ÇOK BİLENLER İÇİN PARİS

By | 24 Mayıs 2015

paris_yeme_icme_notlari_anthony_bourdain

Yine bir Bourdain programına rastlamışım televizyonda; istikamet Paris’miş..ekranda takılıp kalmışım.. Şef, yazar, gezgin Anthony Bourdain daha çocukken gittiği ve mutfak aşkına kapıldığı Fransa’da, çok sevdiği Paris’te yeni akımların peşinde, şehrin yerlileri ile geziyor bu kez. Her semtte bir Paris yerlisi ile buluşup sadece lokallerin bildiği lokantaları deniyor..anlatıyor.. Bunu izleyen Gezici Günlük boş durur mu? Hemen geçiyor klavyenin başına.. Paylaşmaya alışmış bir kere; programda gördüğü tüm adresleri paylaşmaya başlıyor.

Önce bir başlık bulması lazım yazıya.. düşünüyor..çabuk buluyor: Çok Bilenler İçin Paris!. Çünkü tam da programın başında Le Fooding Paris’in editörlerinden biri var Bourdain’in karşısında ve şöyle diyor: Evet, ben de her Parisli gibi 5 yaşından beri hiç Eiffel Kulesi’nin oraya gitmedim!.. İşte tam da bu!.. Bu adresler Paris’i lokal gibi yaşamak isteyen, turist olmaktan uzak anlayıştakilerin işine yarayabilir.. Birinci değil, bilmem kaçıncı Paris seyahatini yapacaklar hariç kimse bunları okuyup kendini üzmesin.. Daha doğrusu onları yanlış yerlere gördererek ben onları üzmeyeyim !..

Pek ukala ve pek uzun açıklamamdan sonra kimi klasik, kimi çok yeni, kimi tanıdık Bourdain Paris listesine geçebiliriz.

Au Passage –  11. bölgede yer alan son derece gösterişsiz bu lokanta özellikle öğle yemeği için çok özenli ve iyi tabaklar sunuyor. Aynı zamanda bir şarap ve tapas barı olan mekanda yemek üzerine gerçek bir Parisli gibi peynir tabağı söylemelisiniz.

L’Avant Comptoir – 6. bölgede yer alan bu mekanın en büyük özelliği masada değil, ayaküstü yemek yeniyor olması. Masa diktatörlüğünü yıkmak üzere bir mantık ile servis veren mekanda herşey küçük tabaklarda meze tarzı küçük porsiyonlar halinde yeniyor.

Aux Deux Amis – 11 bölge’de Oberkampf üzerindeki bu klasik bistro görünümlü mekanda modern yorumlanmış  meze tarzı paylaşımlık tabaklar ile birçok farklı çeşidi tadabilirsiniz.

Paul Bert – İşte bunu biliyor olabilirsiniz. Çünkü Paul Bert Paris’in klasik Bistrot mutfağının en klasik ve en iyi temsilcilerinden. Eskinin bilinene klasik Paris tabaklarını denemek için 11. bölgedeki bu bistro doğru tercih olacaktır.

Septime – Yine 11. bölgedeki mekan, endüstriyel dokarasyonuna karşın en klasik Fransız yemekleri -ama daha modern ve yenilikçi yorumlarla- sunuluyor.

Le Camion Qui Fume –  Yani baya bildiğiniz dürüm-trak!.. Gezen lokanta.. Paris’te çok iyi bir Amerikan Hamburgeri yemek isterseniz sitesinden aylık rotasını kontrol etmeyi unutmayın.

Le Dome – Montparnasse’ta bir klasik. Şöyle istiridyeli, salyangozlu malyangozlu şık bir deniz mahsulu tabağı yemek isterseniz ve de özellikle bunun için iyi bir bütçeyi gözden çıkardıysanız buyrun size adres.

Brasserie Wepler –  Çok iyi bir “brasserie” deneyimi için Place Clichy’deki 100 yıllık bir aile işletmesi olan Wepler sizi mutlu edecektir.

Urfa Dürüm – Hayır, yazıları birbirine karıştırmadım!.. Urfa Dürüm, Paris’in göçmenlerle dolu kozmopolit bölgesi, şimdilerde hipsterların gözdesi 10. bölgede taburede oturarak dürüm kebap yiyebileceğiniz popüler mekanı. Dikkatinizi çekmek isterim ki Bourdain’i buraya “fena halde hipster” biri getirdi!..

La Palette – Şimdilerde Paris’te rastgele girdiğimiz bistrolar, o meşhur bulvar kafeleri hep ticari kaygılara teslim, hazır soslar, kalitesiz malzemeler ile “Fransız mutfağı” denen efsaneyi içten yıkmakla meşgul.. Klasik bir Fransız kafe menüsü bulmak zor. Saint Germain’deki La Palette hala eski formüllerini koruyan ender adreslerden biri..

Las du Fallafel –  Marais’deki bu falafelciyi uzun kuyrukları sayesinde zaten bildiğinizi varsayıyor, bu kez üzerinde fazla durmuyorum..

Le Baratin – Notlarımda olduğu halde bundan önceki Paris ziyaretlerimde es geçip gitmediğime hayıflandığım Baratin çok sevdiğim Belleville’de.  Genç ve çok özel şaraplardan oluşan bir şarap koleksiyonu ve günlük olarak değişen birkaç tabaktan oluşan bir mutfak menüsü var. Kesinlikle “yerel” ve “tarz” bir adres.

La Verre Volé –  10. bölgede bir bistrosu, 11 bölgede de şarap kavı ve gurme dükkanı olan Va Verre Volé, tahmin edildiği üzere iyi şaraplar ve yaratıcı tabakları ile samimiyet vadediyor.

cuneyt_ayral_benim_parisim_kitap.jpeg

Tüm bu adreslerden sonra yine Paris çok bilenlerine bir de kitap önerim olacak.

Cüneyt Ayral’ın Oğlak Yayınları’ndan yeni çıkan kitabı Benim Paris’im

“Fransızların piknik yapma gelenekleri ünlüdür.. Son yıllarda Paris’te başlayan beyaz örtülü geceler de bu eğilimin göstergesi. Herşeyin beyaz olduğu dev ziyafet masaları şehrin köprülerinden dev alanlarına kadar kuruluyor ve yalnızca birbirini davet etmiş olanların katıldığı bir açık alan sofrası oluşturuluyor şehirde..” Bu, kitaptan küçük bir alıntı..

Şehrin içindeki tek üzüm bağından, göçmen mahalleleri gözlemlerine, yine lokanta, kafe, yeme içme önerilerine, ahlak sınırlarını zorlayan partilere kadar Paris’e dair onlarca ayrıntı… Paris’te yaşayan bir yazarın gözünden Paris rehber kitaplarında pek de rastlayamayacağımız sürprizli bilgiler, ironik gözlemler.. İnanın biz çok bilenlerin bile gözden kaçırdığı pek çok bilgi var Benim Paris’im’de. Bu kitap, Paris’e dair bambaşka bir bakış açısına ek olarak yine Paris özlemi de yarattı bende.. hazır yeni adresler de biriktirmişken acaba gitmeli mi yine?..

 

2 thoughts on “ÇOK BİLENLER İÇİN PARİS

  1. Pingback: PARİS YENİDEN | Gezici Günlük

Comments are closed.