (Via Giovanni Battista Torti, 2)

Corso Como: Aslında Corso Como üzerindeki hiçbir yerin aperitivosu şahane değil, sıradan.. ama yazın orta dış alanda oturup gelen geçeni izlemek, cıvıl cıvıl Corso Como’nun tadını çıkarmak için güzel.. Yani yazar burada demek istiyor ki; yaz akşamüstlerinde iş çıkışı kalabalıklaşan Corso Como üzerinde herhangi bir yerde oturup birşeyler için; gelip geçeni izleyin.. güzel oluyor!.

Radetzky: Popüler…Tüm gece takılmalık değil ama ‘Aperitivo Safari’ yapmak istendiğinde ideal.. Corso Como’dan Brera’ya doğru yürürken Corso Garibaldi üzerinde sıralanan mekanlardan biri Radetzky. Oldukça popüler ve kalabalık.. Barın önüne kurulan açık büfesinin önü hep kalabalık ve karışık. Onun için doymak değil ama atıştırarak keyif yapmak için ideal bir mekan. Elde kesilmiş nefis naturel cips ve leziz zeytinlerden oluşan bir tabakla bir kadeh içki için uğranmalı..
(Largo La Foppa, 5)

Nottigham Forest Dünyanın en iyi 50 kokteyl barı arasında gösterilen bu küçücük bara girebilmek için kapısındaki kuyrukta yaklaşık 1 saat takılmak, mızmızlanmak, arada bir kapıya çıkıp kuyruktakilere gülümseyip iyi akşamlar dileyen görevliye “E, hadi ama” manalı bakışlar atmak gerekiyor. Neticede adamın da yapabileceği birşey yok; içeride 8 kişilik bir bar ve yaklaşık 20 kişilik oturma alanı var, hepsi bu. Roman tadında bir içki menüsü var, hepsini okusan kapıda bekleyenler isyan çıkarır!. €8’dan başlayan klasik kokteyller ve yüzlerce Euro’yu bulan fiyatları ile fantastik kokteyller var listede. İçeriğinde saf parfüm olandan tutun da daha ne fanteziler, ne fanteziler.. Sunumları da bir hayli şatafatlı.. Kokteylleri içerken yanındaki ikramları atıştırıp duvarlarda, raflarda duran bir sürü objeyi incelemek keyifli.. En iyi elli tanımlamasını biraz abartılı bulmakla birlikte, denemeye değer..(Viale Piave, 1 Milano)

Rita: En eskilerden…Aslında genel olarak Navigli kanal bölgesi biraz öğrenci mekanları ile dolu olduğundan burada fiyatlar daha uygun. Fiyatlar uygun olunca aperitivonun kalitesi de düşüyor ama Rita bir istisna. Güzel ortamı ve lezzetli kokteylleri ile hep gözde. Favori atıştırmalık kızarmış mini börek ‘gnocco fritto’..
(Via Angelo Fumagalli, 1)

UGO Unusual Cocktail Bar / Ev sıcaklığındaki loş bir bar, babaanne işi dantel servisler ve cool kokteyller.. Başka bir barda kulak misafiri olduğum bir barmen önerisi gösteriyor ki geçmiş Milano seyahatlerimizden birinde deneyip çok beğendiğimiz Ugo, hala iyi kokteyl barlar arasında.. (Via Corsico, 12 Milano)

Frida: Isola’nın Frida’sı… Giderek yenilenen yüzü ile popülerleşen Isola bölgesinin en eski ve tatlı adreslerinden biri..Mekan son derece rahat ve salaş.. Avlusundaki graffitiler harika, yazın bahçesi ne keyifli olur diye düşündürüyor. Öyle abartılı bir büfe kurulmuyor burada.. En fazla on çeşit ama hepsi lezzetli.. Bir patates delisi olarak bence en güzeli fırınlanmış kaya tuzlu patatesler!  Kokteyller oldukça ucuz.. Erken gelip bir masaya kurulmakta fayda var. Gece uzun, aperitivonun sonunda mekanda müzik ve dans var!..(Via Pollaiulo, 3 Milano)

Bu arada Isola da lokaller arasında popüler olan yeni bir mekan daha var: Crank Organik Bikery. Biz bu kez “yine Noel tatili azizliği ile” dolu yakalayamıyoruz ama gördüğüm fotograflar bana aperitivo saatinde gayet keyifli olduğunu söylüyor..

DRINC  Minimal dekorlu, loş, küçük bir kokteyl bar Drinc. Son derece çekici bir menüsü var. Kimyager titizliğinde hazırlanan kokteyller çok ilginç ve eğlenceli bir atıştırma tabağı eşliğinde sunuluyor. (Via Plinio, 32 Milano)

RED: Feltrinelli mağazalarına ait RED / Read Eat Dream hem kafe, hem kitapçı hem de restoran.. Saat 18:00’den itibaren de aperitivo mekanı.. Öyle keyifli ve canlı bir dükkan ki, hazır buralarda alışveriş yapılıyorsa 18:00’e kadar oyalanıp bu canlılığın tadını çıkarmak lazım..(Piazza Gae Aulenti, 1 Milano)

Le Banque: Bir dönemin gösterişli gece kulubü Brera’daki Le Banque’in de alt katında abartılı bir aperitivo büfesi kuruluyor.. Sadece bir kez meraktan gittik; “ah mutlaka gidin” diye önermek pek içimden gelmiyor ama geceyarısı kapısında oluşan kuyruk bana “yaz, bulunsun” dedirtiyor..(Via Porrone, 6 Milano)

Deus Cafe: Şık alternatif… Yine merkezden uzaktayız. Deus mootrsikletlerine ait showroom/mağazanın yanında restoran/bar şık bir mekan Deus.. Aperitivo’nun sunulduğu yüksek bankolarda oturulan küçük ve loş bir bar bölümü, ısıtmalı dış mekanı ve şık bir yemek salonu var.. Bar önünde sıralanan ikramlar ölçülü ama şık ve lezzetli. Kokteyl’den çok ithal biralar tercih ediliyor. Geceye havalı başlamak için uygun nokta…Müdavimleri arasında Chiara Ferragni tayfası da var!.(Via Genova Thaon di Revel Milano)

Gelelim Carlo Cracco harikalarına!. Milano’daki neredeyse her başarılı çağdaş restoranın ardında ismine rastlamanın sürpriz olmadığı, ödüle doymayan karizmatik Milanolu şef Carlo Cracco, dünyanın en ünlü 50 restoranı arasında gösterilen Cracco’dan sonra yeni güzel işlere de imzasını atmaya devam ediyor.. Çok yakında Galleria Victoria Emmanuelle II’nin içinde de şube açacağını duymak biraz kalbimi kırsa da Carlo e Camilla gibi daha butik, sırf keyif için yapılmış işlerinin hayranıyım… Carlo e Camilla’da yemek öncesi ya da sonrası içeceğiniz kokteyl, bir başka yetenek bombası Filippo Sisti elinden çıkma olacak!. Milano’da Carlo Cracco imzalı menüsü olan son yer ise Garage Italia Custom.. Yemek kısmını şu an atlıyorum; mekanın barı şu aralar Ferrariler arasında bir kokteyl içmek için iş çıkışı saatlerinde bir hayli popüler!.Gözatmanız için linki şuraya bıraktım gitti!

Corso Giacomo Matteotti’inin köşesi!: Sokağın köşesindeki uyduruk bar.. Buranın aperitivosu en kötüsü ama burada oturmaya bayılıyorum! Yazın, akşamüstü iş çıkış saatlerinde burada oturduğumda işten çıkıp buraya uğrayan, çevre mağazalarda alışveriş yapan caddede ellerinde poşetlerle koşuşturan şık Milaneseleri izlemeye bayılıyorum. Verdikleri topu topu cips, fıstık ve birkaç kurumuş kanape, ama kime ne! Burada gelen geçeni izlerken, hatta Sir Michael Caine yanımdan geçerken (!) keyfim oldukça yerinde…
(Yolun sağında, yol kenarında masaları olan küçük bar işte…

Yok, o küçük barla işim olmaz, derseniz aynı semtte takım elbiseli beyler ve topuzlu hanımların creme de la creme mekanı pastane/restoran Sant Ambroeus‘un somonlu havyarlı aperitivosuna alalım sizi!… (Via Corso G. Matteotti,7) Cova’dan Marchesi’ye, Ambroeus’a tüm şık pastanelerde de akşamüstü aperitivo ikramı oluyor.. Tüm bunlara bir de meşhur gurme dükkan Peck’in  Peck Italian Bar‘ını da ekledik mi tamam.. Milano’da keyifli bir aperitivo molasına hazırız!.

milano_aperitivo_negroni_yguana

yguana_milano_aperitivo

milano_yguana_cafe_aperitivo2

milano_yguana_cafe_aperitivo

le_banque_milano_gece_hayati2

deseo_milano_aperitivo_lounge

deus_cafe_milano_gece_hayati

red_milano_shopping_eating

frida_milano_aperitivo

le_banque_milano_gece_hayati

5 thoughts on “MİLANO NOTLARI: APERİTİVO VAKTİ

  1. Pingback: MİLANO 2015 | Gezici Günlük

  2. Pingback: A’DAN Z’YE MİLANO SÖZLÜĞÜ | Gezici Günlük

  3. Pingback: MİLANO’DA MUTLAKA | Gezici Günlük

  4. Volkan

    Merhaba, alkol kullanmayan biri olarak aperitivoya katılabilirmiuim alkolsüz içecekle. Yada alkol kullanmayan birine önerebileceğiniz bir içecek varmı. Bu arada alkol ile sorunum sadece tadının acı olmasıyla sınırlı.

    Reply
    1. Gezici Günlük Post author

      Alkolsüz kokteyl seçenekleri de mevcut..Gitiiğiniz her mekanda bulabilirsiniz, o anlamda sorun yaşamazsınız. :)

      Reply

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir