KARADENİZ VALİZİNDE NELER OLMALI?

By | 31 Ağustos 2018

Karadeniz, özellike Doğu Karadeniz için en çok sorulanlardan biri yanımda neler götürmeliyim? Karadeniz’de nelere ihtiyacım olacak?.. Bu sorulara yanıt verebilmek adına kendi Karadeniz seyahatimden yola çıkarak bir ihtiyaç listesi hazırladım. Biz dağ evi, köy evi, yayla gibi yerlerde konaklayıp gezindik; çok uzun olmayan keyifli doğa yürüyüşleri yaptık.. Bu sebeple paylaşacağım liste benzer bir gezi planlayanlar için uygun olacaktır. Kamp, tam gün zorlu doğa yürüyüşleri gibi şartlar için yeterli olmayacaktır.. Zorluk derecesi düşük, keşif ve keyif odaklı bir Doğu Karadeniz gezisi için;

  • Doğa yürüyüşüne uygun bilekli ayakkabı. Tabanı kaymayan, zemini tutan, su geçirmez ve en azından yarım günlük doğa yürüyüşlerine uygun, burkulmalara karşı bilek kısmı biraz yüksek bir ayakkabı kayalık zeminde, kaygan çamurlu toprakta, dere tepe yürürken güvenlik ve konfor açısından çok faydalı olacaktır.Elinizde varsa ne mutlu.. Yoksa Decathlon gibi yerlerden uygun fiyatlı bir çift kapabilirsiniz..
  • Kirlenip yıpranmasına üzülmeyeceğiniz bir spor ayakkabı. Seyahatte ya da günlük yaşamda rahat ettiğiniz herhangi bir spor ayakkabı doğa yürüyüşleri dışında gerekli konforu sağlayacaktır. Benim için Adidas Superstar”larım yeterli oldu..
  • Yağmur çizmesi. Bu madde bana göre opsiyonel. Benden önce giden arkadaşlarımın özellikle yağmurlu havalarda balçık çamurlu ortamlar için önerdiği çizmelere benim hiç ihtiyacım olmadı; hiç böyle çamura batacağımız bir havaya rastlamadık. Bu çizmelerin yürümek için daha konforsuz ve ağır olduğu da düşünülünce ihtiyaç halinde orada bir nalburdan da alınabilir; valizde yer kaplamasına hiç gerek yok diyorum!. Diyorum ama kendim oralara kadar taşıdım ve hiç işe yaramayınca kendimle dalga geçmek için orada vazo olarak kullandım!. :)) Bunlar yerine ihtiyaç olursa oralarda çok yaygın olan “lastik” denilen naylon ayakkabılar bile iş görebilir. Her yerde satılıyor ve Karadeniz yerlisi kaygan, yağışlı  havada daha çok bu lastikleri tercih ediyor.
  • Terlik. Bakın bu madde önemli!.Böyle bir seyahatte özellikle geleneksel mimaride, ahşap bir yapıda kalacaksanız içeride ayakkabı ile dolaşmanız mümkün değil; yasak!. Bu her yerde böyle.. Gürültü sebebiyle deniyor ama bence ahşap zeminin korumak amaçlı daha çok. O yüzden kapıda ayakkabılarınızı çıkardıktan sonra içeride giyebileceğiniz en hafifinden naylon bir terlik ya da banyodan sonra giyilen havlu bir terlik mutlaka olsun yanınızda. Akşamları havanın soğuk, bazı zeminlerin ıslak olma ihtimalleri de düşünülünce ilaç gibi gelir.
  • Bol bol çorap. Yürüyüş, yağış, çamur gibi ihtimaller dahilinde günde iki kez değişmelik bol bol çorabınız olsun. Hepsi de kısacık, hani ayakkabıdan görünmeyen cinsten olmasın. Şöyle yukarı çekebileceğiniz soğuk geçmesin, ayağımı dal çizmesin, böcük gelmesin diyerek rahatça giyebileceğiniz şeyler de olsun.
  • Hava şartları anladığım kadarıyla bölgeye, yüksekliğe göre oldukça değişken.. Mutlaka mevsime göre de değişken ama biraz da şans işi.. benden bir hafta önce gidenler soğuktan kıkırdarken biz birkaç akşam hariç çok üşümedik.. O yüzden kalın giysi işini bence aşırı abartmayın. Bir kalın sweatshirt bir de rüzgar geçirmez mont yeterli olur bence. Polar bir üst, varsa bir elyaf/kaz tüyü yelek de hafif ve tedbirli bir seçim olabilir. Ama dediğim gibi on değişik alternatife ihtiyacınız yok; bol bol tshirtünüz olsun; üzerine aynı üstü giyin giyin çıkın!. (Ben genelde kısa kollu değil, uzun kollu ince tshirt severim.. Bu seyahatte de hem güneşten hem çalılardan hem arada rüzgardan  korunmak adına yine favorim uzun kollu incelerdi.. )
  • Alt giysi olarak jean çok önerilmiyor; hem soğuk tuttuğu, hem de geç kuruduğu için.. ben iflah olmaz bir jean tutkunu olarak yine de yanıma aldım ve alıştığım üzere rahatça kullandım. Bunun yanısıra pamuklu bol pantolonlar ve pamuklu bir eşofman altı ile oldukça rahat ettim. Tayt da kullanışlı seçenek olabilir. Bazen şort giyilir mi diye de soran oluyor; giyilir.. Ortam olarak insanlar rahatsız olmaz, siz de rahatsızlık duymazsınız ancak rüzgar ve dikenli çalılar faktörü düşünülünce sürekli şort pek kullanışlı olmaz..
  • Yağmurluk, Karadeniz’in en vazgeçilmez aksesuarlarından biri. Asla su geçirmeyen, PVC tarzı uzunca bir model tercih etmek yerinde olur. Tek seferlik, kullan-at yağmurluklara pek güvenmeyin. Nalbur, iş giysileri, hırdavat gibi şeyler satan dükkanlardan sırf bu seyahatte kullanabileceğiniz ucuz bir yağmurluk edinebilirsiniz; fazla abartmayın. Bazı kişilerin Karadeniz gezisinin tamamında yağmur çok etkili oluyor ve yağmurluk resmen hayat kurtarıyor..Bizim şansımıza çılgın yağışlar sadece geceleri oldu, gündüz pek ıslanmadık.. (Örnek: Ben istanbul Tahtakale’deki sıradan bir dükkandan tanesi 23 TL.ye ikimize birer yağmurluk aldım; orada sadece bir gün işimize yaradı; verdiğimiz parayı hak etti; sonrasında orada daha çok ihtiyaç olur diye düşünüp kaldığımız köy evine bıraktık. Onlar da sevindi, biz de daha çok işe yarayacak diye mutlu olduk :)) Fikir olarak aklınızda bulunsun..

Çamlıhemşin gibi daha turistik bölgelerde bu tarz ihtiyaçlarınızı kolayca bulabilecek dükkanlar var ancak Artvin gibi kitle turizminin henüz çok yaygınlaşmadığı yerlerde kolay bulamayıp biraz araştırmanız, şehir merkezine ulaşmanız  gerekebilir.. 

  • Mayo ve havlu. Bazı şelale ve göletlerde yüzme şansınız var. O yüzden uyduruk bir mayo ve hafif bir havlu/peştemal götürmek yaz aylarında baya faydalı olur.
  • Yüksek yerlerde güneş de daha etkili.. O yüzden koruyucu bir şapka, hatta güneş kremi mantıklı olur.. Güneş gözlüğü kesin olsun! Ekstra konforuna düşkünler bir de uv filtreli dudak koruyucu alırsa şahane olur.. Güneş ve rüzgar dudakları kurutuyor..
  • Sinek kovucu.. Vücuda sürülen jel/sprey olabilir ya da odada fişe takılan matlardan.. Sinek, arı, böcek sokmaları için eczaneden alacağınız jel bir ilaç böyle bir duruma maruz kaldığınızda acı, kaşıntı ve enfeksiyona karşı sizi korur. Beni bir arı soktuğundan beri bu tarz doğa gezilerinde daima yanıma eczaneden aldığım bir jeli alıyorum ve illa ki kullanılıyor.. Bir iki yara bantı, aspirin, alerjik durumunuz varsa bununla ilgili ilaçlar da yanınızda olsun.. Naneli sakız, sağa sola-yukarı aşağı, her yöne sallayan yayla yollarında midesi tuhaf olanlara yardımcı olacaktır!.
  • Yedek batarya ve priz çoğaltıcı. Çoğu yerde tek priz olabiliyor; çoğaltıcı faydalı olabilir.. Yedek batarya ise telefonun da zayıf çektiği ortamlarda oldukça ihtiyaç duyacağınız bir şey.. Mümkünse fener özelliği de olan güçlü bir batarya ya da ayrıca bir de el feneri olursa geceleri iş görüyor..
  • Islak mendil, kağıt mendil.. Hem gün içinde ufak tefek temizlik ihtiyaçlarınız hem de ayakkabılarınızı temizlemek için baya gerekiyor; arabaya atın  ama mutlaka yanısıra çöp poşetiniz de olsun. Biz yanımıza birkaç naylon poşet aldık ve tüm seyahat boyu çöplerimizi bunlarda topladık. Islak mendil, kağıt peçete, mısır koçanı vb yakılabilir çöpleri kaldığımız yerlerde yakılan soba ve ateşlerde değerlendirdik. Çöp yaratmamaya çalışmak, olabildiğince dönüşüm sağalamak en iyisi..
  • Genelde doğa yürüyüşlerinde köy ve yaylalarda harika içme suyu kaynakları var. Taze, temiz, buz gibi su!. Yanınızda mutlaka hafifi bir matara ya da taşınabilir bardak olsun. Biz şöyle yaptık: Ne olur ne olmaz diye arabaya 3 küçük pet şişe su yedekledik; bu şişeleri de arabayı havalimanında teslim edene kadar doğaya terk etmedik; gerektiğinde  yıkayıp doğadan tekrar doldurup kullandık. Ayrıca matara taşımadık ama hafif taşınabilir bardaklarımız vardı. Bu bardakları her güzel su kaynağında doldurup içtik..
  • Aynı bardakları portatif kahve keyfimizde de kullandık. İyi filtre kahve bulmamın şüpheli olduğu her seyahate taşıdığım tek kullanımlık demleme kahvelerden almıştım yanıma; sıcak su temin edip arada bunlardan içtik. (meraklısına adı: The Coffee Brewer ve  Macro Market vb.. yerlerde bulunuyor..)
  • Arabamıza her ihtimale karşı dağda bayırda kalırsak diye biraz abur cubur da attık.. Kraker, cips, bisküvi.. Çok ihtiyaç olmadığı için bunları da bakkal falan olmayan bir köyde çocuklara dağıttık.. Ne olur ne olmaz siz yine da arabaya bir iki bisküvi ve bir iki şişe su atın!.. Tüm Karadeniz’i bilmeden, sadece kendi kaldığım yerlere göre değerlendirerek söylüyorum ki; araç kullanmayacak ve çevrenizi rahatsız etmeyecek ortamlar için içkinizi de götürmeniz sorun olmayacaktır..
  • Bu arada gitmeden önce konaklama yapacağınız yerlere önceden bir ihtiyaçları olup olmadığını sormayı unutmayın. Bazılarına dükkan ve marketler uzak olabilir; muhtemelen “sormanız yeter, ihtiyaç yok” diyecekler ama siz yine de sorun.
  • Ben tüm bunların yanısıra biraz daha konforlu olmak adına içindekilerin ısısını biraz koruyan minik bir beslenme çantası, iki hafif tabak ve meyve falan kesmek için çakı tarzı bir bıçak da aldım.. Müzik dinlemek için portatif hoparlörümüz Wonderboom’u götürdüm.. Şart değil ama aklınızda bulunsun..
  • Bir de “bitki defteri” yapmak üzere bir boş defter götürdüm ki hikayesi şu instagram postunda mevcut:

  • Kitap, dergi, müzik arşiviniz  olmazsa olmaz!..
  • Fotoğraf makineniz, şarj kablolarınız ve kulaklığınızı zaten mümkün değil unutmazsınız diye düşünüyorum.:))

Şimdilik sanırım bu kadar.. Aklıma başka bir şey gelirse yine ekleyeceğim.. Oldu da siz eksik bir şey keşfettiniz; mümkünse hemen aşağı yoruma ekleyin!..

2 thoughts on “KARADENİZ VALİZİNDE NELER OLMALI?

  1. Pingback: RİZE’DEN ARTVİN’E DOĞU KARADENİZ GEZİ NOTLARI | Gezici Günlük

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir