GAZİANTEP HARİKASIN

By | 9 Aralık 2013

gaziantep_harikasin_gezi_notlari

Çok seveceğimden çok emin geldim Gaziantep’e…
Hiç de yanılmadım…
Uçaktan iner inmez yüzüme vuran 35 derecelik havasıyla sımsıcak karşıladı beni…
Tek başıma seyahat etmenin keyifle karışık tuhaf tedirginliği, beni 10 TL. ye şehir merkezine götürecek Havaş servisine binip etrafımdaki diğer insanlara baktığım anda kaçıp gitti.. Hem zaten sadece ilk gün yalnızım; sonraki günler alışıldığı üzere iki kişiyiz… diye başlayarak uzun uzun masal gibi anlatacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz!.. Dopdolu bir şehir Gaziantep, hakkında yazacak o kadar çok şey var ki, direkt konuya girip yapılacakları, mekanları alt alta sıralamazsam işin içinden çıkamam..
Onun için haydi buyrun başlayalım:

Öncelikli konu elbette…
Gaziantep’te Yeme İçme

Şu sözüm kayıtlara geçsin ki; bu şehrin insanları Yemek için Yaşıyor!..Burada yemek saati diye birşey kesinlikle yok.. Şu saatte şu yenir, şu saatte yenmez.. diye katı kurallar yok. Her saat bir köşede bir duman tütüyor, bir ocak yanıyor, sokaklar mis gibi lezzet kokuyor. Gaziantep -hiç abartmıyorum- 24 saat durmaksızın lezzet vadediyor.
Bazı adresler çok popüler tabi ki.. Şehre gelip gidenlerin aynen benim gibi sosyal medya paylaşımlarıyla da son derece öne çıkmışlar… Neredeyse hepsini denedim ve hepsinin ünlerini sonuna kadar hak ettiklerini onayladım..
Ancak bu meşhur yerlerin biraz dışında denemeler de yaptım ve gördüm ki aslında bu şehirde kötü birşey yemek mümkün değil.. Herkesin damak tadı o kadar gelişmiş, herkes o kadar ‘doğuştan gurme’ ki, zaten bir Antepli’ye kötü birşey yediremeyeceğiniz için her yerde herşey gayet lezzetli…
Ne olur, ne olmaz benim elimde yine de bir liste olsun derseniz işte bana göre öne çıkan Gaziantep lezzet durakları bunlar;

Aşina Gaziantep Mutfağı

asina

Şehirdeki ilk yemek adresim ve son gün son adresim..
İsmini söyleyip gözümü kapatıyorum, açtığımda önümde bir tabak ‘Yuvalama’ duruyor!.. Aşina’nın bendeki ilk çağrışımı böyle.. Neredeyse tüm kebap çeşitleri de dahil çok geniş bir menüsü olmasına rağmen ben buraya her ziyaretimde Geleneksel Gaziantep Mutfağı sulu yemeklerini tattım.. Alaca Çorba, Pirpirim, Yuvalama, Analı Kızlı, Antep Dolma, İçli Köfte ve Kara Kavurma… Hepsi birbirinden lezzetliydi ama illaki seçmem gerekirse Yuvalama ve İçli Köfte’yi hiç bıkmadan hergün yiyebilirim; o derece güzel yani!.. Yuvalama sever, ara sırada yerdim İstanbul’da ama burada bu kadar güzelini tattıktan sonra bir daha zor!..
Aslında Aşina, Gaziantep’e gelip vakti kısıtlı olanlar için de joker bir mekan.. Hem evlerde pişen özel yemekleri, hem kebapları tek çatı altında bulabilir; normalde sadece sabah kahvaltı saatlerinde bulunan katmeri de burada günboyu tadabilirsiniz. Dekorasyonunu, servisini, ha bir de -eski bir grafiker olarak- başta logosu olmak üzere kurumsal kimliğini de yemekleri kadar sevdim. Belli ki genç kuşak yöneticileri işlerini geliştirmek için geziyor, yenilikleri takip ediyor ve mekanlarına uyarlıyor…Yorum yapamayacağım tek konu, bir diğer işleri olan baklava. Yemeklerle masayı o kadar çok donattım ki üç ziyaretimde de baklavaya hiç yer kalmadı :)
Çok özleyeceğimi düşündüğüm Aşina ile ilgili bugün kulağıma gelen bir habere göre ayrılığımız pek de uzun sürmeyecek. Duyduğuma göre İstanbul’a bir şube açmaları muhtemelmiş. Aynı lezzet ve kaliteyi burada da bulmak ümidiyle dört gözle bekliyor olacağım..
Aşina: İncilipınar Mah. Muammer Aksoy Bulvarı No.4 / 0342 220 49 49

İmam Çağdaş

cagdas copy

Herhalde bu şehre gelip yolu İmam Çağdaş’tan geçmeyen yoktur.. Bizim de öyle oldu.. Gerçi kendisiyle tanışıklığımız eskidir, arada bir iş seyahatlerinden ‘bir kutu İmam Çağdaş havası’ evimize gelir ama bu ilk kez birebir ziyaret…
Burası da yine birden fazla ziyaret edilen mekanlardan. Gürültü, kargaşa nedense bazı mekanlara yakışır, burası da öyle. Her an hareketli, bol tabak, çatal sesli.. Burada bir akşam masayı Ali Nazik’ten fıstıklı’ya, şişten, simit kebabına birçok çeşitten azar azar tatlarla donatıyoruz.. Elbette yanında ezme, gavurdağı, bakır kapta kepçe ile içilen ayran da var.. Hepsi birbirinden lezzetli olsada benim favorim simit kebabı. Önemli bir not: Gelmeden bir hafta önce Burhan Çağdaş’ı TV’de izlemişim, ondan lahmacunun nasıl yenmesi gerektiğini öğrenmişim, uygulamadan olur mu hiç! Önden söylenen lahmacunların içine patlıcan söğürme sürülüp öyle yeniyor… Nefis oluyormuş, yahu biz bunu niye bunca yıldır bilmiyoruz? Bu şekilde lahmacun yemek öyle hoşuma gidiyor ki bir başka akşam da sadece lahmacun ve salata yemek üzere yine burayı ziyaret ediyoruz.. Bu çok bilmiş tavırlı, söğürmeli lahmacun siparişim personelin de çok hoşuna gidiyor ve masaya uğradıkça bana takılıyorlar :)
Bir not daha; Antepte bizim İstanbul’da alıştığımız gibi öyle lahmacun salonları yok; fırınları var.. Kendi getirdiğin iç harçla yaptırıyorsun pide fırınlarında.. Vakit biraz daha uzun olsaydı o maceraya da girişecektim ama neyse :)
İmam Çağdaş’ta yemek kapanışlarımız mutlaka ılık ılık Havuç Dilimi baklava ile yapıldı.. Gerçekten müthiş bir tat ki konuyla ilgili bir Havuç Dilimi Kullanım Klavuzu yayınlamışlığım da var, ona da şuradan ulaşabilirsiniz… Bence Gaziantep’teyken burada nefis Havuç Dilimi yeme şansı es geçilmemeli…
İmam Çağdaş: Eski Hal Civarı, Uzun Çarşı No:49 / 0342 231 26 78

Baklava

baklava copy

Hazır baklavadan bahsetmişken Gaziantep’ten ayrılırken elinde baklava paketi olmayan görmedim ancak o paketlerden kim turist kim yerli çok net anlaşılıyormuş, bunu öğrendim.. Yine dilediğiniz yerden almak size kalmış ama yerlilerin ağırlıklı tercihi Ömer Güllü ve kısmen Koçak.. Ayintep adı da geçiyor ama ben denemedim, görmedim, bilmem… Turistlerse Koçak ve en çok da İmam Çağdaş sevdalısı.. Benim önerimse İmam Çağdaş’ta burada kaldığınız sürece bol bol baklava yemeniz ama dönüşte buradan yanınızda baklava yerine fıstıklı kurabiye getirmeniz olacak.. Baklava için de herkesle konuşun, fikir edinin, sohbet etmeyi, bilgi vermeyi çok seven Antepliler’in önerilerine kulak verin ;) Bir de siz baklava dediğime bakmayın eğer sevdiklerinize tattıracaksanız normal baklava değil, ‘Özel Kare’ alın, pişman olmazsınız… Havuç dilimi derseniz bence o sadece yerinde taptaze yenince güzel!…
Baklava sevmem ille de şöbiyet diyenler de Zeki İnal’a buyursunlar…

Kebapçı Halil Usta

halil copy

Merkezden uzak bir mahallede, bir ara sokakta saklanmış Et İmparatorluğu!.. İçeri girince ilk kez gelen turist olduğumuzu anlayan personel bizi uygun bir masaya oturtup o meşhur cümleyi kuruyor: Bana bırakın!.. Bırakıyoruz biz de.. Masaya azar azar çeşit çeşit et, kebap teşrif ediyor sırayla.. Yanında kaşık salatası olmazsa olmaz.. Yediğim herşey enfes, göz ucuyla tepkilerimize bakıp bıyıkaltından gülümsüyorlar.. Masaya gelen giden etin haddi hesabı yok, patlamak üzereyim ama özellikle küşleme (kimilerine göre küşneme)harika.. Hesabı ödemek üzere kasaya gidince şeker niyetine kürdana saplanmış birer küşleme daha ikram edilmesin mi yolluk olarak!.. O kadar lezzetli ki patlasam da çatlasam da onu da yiye yiye Zeugma Müzesi’ne doğru yürüyeceğim..
Önemli Not: Kendi verdikleri bilgiye göre artık 14:00’de kapatmıyor, yaklaşık 16:30’a kadar hizmet veriyorlarmış. Böylece Zeugma Müzesi’ne çok yakın olduğu için iki ziyareti bir arada yapabilirsiniz. Çarşı içinden bineceğiniz minibüslerle kolayca ulaşacağınız Halil Usta’da eski notlarda kart geçmediği yazıyordu ama taze bilgi: Kredi kartı geçiyor…
Halil Usta: Karşıyaka Tekel Cad. Öcükoğlu Sk. No.6 Şehitkamil Gaziantep / 0342 323 161 16

Katmerci Zekeriya

katmer copy

Ben katmeri İkinci Bahar dizisinde Ali Haydar Usta’nın şiirinde tanıdım. ‘Adına şiir yazılabilecek bir tatlı nasıl olur’un cevabını da yıllar sonra Katmerci Zekeriya’da aldım.. Kahvaltının hası katmerle olur dediler sabah sekizde dikildik kapısına.. Çarşının içinde ama kuytu bir köşeye saklanmış dükkanı sorunca hemen gösteriyorlar.. Pasaj avlusundaki masalarda yerimiz gösteriliyor, önce su sonra çay sonra da assolist katmer geliyor… Orijinalinde süt ile tüketilse de -sanırım gelen yoğun talepten- çay ocağından çay servisi de başlamış.. Katmeri anlatmaya kelime, cümle yetmez, sanırım onun için şiirle anlatmayı denemişler; iyi de etmişler.. Son sözüm: Katmer Forever!…
Katmerci Zekeriya: Çukur Mah. Körükçü Sk. Bay Hilmi Geçidi N.16 / 0342 230 09 71

Beyran ve Nohutlu Dürüm
Antep kahvaltısının diğer iki ünlüsü beyran ve nohutlu dürüm.. Sabaha karşı bu iki lezzet sahneyi devralıyor Gaziantep’te..
Metanet Lokantası‘nın Beyran’ını TVde defalarca izledim.. O kadar çok ki neredeyse gitmiş gibiydim.. Gezi öncesi notlarımı alırken onun için farklı bir yer araştırdım ve Kelebek Paça Beyran ismiyle karşılaştım.. Aslında beyran içmek değil, bir ritüeli gerçekleştirmek peşindeydim. Çünkü benim için çok ağır hatta belki imkansız bir yemek olduğundan şüphem yoktu.. Seyahatimiz sırasında bir akşam burada yaşayan bir arkadaşımızın o gece bize eşlik etmesini fırsat bilerek bizi Beyran içmeye götürmesini istedik.. Gecenin üçünde Yesemek’te önümde bir tabak fokurdayan beyran, elimde bir kaşık, cesareti bekliyordum :-) İlk bir iki kaşık tedirgindi ama sonra gayet iyiymiş diyerek yarılamayı başardım. Ancak Gaziantep’te aslında hiç aç gezemediğim için (!) sonuna kadar bitirmeyi başaramadım..Acısı arttıkça ve limonu sıktıkça güzelleşiyor beyran.. Bizi diğer iki mekan yerine buraya getiren arkadaşımızın kendince haklı sebepleri vardı tabi.. Beyranı da, geceyarısı Yesemek’e gelip gidenleri, yiyip içenleri incelemeyi de, yerel bir adete tanık olmayı da sevdim.. Bir mini not: Yesemek’in bir iki dükkan yanında Köşem Kebap Salonu diye salaş bir yer vardı. Arkadaşımız burada defalarca İbrahim Tatlıses’i görmüş kebap yerken. Bilginiz olsun, o her yerde kebap yemez herhalde diye söylüyorum..
Gelelim Nohutlu Dürüm’e.. Adres: Dürümcü Habeş.. Yine merkezde. Tezgahını sabaha karşı kuruyor, müdavimleri önünü dolduruyor (muş).. Neden muş, çünkü herşeyi yapmak, tatmak için 4 gün yet-mi-yor-(muş)!. Dedim ya hep tokum, nasıl yiyeyim.. En çok aklımın kaldığı şeylerden biri oldu ama gelecek sefer mutlaka gideceğim..

Genellikle geceyarısı içki üstüne ziyaret edilen Erçelebi Kömürde Kadayıf da yine bu kapsamda bir sonraki sefere kaldı..

Gece Turları…

gece copy

Gün boyu yenenlerden bahsettik, sabaha karşı yenenlerden de.. İkisinin arasında akşam ne yapmalı derseniz bu konudaki tecrübelerim şöyle:
* En sevdiğim şeylerden biri yemek sonrası İmam Çağdaş’ın yakınlarından arka sokaklara saparak tarihi dar sokaklarda mini bir tur. Sokaklar bomboş, tek tük çocuklar; daha çok neşeli kahkalalar evlerden geliyor. Yarı aralık kapılardan avlularda serinleyen mahalle sakinleri, sakin ev halleri gözleniyor..
* Sonraki durak Tahmis Kahvesi: Günde iki kez uğrayıp kahvesini içmek, çerezini yemek adetten zaten.. Gün içinde içeride oturuluyor, musiki çalışmalarına tanık olup gazeteler okunuyor, müdavimlerin masasına uzaktan çekingen bakışlar atılıyor, akşamları bahçede kalabalığın arasına karışıp çaylar kahveler yudumlanıyor..
* Gece böyle bitmez, birşeyler içelim derseniz Bayazhan’a doğru kısa bir yolculuk.. Burada yemek yemedim ama gözlemlerim önermemeyi uygun buluyor. Ancak içindeki SPR Pub bir süre takılmak için ideal.. Hafta sonları canlı müzik de var ki onu da çok gürültüye boğulmadan avluya tepeden bakan terastan dinlemek daha keyifli..
* Bayazhan çıkışı Bedir’den bir külah dondurma iyi gider.. Atatürk Bulvarı üzerindeki Dondurmacı Bedir yine Antepli arkadaşımızın tavsiyesi.. Tattığımız çeşitlerin hepsi son derece başarılıydı ama ben %50si bütün fıstık dolu olanı tek geçerim :)
* Bu kadar mı, daha hareket yok mu derseniz Sizi Nişantaşı’na alalım. Aynen de Nişantaşı gibi, etrafı kafelerle çevrili hareketli bir meydan ki turistlerden çok yerlilerin tercih ettiği bir bölge… Masal Park’ın da gayet hareketli olduğunu duysam da deneme şansım olmadı..
* Ben dans etmeden duramam diyenleri de Zirve Park’a alıyoruz. Merkezden bir hayli uzak Zirve Park’ta La Mia Verita aradığınız gece kulübü olabilir… Bizim büyük umutlarla gittiğimiz gece tadilat nedeniyle kapalıydı, yarın buyrun dediler, fırsat olmadı.. Ancak gördüğüm kadarıyla umut vadettiğini söyleyebilirim..

Şehirde yeme içme konusu önemli yer tutsa da Gaziantep’in güzellikleri bununla sınırlı değil.. Sayısız müze, sayısız çarşı, sayısız han var.. Benim için öne çıkanları anlatmak isterim;

Zeugma Mozaik Müzesi

zeugma copy

Türkiye’de ilk kez yurtdışındakilerle boy ölçüşebilecek bir müze gezdim o da Zeugma işte!.. Mozaiklerin sergilenme şekilleri çok başarılı, gerçekten böyle bir müzemiz olmasıyla gurur duydum. Pazartesi dışında hergün açık olan ve Müze Kart ile ya da 8 TL. karşılığında gezilebilen müzeyi daha iyi anlamak için başlamadan önce 3 TL. ekstra ödeyerek 3D belgeselin izlenmesini öneririm. Müzeyle ilgili beğenmediğim tek şey cildi çok güzel olmasına rağmen iç baskısı iyi olmayan müze kitabının fiyatının da oldukça yüksek olmasıydı.. Umarım farkeder ve bu müzeye yakışan iyi bir kitap tasarlarlar..

Emine Göğüş Mutfak Müzesi

mutfak copy

Yemek Kültürü’nün bu kadar gelişmiş olduğu bir şehirde bu müzeye de uğrayıp Gaziantep Yemekleri, mutfak kültürü hakkında biraz bilgi edinmek iyi fikir. Pişirme yöntemleri, dolayısıyla kap kacak, yemekler, yemek tarifleri, canlandırmalar ve ritüellerle ilgili bilgi edinmenin en zor yanı, gezerken yine insanın karnını acıktırıyor olması.. Müzede en sevdiğim şey misafir ağırlama bölümünde öğrendiğim ‘Fekke çıkarma’ kısmı oldu. Yuvalama yapımının video kaydını izledikten sonra da kendimi bir anda yine Aşina’da buluverdim!..

Bu ziyareti Ağustos sıcağında yaptığımız için kaleye çıkmak iyi bir fikir değil ama çevresindeki dükkanları, hanları gezmek güzel..
Şehirde birbirinden güzel onlarca Tarihi Han var.. İşte asla es geçilmemesi gereken çarşı ve hanlar;

 

carsicopy

Bakırcılar Çarşısı, Zincirli Bedesten, Almacı Pazarı: En meşhur olup herkesin ziyaret ettiği üç önemli adres. Bakırcı ustalarının sokak arasında çalışmalarını izlemek, belki bir kahve takımı almak için Bakırcılar Çarşısı’na uğramalı. Sonra Mısır Çarşısı’nı anımsatan serin Zincirli Bedesten’de yürüyüp hediyelik alışverişler yapmak, son olarak Almacı Pazarı’na uğrayıp gözün gördüğü, valizin taşıyabileceği her türlü erzakı almak adettendir…
Zeytin Han Artık yerel ürünlerin satıldığı tek bir dükkan olarak kullanılsa da girip içine bakmak alt kattaki mahzenini gezmek dükkan sahiplerinden hikayesini dinlemek lazım.. Bu arada buradan denemek için aldığım Belkıs Zeytinyağı’nın da hiç fena çıkamadığını söylemeliyim.
Tarihi Yenihan İçinde mozaik atölyesi, kumda kahveci ve bir de -ilginçtir- mağara kafe var. Şehir yanıyorken en serin yerde bir kahve içmek isteyenler mağarayı deneyebilir.
Tarihi Gümrük Hanı-Yaşayan Müze Belediye’nin çalışmaları sonucu ortası kafe, üst katındaki odaların herbiri de geleneksel sanatları tanıtmak üzere birer atölyeye dönüştürülmüş bu handa vaktimizin büyük kısmını kilim ustası Süleyman Ercan’a ayırdık. Kilimi tuval gibi kullanıp resimler dokuyan ustanın ünü yurtdışına yayılmış çoktan.. Sohbetine, bilgisine, görgüsüne hayran olduğumuz ustayla keşke daha uzun sohbet etme şansımız olsaydı…
Tarihi Millet Hanı Bu hanın sürprizi de Taş Plak Müzesi.. İbrahim Halil Birecikligil’in yıllardır biriktirdiği taşplaklar burada bir araya toplanmış ve gelecek kuşaklara aktarılmak üzere bir çalışma yapılmış. Birçok eksiği ve sergileme sorunları olsa da girişim güzel.. Belli bir giriş ücreti yok ancak çıkışta küçük bir bağış bekleniyor..
İçinde Sahan Restoran’ın bulunduğu Şire Han, Tütün Hanı, Buğday Hanı.. sonu yok, hepsi ayrı güzel.. Vakit elverdiğince gezmek lazım… Bir de bol bol fotoğraf çekmek… Binaların, dar sokakların, hanların, tezgahların, tarihi camilerin, zarif minarelerin ve hatta insanların bol bol fotoğrafını çekmekten çekinmeyin; size keyifle poz verdiklerini göreceksiniz…

Bunlara ilaveten bir de restorasyonu halen devam eden Bey Mahallesi var..
Tarihi evlerin avlularına kurulu küçük kafeleri, dar sokakları, Oyuncak Müzesi, Cenani Konağı Kültür Sanat Merkezi gibi güzelliklerinin yanı sıra benim yolumu her gün buraya düşürmeme sebep birçok özel adresi de var ki, bunlar için de ayrı bir yazı hazırlamak niyetindeyim.. Siz şimdilik bu mahallede en keyifli çay molalarının geniş ve serin avlusu ile tarih kokan eski bir Ermeni konağının bahçesine kurulu Papirus’da verildiğini not edin yeter..

Uzun bir aradan sonra yurtiçinde yaptığım bu ilk gezinin gerçek anlamda ‘tadı damağımda kaldı’.. Neyse ki son derece uygun uçak bileti kampanyaları yapılıyor ve bu sayede Gaziantep’e en azından yılda bir haftasonunu ayırmak hiç zor değil…
Hatta hazır şu anda bir sürü kampanya varken acaba kış için bir bilet alsam mı? :))

harika copy

8 thoughts on “GAZİANTEP HARİKASIN

  1. esra yılmaz

    oku oku oku doyamadım harika bir anlatım ,valla hepsini tek tek aynı şekilde yapmalıyım dedirtecek kadar güzel tespitler ve iyi öneriler .elinize ,kaleminize ,yüreğinize sağlık.

  2. aysun

    Elinize sağlık çok güzel açıklayarak yazmışsınız bizde 29 mayıs 1 haziran tarihleri arasında antep te olacağız yazınız bize gerçekten çok yararlı olacak umarım bizde sizin kadar keyifli dört gün geçirebiliriz ( araba kiralamayı önerir misiniz ) teşekkürler.

    1. Gezici Günlük Post author

      :) Çok mutlu oldum, teşekkürler.. Biz sadece Halfeti’ye giderken kiralamayı düşündük ama tek gün için kiralama yapmaya pek yanaşmıyor firmalar. Gaziantep içindeyse hiç ihtiyacımız olmadı. Ben yurtdışında hep toplu taşıma kullanıyorum, kendi yurdumu gezerken de öyle yapmaya çalısıyorum. Gaziantep’te metro var, minibüs var, çok gerekirse kibar taksiler var.. şehir merkezinden çok uzaklaşmayı düşünmüyorsanız bol bol yürüyün, kebaplar için karnınız acıksın :)) Size çok keyifli bir seyahat dilerim, umarım şehri seversiniz. Sevgiler..

      1. aysun

        Gaziantep i gezip görüp ve bol bol yemek yedikten sonra tekrara merhaba gerçekten herşeyin çok güzel olduğu özellikle yemeklerin harika oldu bu şehir de 4 gün kaldık sizinde beğendiğiniz mekanlarda yemek yedik gerçekten hepsi süperdi. Katmer harika ötesi, Aşina mükemmel, İmam Çağdaş ı vasat buldum ali nazik beklentimi karşılamadı simit kebabı çok kuruydu aşırı gürültülü kalabalık ve valeleri saygısız,Papirus evet güzel ama çok bakımsız ve pis görünüyordu zahter çayı ve kahve güzel , Tahmis Kahve güzeldi, hanların hepsi çok hayat dolu, esnaf cana yakın baklavada Koçak favorimiz oldu, şöbiyette Zeki İnal müh te şemmm Halil usta da sadece küşnemeyi beğendim sizin gitmediğiniz Antepevi restorant vasattı yuvalama lezzetliydi içli köfte iyi sayılırdı Zeugma Mozaik Müzesi harıka( girişler artık 10 tl olmuş) Halfeti rüya gibiydi gezimizin en keyifli anlarını orada yaşadık.Araba kiralamaya gerek yokmuş her yer birbirine gerçekten çok yakın . Evet antep gezimiz keyifliydi sizin katkınız çok oldu bizlere teşekkürler( beyranı Uğrak diye bir lokantada içtik beyin kavurması ve vitamin dedikleri birşey vardı çok çok güzeldi ama çok acııııı)

  3. Ezgi

    Gaziantepi sevmeniz çok hoşuma gitti. öyle güzel anlatmısınız ben antepli olarak doyamadım.
    Misafirimiz olarak bi daha bekleriz Sizi (:

    1. Gezici Günlük Post author

      Çok mutlu oldum, bir gezi yazısının o şehrin yerlileri tarafından takdir edilmesinden daha güzel bir hediye olamaz. Çok teşekkür ederim. Gaziantep’i çok sevdim ve tekrar gelmeyi çok istiyorum. Umarım 2015 içinde olur (: Çok sevgiler..

Comments are closed.