GÖKÇEADA CHECKLIST √

By | 30 Ağustos 2017

image

Bu yazı genelde blogda paylaştığım gezi yazılarından biraz farklı olacak. Gökçeada’ya gitmeyi düşünenlere bir “checklist” olsun diye tüm deneyimlerimi, bana gelen önerileri bu yazıda topladım; 30 Ağustos 2017 itibarı ile de son ziyaretime göre bilgi ve önerileri güncelledim..

Böylece adaya giderken herkesin girip bakabileceği, yapmak istediklerini seçip yanına “yaptım!” diye bir çizik atabileceği bir kaynak olacak..

Gökçeada Ulaşım:

Gökçeada’ya Kabatepe Limanı’ndan arabalı feribot ya da Çanakkale’den yaya olarak(Deniz otobüsü) geçiş var.

İstanbul’dan araç ile Tekirdağ, Malkara, Keşan yolu üzerinden tüm trafik kurallarına uyarak Kabatepe’ye ulaşmak yaklaşık 4 saat sürüyor. Yolda verilen molalar ve yol çalışmaları bu süreyi uzatabilir. (Biz bu kez Balabancık-Evreşe arası küçük köyler üzerinden geçen alternatif bir rotayı kullandık. Yolun bir kısmı oldukça bozuk ama daha kısa ve keyifli/maceralı geldi bize..)

Mola için Malkara’da hemen yol üstünde (*)Ünal Peynircilik (eski kaşarlı tostu.) Eceabat merkezde (*)Suvla ve Kilye Doğal Ürünler, Keşan’da Çamlıbel’de Satır Et ve (*) Yenimuhacir köyündeki Özen Satır Et seçenekler… Tekirdağ’da mola için ise gidiş yönünde Özcanlar Köfte(1953), dönüş yönünde  Köfteci Ali Usta(1966) iyi seçenekler.

Kabatepe Limanı’ndan karşıya seferler normal şartlarda 2 saatte bir; ancak yoğun dönemlerde sürekli olarak tekrarlanıyor ve ek seferler yapılabiliyor.  Seferler ile ilgili ayrıntılı bilgi http://www.gestasdenizulasim.com.tr sitesinde.. 2017 itibarı ile online bilet alabiliyorsunuz. Kesinlikle tavsiye ederim; 15-20 dakika önce orada olursanız feribota öncelikli binip sıradan da kurtulursunuz.

Online rezervasyon yoksa yoğun dönem ve haftasonları dönüş de yoğun olacağı için biraz erken saatte feribot iskelesine giderek beklemekte fayda var. (Her iki taraftaki iskelede de ufak tefek yeme içme ve ihtiyaçların karşılanabileceği büfe var. )

Adanın yüzölçümü çok büyük, tüm köy ve koyları gezmek için araç şart. Ada içi toplu taşıma alternatifleri çok zayıf. Ayrıca otobüsler ile Gökçeada ve Bozcaada ikilisi olarak adaya yapılan turlar da var ama sadece günübirlik olarak adaya uğrayan bu turlar adanın ruhunu yakalamak adına yeterli imkanı vermeyecek, sadece “adayı görmüş olmak” imkanı sağlayacaktır.)

Bana bazen “bir günümüz var Gökçeada mı, Bozcaada mı?” diye soruluyor. Tek bir gün için kesinlikle Gökçeada iyi bir fikir değil. Adanın görülesi yerlerinin tek bir günde keşfetmek imkansız. Hele ki sadece merkezini gezerseniz “ay, bu muymuş” demeniz çok olası.. Gökçeada biraz yavaşlamak, biraz anın tadını çıkarmak üzere gelinecek bir ada.. Müdavimleri tekrar tekrar geliyor.. Her yeri tek seferde göreceğim diye hiç koşturmuyor; aklınızda olsun.. Sadece tek bir gün ayırarak “tatlış” bir gün geçirmek istiyorsanız Bozcaada’ya gidin..

image

Konaklama:

Daha nostaljik ve Rum havasını yaşayarak konaklamak için tepelerdeki Rum Köylerinde,

Daha hareketli ve herşeye kolay ulaşılır bir konaklama için Kaleköy ya da merkezde,

Denize yakın, sörf imkanlı konaklama için Aydıncık ya da yine denize yakın Uğurlu’da konaklanabilir.

Kaleköy’deki Anemos adadaki en nezih, hoş konaklama alternatifi. Tesisi küçükotellersitesi üzerinden inceleyebilirsiniz.

Zeytinliköy’deki Zeydali, yine Kaleköy’deki Castle, merkezdeki Kayabalı ve Eski Bademli’de Son Vapur Konuk Evi iyi ve keyifli seçenekler.

Kaleköy’deki Adada Dört Mevsim ise “sadece temiz çarşaf, temiz havlu + klima” kategorisinde bir aile işletmesi.

Aydıncık Koyu’ndaki Sardunya Beach Club’ın bungalowları denize yakın olmak isteyen ve sörf sevenler için renkli, keyifli bir alternatif. Biz her ziyaretimizde adada yapmak istediklerimize göre farklı bir seçeneği değerlendiriyoruz. 2017 yazında da daha sakin, dinlenme odaklı ve denize yakın bir planımız olduğu için bu kez Sardunya’da kaldık. Bungalow evlerin verandaları, tesisin önündeki çim alan, köpekleri, genel hava çok keyifli.. Eğer bohem ortamları seviyorsanız bungalowlarda ya da çadır/karavan seçeneklerinde bu tesisi düşünebilirsiniz.

Ada merkezindeki büyük otel Kale Palace iç konfor olarak iyi; klasik otel tercih edenler için bir alternatif ama “ada ruhu” merkezde yok, haberiniz olsun..

Yeni Bademli’de çok sayıda ev pansiyonculuğu yapan yer var; bu bölge daha ekonomik alternatifler sunuyor ama ambiyans olarak benim adada en sevmediğim bölge; şahsen önermiyorum..

Konaklama için diğer bazı alternatifler (*) Gökçeada girişinde Zeus Bungalow Hotel, Kaleköy’de Reyna ve Vama Apart, Gökçeada Bağ Evleri, Şahika Konuk Evi…

image

Yeme İçme / Eğlence / Köyler / Gezilecek Yerler:

Adada tadılacak lezzetler; Süt ürünleri; Adada serbestçe dolaşan keçilerin sütünden dondurma, peynir vs.. Bademli Kurabiye, Oğlak tandır, tüm taze balık ve deniz mahsulleri, Karadut şerbeti, köy tipi ev yapımı salça ve reçeller, zeytinyağı, bol bol domates…

Kahvaltı için;

Yukarı Kaleköy’de Mustafa’nın Kayfesi serpme ada kahvaltısı ile popüler. Ürünlerin hepsi adanın yerel ürünleri ve birçoğu kendi üretimleri… Keçi peynirli omlet ve (*)Karadut Şurubu da kahvaltıya eklenebilir.…

image

Kahvaltı için 2017 itibarı ile iki şahane deneyimimden özellikle bahsetmek istiyorum. Kapıkaya yolundaki çiftliklerde doğa ile başbaşa harika kahvaltı alternatifleri var. Bence artık adanın ruhuna daha uygun bu alternatifleri değerlendirmenin zamanıdır!.

Soykan Çiftliği: Hem kahvaltı hem de yemek servisi var ama her ikisi için de önceden whatsapp üzerinde rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Neden whatsapp? Çünkü bu bölgede internet ve telefon erişimi yok. instagram hesaplarından  profillerindeki açıklamayı okuyup rezervasyon yaptırabilirsiniz. Biz burada doğa ile iç içe güzel bir kahvaltı yaptık ama oğlak yemek için de rezervasyon alıyorlarmış; bilginiz olsun..  Bahadır Bey ve annesinin sunumları, taze olarak hazırlanan kahvaltının lezzeti çok güzel.. İçeride keçiler, ördekler, tavuklar, köpekler ve bir de kedileri Piraye var.. Sadece birkaç masaları var, rezervasyon yaptırmadan direkt kapıya gitmeyin; almazlar :)

 

Cugura Organik: Bu da kahvaltıya gittiğimiz ikinci cennet. Yine aynı bölgede olduğu için yine aynı şekilde telefon çekmiyor ve internet yok. O yüzden Cugura’ya da instagram hesaplarındaki profilden bilgi edinip whatsapp üzerinden rezervasyon yaparak ulaşın. Bu kısım oldukça önemli; çünkü sadece 4 masaları var.. Kahvaltı sadece sizin için, siz gelmeden 15 dakika önce toplanan domatesler, biberler ile hazırlanıyor. Rezervasyonsuz gitmek konusunda asla ısrarcı olmayın ve adaya gitme planınızı netleştirince rezervasyon için mesaj atın. Gülsüm Hanım’ın elinin değdiği kahvaltı çok zengin, görsel ve ortam aşırı doğal.. En önemlisi herşey ilaçsız, organik; Tayfun Bey’in özenle toplayıp “tohum kütüphanesi” oluşturduğu eski, iyi tohumlardan üretilmiş gerçek tatlar.. Asla iki kişinin bitiremeyeceği muhteşem masa yetmezmiş gibi bir de anında toplanan meyveler sunmaları çok tatlı.. Finalde de keyif kahvesi var.. 

Gerçekten adanın ruhuna uygun güzel bir kahvaltı yapmak, doğal tatları yakalamak, yavaşlamak, arınmak isterseniz kesinlikle çok mutlu ayrılacağınıza eminim.. ben aşırı keyif aldım.. Eğer iki kahvaltı şansınız varsa her ikisini de deneyin bence.. İkisinin de keyfi başka..

Bana ayrıca Kardeliz diye bir başka organik kahvaltı adresi önerildi ama vaktim denemeye yetmedi; belki siz onu da denersiniz..

Eski Bademli’de yeni açılan Bi Yer Gliki Köy Kahvesi’nde anne kahvaltısı kişi başı 15 TL. Bu işletmenin  Eski Bademli’deki şubesi kapanmış, sanırım merkezdeki şubesi devam ediyor ama ben onu denemedim.

image

Ayrıca;

Zeytinli’de Madam Evrstratia’nın Yeri’nde kahvaltı ve Cicirya ( Görünümü pizzaya benzeyen ama kalın hamurlu bir çeşit pide) de bir alternatif.. Buradan sanki Toskana vadisine bakar gibi bir manzara var..

Merkez’de meşhur Meydani Pastanesi’nin ürünleri, Meydani Ev Tadında’nın patlıcanlu böreği ve  (*)Ecem Mantı’da Menemen… diğer alternatifleriniz..

 

Akşam için;

Tepeköy’de Barba Yorgo’nun Tavernasında eğlence ve Oğlak Tandır, kendi bağlarından şaraplar.. yıllardır klasik..

Tepeköy’de Angelika diye bir yer daha açılmış. özellikle et severler için çok iyi bir alternatif olduğunu duydum ama denemeye fırsatım olmadı; aklınızda olsun..

Yukarı Kaleköy ‘de Poseidon ya da (*)Yakamoz’da iyi manzaralı akşam yemeği, meze, rakı alternatifleri.

Poseidon için önceden rezervasyon yaptırmak şart. Günbatımında muhteşem bir manzaraları var; bence adaya ilk kez gelen birinin büyülenmek için bir akşam burada yemek yemesi şart. Alışılmış yemek saatinden biraz daha erken; saat 18:30 gibi gidin ki günbatımının keyfinin çıkarın. Burada en sevdiğim meze levrek sarma; hoşuma giden bir detay da servis ve sipariş esnasında fiyatlar hakkında konuklarına bilgi vermeleri.. Bizim gittiğimiz akşam bir evlenme teklifine şahit olduk; eğer romantik bir yemek ya da böyle bir niyet sözkonusu ise adresiniz Poseidon :)

Merkezde Avlu Meyhane mezelerde iddialı. (Ahtapot Turşusu, Ege Karması ve Taze Bakla’dan Fava favori)

Adada kapanmasına üzüldüğüm bir adres Avlu; sahipleri Hollandaya taşınmış üzgünüm ama deneyemeyeceksiniz :)

image

Kaleköy sahilindeki  Eleni Rum Tavernası hareketli ve keyifli. Tüm mezeler -özellike kuru domates ve ahtapot ile yapılan Eleni Şiş ve dereotlu farklı bir tarator sos ile sunulan taze Kalamar tava oldukça başarılı. 2017 favori mezelerim ise susam levrek, avokadolu hardallı karides, nuraniye ve kabak çiçeği dolma..  Hepsi inanılmaz lezzetli; özellikle kabak çiçeği dolmadan iki porsiyon bile gider :) Bence Eleni hala adadaki en lezzetli mezeleri yapıyor ve Yunan müzikleri ile çok keyifli bir ada akşamı ortamı sunuyor.. Yine çok revaçta olduğu için rezervasyon lazım :)

image

Duydum ki daha önc ki yıllarda adanın popüler mekanlarından olan Son Vapur Kaleköy’de en uca tekrar açılmış ( bir ara Cunda’ya geçmişlerdi) tekrar adadalar.. eskiden mezeleri güzeldi ama tekrar deneyip değerlendirmek lazım..

Karadut her akşam canlı müzik yapan Kaleköy merkezdeki tek bar. Gökçeada gürültülü bir ada değil :)

Zeytinliköy’de de Kemancı Şarap Evi var..

Başlıca köyler; 

Eski Bademli tarihi adı ile Gliki, tesisi az, yerleşimi çok, sevimli bir Rum köyü. Buradan gün batımı keyifli. Köyün meydanındaki kahvede bir kahve molası(şimdiki Filos cafe) verilebilir.  StenAda tam bir Yunan kahvesi; yeşil manzaralı bir kahve molası alternatifi var. Hala işler durumdaki tarihi çamaşırhane ve asırlık koca çınar ağacı görülecekler arasında. Sevgi Atölyesi’nde el yapımı ürünler var ama bu kez kapalı rastladık; tamamen kapanmadığını umarım..

image

Zeytinliköy Adanın en canlı ve sevimli köylerinden; oldukça fotografik. Köy meydanında birkaç kafe var. Madam’ın dibek kahvesini içmek bir klasikti ancak sahibi vefat ettiği için şimdilik ne yazık ki kapalı.. Benim için burada Madam’ın oğlunun elinden kahve içmek bir başka keyifti; çok üzüldüm. Umarım aile yine devam ettirir ve bu tarihi/kültürel değer tamamen kaybolmaz.. .Nostos ve Sıcak Kahve meydanın diğer sevdiğim kahveleri.. Köyün girişindeki GarajCafe’den ve Madam Evsrtratia’dan manzara İtalya’da Toskana’yı andırıyor sanki..

Arka sokaklar içindeki Barba Hristo’nun muhallebisi yine bir ada klasiği. Gerçi adada sakızlı muhallebi her yerde güzel yapılıyor ama yaşlı Hristo’da bu tatlıyı yemek bir ruh, bir kültür, bambaşka bir tat..

image

Kaleköy En hareketli ve tek deniz kıyısında yer alan köy. Aşağı Kaleköy’de restoranlar, Tekne Turu, çay bahçeleri ve küçük hediyelik eşya kulübeleri var. Yukarı Kaleköy’de ev ve konaklama alternatifleri, kale kalıntıları, kilise, cami, ada manzarası ve İmroza Sabun atölyesi var.

Restorasyonu tamamlanıp yeni açılan Kraliçe Valentina yolu Yukarı Kaleköy’e yürüyerek çıkarken güzel bir manzara sunuyor.

Dereköy yakınları Oğlak çevirmeciler ile ünlü. (*)

Tepeköy’de eski terkedilmiş Rum evleri, okul ve Yorgo’nun tavernası ile bağları var..

Şirinköy (*)Eski hapishane ve yağ fabrikaları görülecek yerler..

image

Deniz, Plaj, Koylar:

Uğurlu ve bağlantısındaki Gizli Liman keyifli plajlar. Akşamüstü plajı keçiler ziyaret ediyor ve yiyecek birşey varsa ortak olmak istiyorlar. Karşıdaki büfeden şezlong-şemsiye kiralanabilir ya da teçhizatlı gidilebilir.  Akşama doğru kalabalık azaldığı saatlerde çok huzurlu ve keyifli ancak adanın en uzak noktasında bulunuyor. Burada yemek önerisi Uğurlu Cafe’de pide, lahmacun.

Laz Koyu ise toprak yoldan ulaşılan daha küçük ve korunaklı bir koy. Su hep sakin ve sığ.. Plaja inip çıkma kısmını atlatıldığı taktirde çocuklu aile için de rahat olabilir..Kalabalık günlerde şezlong yetmiyor ama şemsiye kiralanabilir. Şezlong, şemsiye parçası 5 TL. Plajdaki tesiste ince dilimlenmiş patates tava ve (*)ev tadındaki köfte başarılı. Bu plaj fazkasıyla ünlü olduğu için yoğun dönemler haricinde daha keyifli diye düşünüyorum.. Bu yıl hiç uğramadım ama çevrsinde çok çirkİn bir yapılaşma oluştuğunu duyunca üzüldüm..Plaj baya güzel çünkü..

Aydıncık Plajı ise daha canlı, tesis olarak çok alternatifli. Kumu da diğer alternatiflere göre daha ince..Şen Camping personel ve tesis imkanları olarak iyi.Denize ilk girişte suyun altında dev kaya var ama ilerleyince gayet keyifli. Sörf karmaşasından nispeten uzak..Yeme içme fiyatları aynı ama yiyecek çeşidi daha çok.Buranın köftesi de fena değil. Ama ev tipi patates ve sarımsaklı söğüş domates çok iyi.

Sardunya Beach Club’da sörf yapanları izlemek, bu ortama yakın olmak hatta ders almak, sörf için iyi bir tercih.Sörf sebebiyle tesisin yabancı misafiri de fazla..

İlerideki tuz gölü tarafından gruplar halinde gelen siyaha bulanmış zombiler(!) çamur banyosu yapıyorlar..faydalıymış..

Akşamüstleri plaja Gökçeada’nın midyecisi geliyor ki, midye seviyorsanız mutlaka deneyin. Lapseki’den toplanan minicik midyeler satıyor; oldukça lezzetli.. Vergi de ödüyormuş; bravo!

Bir diğer öneri (*)Yıldızkoyu genellikle dalgalı ama kayalıklara doğru ilerleyince güzel olduğu söyleniyor. Yıldız Koy’un hemen yanındaki (*)Mavi Koy dalış için öneriliyor.

Ada yerlisine göre “deniz en çok Eylül’de güzel” Eğer gerekli ekipmanınız varsa tabi ter yer size plaj;kendi koyunuzu kendiniz bulup takılmakta özgürsüznüz. Aydıncık koundan sonra uzana bakir burunda gizli saklı süper plajlar varmış ama ulaşmak çok zormuş diye duydum..

Adadan Ne Alınır?

Meydani Pastanesi’nin Efibadem Kurabiyesi, adaya özgü bademli un kurabiyesi..

Kekik, bal ve ev yapımı karadut reçeli…

Zeytinyağı. Adada zeytin ağaçları ilaçlanmıyor. En doğal hali ile sıkılan zeytinyağı oldukça lezzetli ve yüksek kaliteli.

Kaleköy’deki İmroza Sabun Atölyesi el yapımı sabun üretiyor. Ürünlerde %70 zeytinyağı, adanın keçi sütü ve adanın yağmur suyunu kullanıyor.

Merkezde’ki Kokina’da tatlı hediyelik alternatifleri var..

Süt Ürünleri. Adada serbest dolaşan, otlayan hayvanların sütünden elde edilen doğal peynir ve yoğurtlar, özellikle keçi peynirleri.. Ekozey ve Elta Ada’nın ürünleri oldukça başarılı.

Ayrıca adada şarap da üretiliyor.

Pazar günleri merkezde kurulan pazar adadan sebze-meyve alışverişi yapmak için tercih edilebilir. Cugura’ya kahvaltıya giderseniz oradan da organik sebzelerden alabilirsiniz; Özellikle domatesler ef-sa-ne!

 

wpid-img_20150808_145842.jpg.jpeg

Gökçeada kesinlikle huzur, sakinlik, doğallık arayanların adası. Burası “citta slow” tabir edilen yavaş şehirlerden biri.. Çok hareketli, çok süslü, çok turistik bir ada beklemeyin.. Tıpkı ada girişinde yazdığı gibi “Yavaşlayın, Gökçeada’dasınız”

***

(*) işaretli öneriler bana verilen öneriler arasından seçilmiştir. Tüm öneriler için teşekkürler.

2 thoughts on “GÖKÇEADA CHECKLIST √

  1. yeiçkeşfet

    Uzun zamandır gitmek istediğimiz yer. İstanbul’a çok yakın olmasına rağmen bir türlü gitmek kısmet olmadı. İlk gidişimizde tavsiyelerinizi dikkate alacağız. Teşekkürler :)

    Reply
  2. indigocat

    Yaklaşık 15 yıldır Gökçeada’ya gider gelirim. Ben de Ada’yı anlatacak olsam aynı sizin gibi anlatırdım. Ada’ya ilk gittiğimde merkezinde kaldığım ve arabasız gittiğim için nefret etmiştim. Ama sonra bir şans daha vermek istedim . İyi ki de vermişim :) Verdiğiniz adreslerin pek çoğunda güzel anılarım var. Çok teşekkürler bu güzel ve detaylı yazı için. Hala yanına tik atabileceğim maddeler olduğunu gördüm sayenizde :)

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir