TOSKANA’NIN BERRAK SUYU: ELBA

By | 18 Ağustos 2017

isola_elba_gezi_notlari_floransadan_elba_adasina_nasil_gidilir

Floransa günlerimizin en keyifli yolculuklarından birini Elba Adası’na yapmıştık. Toskana bölgesinin incisi Elba, daha çok yerlilerin gizli tatil cenneti olarak kalmış; turist rehberlerinde şimdilik çok dikkat çekmese de bundan sonra adını daha fazla duyacağımıza inandığım, kendi halinde, tipik, naif, ada gibi ada!.  Bir Sardunya, bir Capri adası hiç değil.. Olmasın da..

Tüm bir haftasonunu geçirmek ya da daha uzun bir deniz tatili için tercih edilebilecek adaya biz ancak bir günümüzü ayırabildik. Bu tanışma mahiyetindeki bir günlük gezi adadaki yaşam ve doğa hakkında fikir sahibi olmak ve geleceğe dair ada ile ilgili daha uzun planlar yapmak anlamında oldukça faydalı oldu.. 

isola_elba_adasi_gezi_notlari

Adanın merkez kasabası Portoferraio; mimarisi ve pastel tonları ile daha çok Güney Fransa’daymışsınız etkisi yaratıyor. Bu benzerlikte de Napolyon’un etkisi olmuş mudur diye düşünmeden edemiyorum.. Bir süre kızkardeşi ile birlikte burada sürgün hayatı yaşayan Napolyon adanın kaderini değiştirmiş, sosyal hayat gelişmiş, bağcılık başlamış; adanın üzümlerinden Aleatico, Moscato ve Ansonica şarapları ün kazanmış..

isola_elba_adasi_gezi_notlari_floransa

Bu kendi halinde adaya Napolyon dokunuşu öyle etkili olmuş ki bugün hala onun adı ile birlikte anılıyor; bir turizm tetikleyicisi olarak kullanılıyor, adadaki ürünlere (şarap, bira) marka oluyor.. Onun yönlendirmeleri ile harekete geçip üreten bu çalışkan ada halkını temsil eden arı figürlü Elba bayrağı da yine Napolyon’un mirası. Napolyon’un o dönem yaşadığı ev şimdilerde bir müze. Evi ziyaret etmeye değer iki detay ise arka bahçesindeki harika bir Punta della Madonina manzarası ve Jacques-Louis David’in meşhur “Alpleri Geçen Napolyon” tablolarından biri.. Bir an için “bu tablo orijinal mi?” diye düşünebilirsiniz; evet, orijinal.. Louis David bu tablodan farklı renk tonlarında beş tane yapmış ve herbiri farklı müzelerde sergileniyor; birisi de bir dönem yaşadığı bu evde..

isola_elba_napoleon_louis_david

Adada ayrıca manzaralı kocaman bir Medici kalesi var ki; Mediciler için bu ada stratejik anlamda çok önemliymiş çünkü o zamanlar çok kıymetli olan “tuz”a kavuşma sebepleriymiş..Toskana bölgesinde ekmeğin tuzsuz olma nedeni bu ada öncesinde kıyılara hakim olamamakmış ve bu adayı ele geçirince zamanın çok kıymetli maddelerinden tuza sahip olabilmek Medicilere ayrı bir güç kazandırmış.. Bu heybetli kale de bu yüzden bu kıymetli adaya kondurulmuş..

isoa_delba_elba_adasi_floransa_gezi

Adada elbette muhteşem plajlar var ama Portoferraio’daki  Spiaggia Le Ghiaie sıralamada üst sıralarda yer alan en iyilerden biri.. Biz Napolyon evi ve kaleden  sonra günümüzü geri kalanını bu plajda geçirdik. Plaj ücretsiz olarak serbestçe kullanılabildiği gibi plajdaki birkaç tesisten şemisye ve şezlong da kiralanabiliyor.. Önce bu plajdaki La Bussola’da öğle yemeği yedik.. Taze deniz mahsullu makarna ve ada şarabı.. Yemeğim öyle güzeldi ki üzerine adanın tatlısı “schiaccia briaca” yı deneyerek yemeğin damağımda kalan tadını hemen silmek istemedim.. Çünkü o makarnanın içindekiler “denizin dibinden bir kaşık almak” gibiydi.. Bunda yemeğe eşlik eden deniz manzarasının, suyun o muhteşem renginin de etkisi olmuştur eminim ki..

isola_elba_la_bussola_yemek

Denizin rengi tam olarak “Acqua Elba” rengi. Bu, adanın suyu ile yapılan buraya özel bir parfüm; Toskana bölgesinde sık sık su yeşili tonunda dükkanları karşınıza çıkacak; dükkanın içinden gelen ferah ve temiz koku ilginizi çekecektir..  Elba’da yüzerken sanki tamamen bu kokudan yapılmış büyülü bir denizde gibiyim.. Plaj beyaz çakıllardan oluşuyor ama bu taşlar bile farklı.. Herbir beyaz taşın bir köşesinde birisi alıp elle tek tek boyamış gibi siyah bir benek var..kuruyunca gri mavi oluyor.. Plajda kaldığımız sürenin neredeyse tamamını suyun içinde ve bu taşlarla oynayarak geçirdim.. Ve elbette gelirken birkaç taneyi yanıma almayı ihmal etmedim..

isola_elba_ghiaia

Akşamüstü kıyıdaki dondurmacıdan birer külah kapıp Portoferraio’nun merdivenli sokakları, kapıları çiçekli evleri, kapılarda oturan komşu teyzeleri arasında bir yürüyüş yaptık.. Adadan ayrılmadan önce üzerinde adanın haritası olan bir kurulama bezini (kahvaltıda masa örtüsü yapmak üzere) ve adanın eski artisan dükkanı Fiorella’dan el yapımı bir deri aksesuarı alıp dönüş feribotumuza atladık..
Ben Elba’yı çok sevdim; gelecek yıllarda birkaç gün kalıp, diğer güzel koylarını, gizli köşelerini keşfetmeyi, kendimi buradaki sakin ada hayatına biraz kaptırmayı çok isterim.

isloa_elba3

Elba’ya ulaşmak için araç kiralayıp Piombino’ya gelip buradan feribot ile adaya geçmek; Piombino’ya kadar tren ya da otobüs ile gelip feribot ile adaya geçtikten sonra adada araç kiralamak genellikle kullanılan yöntemler.. Ama bunlar için en azından haftasonunu komple buraya ayırmak gerekiyor..

Elba’ya  Floransa’dan günübirlik gitmek biraz zor ama imkansız değil. Bunun için iki alternatif var. Günübirlik Elba turu almak ya da bu turun bireysel olarak kopyasını çekmek..

FlorenceForFun şöyle bir program yapıyor; Sabah 7’de Floransa SMN tren istasyonunda tur grubu ile buluşup 7.30’da toplu trene biniliyor.(kalabalık olursa otobüs ile de gittiklerini söylüyorlar ama ben sürekli bu şekilde tren ile yapıldığını düşünüyorum)  Tren 2,5 saat sonra Piombino’ya varıyor ve oradan hemen yarım saat içinde feribota geçip Elba’ya doğru yolculuğa başlanıyor ve yaklaşık 1 saat sonra Portoferraio limanına varılıyor. Limandan yürüyerek önce Napolyonun evine çıkıp müze ziyareti yapılıyor; ada hakkında bilgi içeren  bir yürüyüş ile plaja varılıyor. Buradan itibaren buluşma saatine kadar herkes serbest; dönüşte limanda buluşup yine feribot, tren yolculukları sonrası akşam 22:30 civarı Floransa’ya varılıyor.. 99€’ya satılan bu turun bana göre tek esprisi sizi bir gün içinde gidip dönmeyi garanti edip zamanlamayı tutturmanızı sağlaması.. Çünkü bu adamlar aktarmasız tren, bir feribot firması ile gidiş diğeri ile dönüş gibi küçük detaylarla bir rota oturtmuşlar; siz kendiniz günübürlik bir program yapmak için araştırırken işin içinden çıkamayıp vazgeçebilirsiniz.. Aslında aynısı yapılır mı? Yapılır..

İşte şöyle;

Eğer kendiniz gitmek isterseniz Floransa SMN’den sabah 7.20 civarındaki ilk (aktarmasız) trene binin. Piombino’ya  gelince ilk gördüğünüz durakta değil, Piombino Marittime’de inip hemen limanın karşısındaki binadan ilk kalkacak feribota bilet alın -ki muhtemelen BluNavy olacaktır. Akşamüstü dönüşte de 6 feribotuna binip (bu kez muhtemelen Toremar) karşıya geçer geçmez hemen tren istasyonuna koşturup trene atlıyorsunuz. 18:45 gibi bir tren bir de 21:30 gibi son tren oluyor; son treni kaçırırsanız burada kaldınız demektir.. Böyle bir plan kendiniz giderseniz 75€ civarında bir maliyete çıkıyor.. Benzer bir program oluşturmak için trenitalia, BluNavy ve Toremar‘ın kendi sitelerinden gitmeyi planladığınız güne göre sefer saatleri ve fiyatları kontrol edip net planınızı oluşturabilirsiniz; hatta aynı planın bir gece konaklamalı versiyonunu bile düşünebilirsiniz..  Yol kısa değil ama tren yolculuğu çok da sıkıcı değil.. Yanınıza uzun yol boyunca atıştıracak birşeyler ve okuyacak dergi kitap falan alırsanız zaman hızla geçer..

Peki Elba Adası sadece bir gün için bu uzun yola değer mi? Yüzdüğüm o  güzel denizi düşününce kesinlikle değer.. Ama yine de eğer Floransa’da geçirecek çok fazla gününüz yoksa ve amacınız sadece denize girmekse Viareggio ya da Castiglioncello’ya da gidebilirsiniz.. Ancak pırıl pırıl sularda yüzüp ada havasında arınmak istediğiniz bir tatil için Elba aklınızın bir köşesinde olsun..

isola_elba1isola_elba2

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir