İSTANBUL KIRMIZISI

By | 17 Şubat 2014

image

İnsan iki şeyi aynı anda sevebilir mi?
İki insanı, iki şehri, iki ülkeyi?

Şehirlere aşık bir gezgin olarak kitabın arka kapağındaki bu soruların peşine takılıp

hemen okumam sürpriz değil elbet..
Hem severim ben Ferzan Özpetek’in filmlerini, bizimle paylaştığı dünyasını.. Karşı Pencere’sini milyon kere izleyip peşinden Roma’da fırın avına bile çıkmışken bu kez bu sorusunun peşine takılmamdır zaten beklenen..

En son ne zaman bir şeyi ilk kez yaptın?

Yüzümü zedelemeyin, yüreğimden vurun; Ateş!..
..
Displaced…

şafak koleksiyoncusu..

Yazdıklarım manalı gelmedi mi?
Unutmayınız ki bu blog aynı zamanda bir günlük.. Sadece kendi anlayacağım bir takım notlar da alamaz mıyım canım!..

Sonuç olarak bir roman değil de henüz filme çekilmemiş bir Ferzan Özpetek senaryosunu çalıp okumuş gibi hissediyorum şimdi kendimi..

..ve evet, insan aynı anda iki şehri ve hatta daha fazlasını sevebilir.. ikna olmak için bkz. ben!..