BİR MASAL ROTASI: BERNINA EXPRESS

By | 9 Ocak 2018

Yılın son gününden yapılan masal gibi bir tren yolculuğunu anlatmak istiyorum bugün.. Hem ilham versin, hayaller kurdursun hem de Bernina Express planı olanlar için yol göstersin..

Bu kez Milano’ya giderken bir günümüzü Bernina rotasına ayırmayı kafamıza koymuş hatta hangi gün yapacağımızı bile netleştirmiştik ancak biletleri önceden almadık çünkü Noel tatili dönemine denk gelmenin yaratacağı aksaklıklar olabileceğini düşünüp orada bakalım demiştik.. İyi ki de böyle yapmışız çünkü ani bir kararla Milano seyahatimizi uzatınca bu deneyimi daha da unutulmaz kılma şansımız oldu.. Tek bir cümlede özetlersem, sabah Milano’da uyanıp Como’ya göz kırparak dağ manzaraları arasında yol alıp; öğlen sıcak çikolatamızı St. Moritz’te içmek; sonra trene binip efsane manzaralar arasında Tirano’ya gelmek; şarap içerek Milano’ya dönmek ve birkaç saat sonra Navigli’da havayı fişekler altında 2018’e girmek hayallerimin de ötesine geçerek, Bernina deneyimini yaşadığımız o günü unutulmaz kıldı.. 

Şimdi Bernina Express trenine nasıl binilir, ne yapmalı, hangi rotayı takip etmeli anlatmaya başlıyorum;Bernina Hattı

Öncelikle bu hattan bahsetmeliyim.. İsviçre Chur ile İtalya Tirano arasındaki Alp dağları üzerinden geçen ve eşsizliği ile Unesco Dünya Mirası kapsamında olan bir tren rotası bu. Kırmızı tren, bu hatta oldukça ağır (saatte 45 km. ) bir şekilde ilerlerken 196 köprü ve 55 tünelden geçerek kıvrıla kıvrıla  süzülüyor ve yol boyu insanın gerçekliğine inanamayacağı kadar eşsiz bir manzara sunuyor.

Bu tren yolculuğunu yapabilmek için pek çok şehirden Chur ya da Tirano’ya ulaşmak ve hattı kullanmak mümkün. Yolculuğu tek yön yapıp rotanıza istediğiniz şekilde devam etmek ya da “round trip” şeklinde gidiş dönüş yapmak mümkün.. Kendi başınıza planlamak, zamanı ayarlamak gözünüzde büyüyorsa Bernina Express’i de kapsayan bir tura katılarak da bu hayalinizi gerçekleştirebilirsiniz. Tur ya da bireysel, her koşulda bunun için ayıracağınız bir tam güne ihtiyaç var. Chur-Tirano arası tren yolculuğu toplam 4 saat sürüyor ama Tirano-St.Moritz arası yaklaşık 2 saatlik farklı bir alternatif yapmak da mümkün..

Şimdi kafaları fazla karıştırmadan önce kendi Bernina deneyimimizden başlayarak biz nasıl yaptık anlatıyorum, sonra da alternatif yollar geliyor..

Bernina hattı ve Alpler Turu

Bernina’ya nasıl bineriz, tren geçişlerinin nasıl yaparız, zamanlamayı nasıl tuttururuz diye araştırırken bir alternatif olarak tur ile gitmeyi de aklımın bir köşesine yazmıştım. İlk planda bunu değerlendirmeyi düşünmüyorduk ama kalış süremizi uzatıp noel tatilinin İtalya içindeki tren hizmetlerinin aksatabileceğini idrak ettikten sonra bu alternatifi değerlendirmeye karar verdik. Birkaç gündür bölgedeki zorlu hava koşulları ve kar yağışını takip ediyordum; baya kar vardı.. Bir yanda da kendi başımıza gidersek 31 Aralık günü bir şekilde planladığımız rotada bir aksaklık olur da dağ başlarında gireriz yeni yıla, “ne olur ne olmaz” diye de düşünüp “yok yok en iyisi tur canım; onlar düşünsün, bizi bir şekilde Milano’ya geri getirsinler!” dedik ve biraz daha “değişik” ve son derece konforlu bu yolu tercih ettik..

Tura birkaç gün önceden kaydolmak gerekiyor. Milano resmi turizm ofisi; Cairoli Meydanı’ndaki Milan Visitor Center bu işi organize ediyor.. Dönemine göre değişmekle birlikte 13 saat süren tam günlük programın normal fiyatı 130€. Biliyorum hiç az değil ama eğer siz de benim gibi booking.com “genius” kullanıcı iseniz ve Milano konaklamanızı bu siteden ayarladıysanız bu tur için güzel bir indirim alabiliyorsunuz.. Tüm bunları gitmeden araştırmanızı öneririm..

Yolculuğumuz sabah 7’de otobüs ile başlıyor. Rahat koltuklarımıza kurulup kısa bir bilgilendirmeden sonra biraz uykuya dalıyoruz.. Rehberimiz bizi Como gölü manzarasının başladığı noktada uyandırıyor. Otobüsün sol tarafında bir koltuk seçerseniz manzara her Como geçişinde olduğu gibi muhteşem..Como geçişinden bir süre sonra ilk molamızı verip gayet düzgün bir yol kenarı işletmesinde (Moreschi) kahve-çörek ile kahvaltı yapıyoruz..  Bu molanın ardından artık gerçek güzel yol başlıyor ve kıvrıla kıvrıla yukarılara tırmanmaya, dağ kasabalarından kaplıcalı köylerden geçmeye başlıyoruz.. Yol üzerinde Acquafraggia şelalesi ve Sondiro’ya bağlı şahane kasaba Chiavenna en ilgimi çeken yerler oluyor.. Bir gün buralara da ayrıca gelmenin hayalini kuruyorum..

Yeşillikli yol manzararaları giderek yerini karlı manzaralara bırakıyor ve ara ara rehberimizden geçtiğimiz yer, yemekler, kültür, dil, coğrafya ile ilgili bilgiler alarak İsviçre sınırına doğru ilerliyoruz.. İki Avrupa birliği ülkesi arasında sınır geçişi rehber uyarmasa hissedilmeyecek şekilde “vınn” diye tabi!..  Geçtiğimiz yerlerde kültürler ve diller de birbirine karışmış.. Bu civarda yaşayanların üç dil konuştuğunu öğreniyoruz..  Bol virajlı, ve bol manzaralı bu yollar bizi ağır ağır St. Moritz’e doğru ulaştırıyor.. Yol üzerinde donmuş bir gölde fotoğraf molası veriyoruz ve hemen ardında da kısa bir süre sonra St. Moritz’e varıyoruz.  Bu noktada otobüsten tüm eşyalarımızı alıp tamamen terk ediyoruz çünkü araç buradan direkt Tirano’ya gidecek ve bizi Bernina Treni sonrasında karşılamak üzere orada bekleyecek.. (Bu arada sanırım yoğunluğa ve günün hava şartlarına, trenlerin durumuna göre tur şirketi rotayı tersten de uygulayabiliyor; yani önce Tirano’ya gidip trene bindiriyor ve St.Moritz’ten dönüşte otobüse alıyor şeklinde.. bunu da oraya uğradığınızda netleştirebilirsiniz..)

Rehberimiz trene nerede bineceğimizi ve St. Moritz ile ilgili pratik bilgileri paylaştıktan sonra hepimiz dağılıyoruz; tren saatinde buluşana kadar burada yaklaşık 1 saat serbest zamanımız var..

Merhaba St. Moritz

St. Moritz özellikle kayakseverlerin çok tercih ettiği lüks kış beldelerinden biri.. Son derece lüks tesisler, üst sınıfa hitap eden bir kış tatili anlayışı hakim.. Buraya kayak yapmaya gelmediğimize göre merkezinde kısa bir yürüyüş ve küçük güzel bir anı bize yetecek.. Şansımıza 3 gündür yoğun yağan kar durmuş mis gibi bir güneş parlıyor gökyüzünde.. Merkezdeki pek çok lüks butiğin önünden geçerek adımlarımızı Hanselmann‘a yöneltiyoruz.. Çünkü İsviçre’deyiz ve burada olduğumuz sıcak çikolatadan belli olsun di mi!.. Bu ünlü çikolatacının hem pastane bölümü hem de restoran hizmeti veren bir salonu var.. Salona geçip cam kenarında bir masaya oturuyor ve siparişimiz ışık hızı ile veriyoruz.. Birer fincan güzel sıcak çikolatayı içip kredi kartı ile ödüyoruz.  (Euro kabul ettikleri ama para üstünü frank olarak ödedikleri söylenmişti; hiç bu detayla uğraşmamak için kart en iyisi..) Sıcak çikolata Paris’teki Angelina ya da Les Deux Magots’taki gibi yoğun değil ama yine de tadı çok güzel.. Bilemiyorum, belki de ortam güzel, durum güzel, ondan..

Bu küçücük mola, bacası tüten masal evi manzarası karşısında çok güzel bir anı bırakıyor.. çıkıp sokaklarda yürüyoruz.. Çikolatacının karşısındaki dükkandan bir St.Mortiz magneti ve birkaç eski illüstrasyonlu kartpostal alıyoruz.

Meşhur Kulm Otel’in önünde at arabalarına baktıktan sonra göl kenarına inip arkamızda donmuş göl ile bol bol fotoğraf çekiyoruz.. Zaten böylece bir saat de hızla geçmiş oluyor ve en heyecanlı kısma başlamak üzere tren istasyonuna varıyoruz.

Bernina trenindeyiz!

Biz trene Stç Moritz’den biniyoruz. Önümüzde Tirano’ya kadar 2 saatten biraz fazla sürecek bir yol var. Trende fotograf ve keyif açısından sonlarda bir vagonda olmak önemli çünkü o zaman önünüzde kıvrılan vagonları izleyebiliyorsunuz. Tur ile gelmenin avantajı olarak bize güzel bir vagon ayarlanmış ve rehberimizin yolculuk başlayınca rahatça hareket edelim ve fotograf çekebilelim diye fazladan birkaç boş koltuk da ayarlamış. Bizim trenimiz panaromik pencereli değil ama tüm pencereleri açılabiliyor o yüzden yol boyunca başımızı uzatıp izleyebileceğiz.. Bu arada bir not; bireysel ya da tur olarak gelseniz de bilet fiyatları aynı olmakla birlikte bu hatta adı Bernina Express olmayan ama aynı hızda ve aynı şekilde giden, tamamen aynı deneyimi sunan başka trenler de var. Biz de şu an aslında onlardan birindeyiz. Tek fark; penceremiz panaromik değil ama açabiliyoruz! Daha önce bir deneyimden panaromik camlı trende yolculuğun zevkli olduğunu ama çok yansıma yaptığı için hiç güzel fotoğraf çekemediklerini okumuştum.. O yüzden biri birinden iyi diyemiyorum ama ikisinin de kendine göre farklı avantajları var gibi geliyor bana.. Mesela yine bu trende yiyecek içecek hizmeti yok ama hepimiz ufak tefek atıştırmalıklar ile bindik; hazırlıklıyız..

Yerlerimize geçiyoruz, Bernina rotası bilgi broşürleri dağıtılıyor ve tren yolculuğumuz başlıyor; hepimizin yüzünce bir heyecan ve kocaman bir gülümseme.. İlk 10 dakika pencereler kapalı ve çekingen gidiyoruz ama daha sonra hemen camlar fora oluyor ve başlıyoruz treni ve manzarayı birarada izlemeye, fotograflar, videolara çekmeye.. Sanırım bir tur grubu ile gitmenin br avantajı da bütün vagonu kapladığımız için birbirimizle yer değişerek, birbirimizin fotografını çekerek, vagon içinde rahatça dolanabilmek rahat hareket etmek oluyor.. Çünkü ara ara zıt yöndeki trenlerle karşılaştıkça -ki panaromik pencereli orijinal Bernina dahil- onların ne kadar da uslu oturduğunu gözlemliyorum!. Önemli noktalarda tren içinde kısa bir bilgi anonsu oluyor ama bize rehberimiz daha ayrıntılısını kulaklıktan zaten ara ara veriyor.. “Birazdan manzara geliyor” diye ara ara tüyolar veriyor. Trenin içi gayet sıcak ama sürekli açık camlardan gelen serin dağ havasına karşı bereli olmakta fayda var.

Yolculuk 1775 metrede St. Moritz ile başladıktan sonra pek çok duraktan geçerek daha yüksele doğru çıkıyor.. En yüksek nokta 2252 metredeki Ospizio Bernino’dan sonra yavaş yavaş inmeye başlayarak yine istasyonlarda dura dura ilerliyor ve 429 metre ile en düşük nokta Tirano’ya varıyor.. Geçtiğimiz istasyon binalarının kurabiye gibi görüntüsü, donmuş göller, inanılmaz doğa manzaraları, kıvrımlar, köprüler, tüneller bu yolun en keyifli anları.. Hele bir an bir ağacın altında gördüğüm geyik iye bir bakışma anımız var ki..asla unutamam!.. Tren finale yakın Brusio noktasında da ilginç bir deneyim sunuyor.. Burada tren 360 derece kıvrılarak bu kasabayı bir tepeden bir aşağıdan iki kez görme şansı vererek ilginç bir görüntü sunuyor..  ve finalde de neredeyse şehir içine, evlerin arasına dalan vagonları ile tren Tirano’ya varıyor..

Tirano şirin, tipik bir İtalyan kasabası. Burada da yine dolaşmak için birazcık serbest zamanımız var. Bu küçük kasabayı çok önemli kılan kilise Santuario Madonna di Tiran tam kasabanın merkezinde konumlanıyor; hemen etrafında da lokanta ve kafeler, hediyelik eşya dükkanları sıralanıyor.. Eğer St.Moritz’de magnet alamadıysanız burada o da var.. Biraz etrafa bakındıktan sonra trende ufak tefek atıştırdığımız ama kahve içemediğimiz için önce rastgele bir yere girip bankoda birer espresso içiyoruz.. Çıkınca da 1910’dan beri hizmet veren Antico Forno Tirano’dan “zeytinli focaccia”lar alıp otobüsümüze geçiyoruz..

Artık yolculuğumuzun son kısmında, Milano yolundayız.. Haifi acıkmışız.. ya da çantadaki bir şey aklımızı çeliyor!. Focaccialarımıza eşlik etmesi için bir gün önce yolculuk çantasına attığım ve gün boyu sırtımda taşıdığım küçük şişe şarabı açmanın artık zamanıdır!.. Bardaklar plastik ama manzara gerçek!.. Az önce zirvesinde olduğumuz dağların uzantılarına bakarak günü batırıyoruz; plastik bardaklarımızı bu güzel gün için tokuşturuyoruz.. Otobüsümüz Milano öncesinde bir kısa mola daha veriyor acıkanlar ve ihtiyaç duyanlar için…sonrasında yeniden Milanomuzdayız!.. Birkaç saat sonra burada Milano’da, hafızamızda günün muhteşem anıları ve “nasıl yaptık yaaa” coşkusu ile yeni yıla gireceğiz!.

Bütün günü bir başkası bizim için organize ettiğinden ve buluşma saatleri dışında hiçbir şeye özen göstermemiz gerekmediğinden hiç stres, sıkıntı yaşamadan, hiç zorlanmadan, yorulmadan bu manzaralı hayal yolculuğunu tamamlamış oluyoruz. Ne uzun, ne kadar dolu dolu ve muhteşem bir gündü..

Bu şekilde gitmeyi, çocuklulara, risk almak istemeyenlere, konforuna düşkünlere bir de özellikle Kasım-Şubat arası kışın sert geçtiği dönemde ve günler kısayken gidenlere kesinlikle tavsiye ederim. Kendim bu şekilde tekrar gider miyim? Kesinlikle evet! Eğer yine bir kış günü bunu yapmak istersem yine tur ile gidebilirim ve çok da keyif alırım.. 

Ancak eğer bahara denk getirirsem -ki bir de o halini görmek isterim bu rotanın- işte o zaman biraysel bir Bernina gezisi organize ederim..

Şimdi de onun için püf noktalarını araştırdığım ve gördüğüm/tecrübe ettiğim şeyleri harmanlayarak anlatıyorum;

Bernina Express Yolculuk Planı

Başta da söylediğim gibi tren yolculuğunu bireysel olarak yapmak için Chur ya da Tirano’ya ulaşmak ve buradan trene binmek gerekiyor. Ben Tirano’dan başlayacak şekilde anlatacağım ama tam tersini düşünerek Chur yönünden de planlayabilirsiniz.

Milano’dan (ya da başka bir italyan şehrinden) bu trene binmek üzere Tirano’ya Trenitalia hatlarını kullanarak tren ile ulaşabilirsiniz. Milano Centrale istasyonundan aktarmasız Tirano treni var. Tren Como kıyısından geçeceği için yine manzara için sol tarafta koltuk seçmeli.

Bernina Express tren biletleri 3 ay önce satışa çıkıyor ve hakkında ayrıntılı bilgi RHB Rhaetian sitesinden alınabilir bilet fiyatları ve rota incelenebilir. (Elbette şu an baksanız hemen yarına bilet bulmak da mümkün olabilir ama garantiye almak için araştırmaya erken başlanmalı.) Eğer panaromik vagon seçerseniz yer için ayrıca bir fark da ödemeniz gerekiyor.. (Bildiğim kadarıyla panaromik vagonda 1. sınıfta camlar açılabiliyor ama 2. sınıfta açılamıyor.. ve arka vagon seçmek biraz daha pahalı..)

Ayrıca bu hattın bağlantısı olarak Tirano’da trenden indikten sonra Tirano-Lugano arası manzaralı bir otobüs yolculuğu da ekstra bir ücret karşılığında eklenebiliyor ancak bu otobüs Kasım-Şubat arası hizmet vermiyor.. (Nisan-Ekim arası hergün 2 sefer; çalışıyor olduğu diğer zamanlarda da Perşembe’den Pazar’a çalışıyor ama Aralık ve Ocakta kesinlikle yok.. Tüm bunlar paylaştığım bağlantıda ayrıntılı olarak mevcut. Eğer bu otobüs gidiş ya da dönüşte tercih edilirse Milano-Lugano arası tren bileti yine Trenitalia ‘dan alınabilir.. (Trenitalia regionale trenlerinde 2. sınıf bilet bulmak son derece kolay ve fiyatı hep uygun olduğu için önceden almaya gerek yok; yolculuk anında da bulunabilir..

Bir bonus; pek çok kişi Bernina Express biletini İsviçre trenyollarından almak yerine Alman trenyolu sitesi üzerinden alındığında çok daha ucuza getirilebileceğini söylüyor. Bunun için de bileti üç ay önceden DB sitesinden bakıp rotayı Freiburg -Tirano şeklinde almak gerekiyormuş..(tabi böyle olunca biletin belli bir kısmını kullanmıyor, siz sadece Chur-Tirano arası kısmı kullanıyorsunuz)

Şimdiye kadar instagram paylaşımlarımda en çok hangi mevsimde gitmeliyiz sorusu geldi.. Bence -okuduklarımı ve gördüklerimi de düşününce- bu rota her mevsim başka tatta ve çok güzel olur.  ve hatta kesinlikle birden fazla kez yapılabilir..  Önemli olan önceden iyi araştırıp tren saatlerini karşılaştırmak ve iyi bir planlama yapmak.. Ben gelecek sefer baharda, günlerin daha uzun olduğu bir dönemde tekrar yapmak istiyorum ama sanırım yine orijinal Bernina Express yerine normal trenleri seçip Milano –  Tirano – Chur – St.Moritz (mola) – yeniden Tirano –  otobüsle Lugano ve oradan Milano şeklinde sabahın köründen geceyarısına yakın bitecek daha yorucu bir günübirlik “roundtrip” deneyeceğim..Ama asıl güzel olan; bundan sonra Milano’da ekstradan harcayacak bir günüm olduğunda hep bunu tekrar tekrar yapabilme ihtimali!..

Bunun dışında kısa küçük notlar:

Trende tuvalet var.. Orijinal Brenina Ekspres’te ufak tefek ihtiyaçları giderecek kafe/bar var ama normal trende yok. çantada atıştıracak birşeyler olsun.(Ben ultra tedbir ve konfor insanıyım; sırt çantamda sadece şarap yoktu.. azar azar ciklet, çikolata, kraker, meyve ve su da aldım ve gün içinde ihtiyaç duydukça çantadan çıkarıp kullandık.)

İki vagon arasında tek koltuklu bir bölüm var; diyelim ki penceresi açılmayan vagondasınız, buraya çıkıp camdan bakmayı unutmayın.

Trenin içi sıcak ama Tirano ve St.Moritz (ya da Chur) oldukça soğuk olacak; kış aylarında “kar”a uygun giysiniz olsun. Yaz için de ufak bir tedbiriniz olsun..

Bernina treninde  arka vagonlarda oturmak avantaj ama sağ ya da sol farketmiyor; her yer full manzara!. Milano-Tirano arası solda,  Tirano Lugano arası yine solda oturmak manzara açısından avantajlı.

Bir de tüm yolculuk boyunca pasaportunuz yanınızda olsun..

Bir de son olarak; eğer İsviçre Alpleri’nde geçirebilecek daha geniş zamanınız ve ayırdığınız bütçeniz varsa işi biraz daha büyütüp St.Moritz-Zermatt arası manzaralı bir yolculuk için Glacier Express rotasını incelemeyi unutmayın!. Kimbilir belki de ikinci aşama bu olur.. Biz yapılacaklar listemize çoktan ekledik bile!..

3 thoughts on “BİR MASAL ROTASI: BERNINA EXPRESS

  1. Humay Besimoglu

    Detaylar için çok teşekkür ediyorum. . Okuyunca hemen bir organizasyon yapma arzusu içinde oldum. .. kiş bitmeden , beyazlik içinde görmeyi seçiyorum..

    Reply
  2. Senay ATSAN

    Keyifli anları ve ipuçlarını samimiyetle paylaşmışsınız; tesekkur ederim. Bize de 4 bilet alıp yola çıkmak kaldı. Bu macera bu guzellik kaçmaz👌💖

    Reply
  3. Nurcan Dulundu

    Bu güzel bilgiler için çok teşekkürler. Geziniz beni çok heyecanlandırdı çünkü biz de Mayıs ayında Tirano’dan St Moritz’e Bernina ekspresiyle yolculuk yapıcağız o yüzden bilgileriniz çok kıymetli.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir