BAŞKA KAPADOKYA

By | 4 Nisan 2017

kapadokya_gezi_notlari_kapadokyada_ne_yapilir

Doğumgünümü bahane ederek yaptığımız Kapadokya seyahatine çıkarken aslında bu seyahatin notlarını paylaşmak hiç yoktu aklımda.. Kapadokya hakkında zaten kısa bir web taraması yapınca pek çok yazıya, adrese, görülecek yerler listesine ulaşmak mümkün.. Eh, benim de ilk Kapadokya seyahatim değil.. O zaman yeni notlara gerek yok diyordum ama sonra farkettim ki size anlatmak istediğim başka bir Kapadokya var..

Siz balonlara, peri bacalarına, yeraltı şehirlerine, kalelere, vadilere bakarken aslında oralarda biryerlerde, benim deyişimle “başka Kapadokya”da başka şeyler var.. Bir grup insan sadece hayatında bir kez görmek üzere Kapadokya’ya gelip bu rutinleri yaşarken başka bir grup da kendine Kapadokya’da bir “tatlı hayat” ortamı bulmuş, her fırsatta tadını çıkarmaya koşuyor..

kapadokya_gezi_notlari_3

Olay Kapadokya’nın en sevdiğim bölgesi Uçhisar’da geçiyor aslında daha çok.. Uçhisar son yıllarda bu civarda açılan butik oteller ile baya çehre değiştirdi. Bir Nevşehirli ile biraz sohbet edince bölgenin en farklı yerinin Uçhisar olduğunu onlar da kabul ediyor ve “Uçhisar biraz entel” diyerek sizi de gülümsetiyor..

Bir tur grubu ile gelip kale civarında şöyle bir dolanınca kendini çok belli etmiyor ama burada kalıp sokaklarında biraz dikkatli yürüyünce Uçhisar gerçekten çok başka..

O yüzden biz de konaklama için buraların tadını daha çok çıkarabilmek adına Uçhisar’da bulunan Taşkonaklar Kapadokya‘yı tercih ettik.  Eskiden ev olarak kullanılan, tipik bölge mimarisine sahip bir grup taş evden oluşan otel, Güvercinlik Vadisi’ne ve tam karşısında heybetle yükselen Erciyes Dağı’na bakıyor.  Biliyorsunuz Kapadokya inanılmaz güzellikteki vadileri ile de ünlü.. Ihlara Vadisi ve Güvercinlik Vadisi doğa güzelliği anlamında benim en sevdiklerim. Ama bu vadilerde tur grubu ile değil de güzel bir havada gönlünüzce sabah yürüyüşü yapabilmek elbette daha güzel..  Bizim otel bu anlamda kendimizi şanslı hissettiğimiz bir lokasyonda..

taskonaklar_kapadokya_hotel_kapadokya_notlari

En zevkli şeylerden biri sabah çok erken uyanıp yorganı sırtımıza aldığımız gibi odamızın terasına koşmaktı.. Çünkü sabah 6.30 gibi balonlar ufukta kalkış hazırlıklarına başlıyor ve 7:00 civarında havalanmaya başlıyor. Sadece sabah sessizliğinde, kuş cıvıltıları içinde bunu izlemek bile öyle güzeldi ki..  Geriye dönüp baktığımda aklıma ilk bu geliyor ama yine konaklama deneyimi ile ilgili birkaç unutıulmaz anım daha var..

kapadokya_gezi_taskonaklar

Her sabah özenle hazırlanan ve yöresel dokunuşlar da yansıtan harika kahvaltımız.. Ben sadece görüntüden ibaret abartılı kahvaltı softalarını hiç sevmiyorum. Sırf çeşit olsun diye konulmadığı, özenle seçildiği belli olan ürünlerle hazırlanmış çok zarif bu kahvaltıyı gün ışığı dolan salonda ya da vadiye bakan terasta yapmak çok özleyeceğim şeylerden biri olacak.. Dışarıdan kahvaltıya misafir kabul ediliyor mu emin değilim ama eğer varsa, burada kalmıyor olsanız bile kahvaltı yapmak şahane olabilir.. Öyle şanslıydık ki bir sabah kahvaltımızı bu manzarada karlar altında yaptık!.

taskonaklar_kapadokya_4

Bir diğer güzel anı, yürümekten yorgun, soğuktan donmuş olarak odamıza dönünce yaptığımız şömine başı muhabbetleriydi.. Hergün şöminemizi yakıp karşısında mutlaka biraz keyif yaptık, çünkü serin bir havada bir taş ev içinde olmak bunu gerektirir!

kapadokya_taskonaklar_hotel

Son olarak kar yağdığı gün öğleden sonra açan hava ile havalanan balonları izleyerek yaptığımız şarap-Erciyes-balon manzaraı keyfi bu konaklamanın en unutulmaz anlarındandı..

taskonaklar_kapadokya_notlari_6

Biz Taşkonaklar’da kendine ait bir terası da olan 401 no.lu odada kalmıştık; aklınızda olsun ama biraz daha romantik, biraz daha şımarık bir deneyim olsun isterseniz terasında jakuzisi olan odalar bile var.. Özellikle balayı için ilginç bir alternatif arayanlara duyurulur!. Sahi balayında neden Kapadokya’ya gitmiyorsunuz ki!.. Ben daha romantik bir yer düşünemiyorum..

taskonaklar_kapadokya_2

Ne çok otel anlattın diye düşünüyorsanız Kapadokya’da “tatlı hayat”ın odak noktasında oteller var çünkü.. Kalenin diğer yanından da manzaraya karşı uzanıp giden pek çok başka butik otel var. Bu oteller barları, restoranları ile bölgede iyi vakit geçirmek için en iyi alternatifleriniz aynı zamanda.  Sistem genellikle bir otelde kalıp diğerlerine küçük keyif ziyaretleri yapmak şeklinde işliyor.  Biraz doğa yürüyüşü, keşif, fotograf,  sonra kahveye bir otele.. sonra biraz daha keşif.. yemek için başka otele.. akşamüstü içkisine bir diğerine.. İşte size bahsettiğim Kapadokya’da başka hayat tam da böyle bir şey.. Biz bir dönem Assos’a böyle çok kaçardık..Şimdilerde Kapadokya böyle bir müdavim kitlesi oluşturmuş kendine.. Akşamüstü sushi partileri yapılıyor, manzaraya karşı kafa iyice boşaltılıyor.. Birileri size hiç çaktırmadan birkaç haftada bir Kapadokya’ya kaçıyor..

Biz de modaya uyup böyle küçük ziyaretler ile keyfimize keyif kattık.. Argos in Cappadocia’da birer kokteyl; Millstone Cave Suite’te manzaraya karşı akşamüstü kahvesi; La Casa Cave Hotel’in restoranında yemek..

millstone_kapadokya_notlari

Tasarım ve hizmetlerinde hafif Japon esintileri taşıyan Millstone’da kalan arkadaşlarımız ziyarete gidip beraber otelin manzaralı açık alanında V60 demleme tarzını anımsatan ve aslen Japon kültüründen gelen “ibrikleme” kahve içtik; keyifliydi..

Kendi otelimizden aldığımız öneri ile akşam yemeğine gittiğimiz La Casa Cave Suit’e ait Şıra Restaurant ise Kapadokya’daki en iyi yemek deneyimlerimizden biri oldu. Son derece şık bir ortamda, güzel bir şarap seçkisi ve özellikli yemek menüsü ile çok memnun kaldık. Haftada sadece bir gün yaptıkları özel yemeklerinden Yanık Damat yemeğini ve menünün yıldızlarından vişneli yaprak sarma ve tahinli patlıcanlı böreği çok beğendik..

kapadokya_sira_restaurant

Bunlar dışında çevrede keşif gezileri yapmak, kalenin yanından, peri bacaları arasından  aşağıya doğru doğa yürüyüşleri yapmak, Cevizli mevkiinde en güzel manzara noktalarını aramak diğer sevdiğim şeyler.. Güvercinlik Vadisi manzaralı Kocabağı’ın satış yerine de uğrayıp şarap tadımı yapmalı…Tam peri bacasından yapılma Türk Evi’ne bakan bir noktada Çiko’nun Yeri diye bir yer var; haritadan işaretleyin.. Burası benim Uçhisar’da en sevdiğim yerlerden.. Mevsim itibarı ile kafe kapalı olsa da buradaki güvercinlerin sahibi bize “kırk yıl hatırlı” birer bardak çay ikram etti, güvercinleri ve kaleyi izledik, sohbet ettik.. Herbiri instagramdan ayrı canlı yayın yapan gürültücü bir grup bir otobüsten ortaya dökülene kadar da herşey harikaydı..  Uçhisar’ın dinginliğini ne kadar anladılar hiç bilmiyorum; hızlı hızlı onlarca fotoğraf çekip geldikleri gibi bağıra çağıra gittiler.. Siz de böyle gruplara rastlayabilirsiniz ama onlar gittikten sonra bu sakin ortam yine size kalacak..

kapadokay_gezi_notlari_2

Peki Uçhisar’dan çıkmayacak mıyız? Elbette.. Taksiye atladığımız gibi gün batımına, manzaraya, müzeye, yemeğe yine bir yerlere kaçıyoruz elbette.. Eğer Kapadokya’ya uçak ile geldiyseniz araç kiralamak ya da taksi kullanmak alternatiflerine sahipsiniz. Taksi daha pahalı bir alternatif gibi görülse de duraklarda taksiciler ile anlaşarak farklı şekilde hizmet almanız mümkün. Biz de planladığımız bu seyahatte taksiyi kullanmayı daha uygun bulduk.. Çünkü bölgede görülecek yerler biraz dağınık ve şaraplar çok güzel! :) Bindiğiniz taksiden kart alırsanız sizi dönüşte de gelip aynı yerden alıyor ve taksimetreyi de sizi aldığı noktadan itibaren açıyor. Ya da sizi farklı birkaç noktaya götürüp aralarda beklerken taksimetreyi açmıyor. Bazı paket tur programları uyguluyor. Belirli bir güzergah için fiks ücret uygulaması yapıyor.. Neredeyse tüm taksiciler ile bu şekilde anlaşarak gezebilirsiniz. Biz birkaç farklı denemeden sona huyunu suyunu sevdiğimiz bir taksici bulduk kendimize ve ondan sonra havaalanına gidene kadar hep onunla gezdik.. Siz de bu şekilde gezmek isterseniz İsmail Bey’e ulaşabilmeniz için numarasını paylaşıyorum: 0534 704 56 50.

kapadokya_gezi_notlari_7

Göreme Uçhisar’a en yakın noktalardan biri. Pek çok restoran ve otel alternatifi ile en çok tercih edilen bölgelerden biri olsa da bana daha kozmopolit geliyor..Bir akşam yemeğimizi buradaki Sultan Cave Suit’e ait Seten Restaurant’da yedik. Sultan, instagramdaki Kapadokya fotoğraflarından çok aşina olacağınız bir otel. Hani o meşhur kahvaltı yaparken üzerlerinden balonlar uçan fotoğraflar var ya, işte onlar buradan çekiliyor.

kapadokya_notlari_kahve

Göreme’nin en tepe noktasındaki Aşıklar Tepesi manzara duraklarımızdan biriydi. Hem gün batımında hem de sabah erken saatte balonlar havalandığında burası çok güzel oluyor; mutlaka uğramalısınız.. Tepede mola vermek için bir de kafe var, yöresel toprak fincanlarda kahve içmek pek keyifli..

kapadokya_gezi_notlari_6

Göreme Açık Hava Müzesi de yine her Kapadokya ziyaretinde uğranması gereken adreslerden biri bence.. Biz de bu kez daha kapsamlı gezip dönüşte de Göreme’ye kadar yürüyerek giderek arada güzel kareler yakaladık.. Bunun dışında anlaşacağınız taksi ile kolayca olaşabileceğiniz Paşabağ ve Çavuşin de yine en görülesi, en büyülü yerler bence; biz de yine uğramadan edemedik..

kapadokya_gezi_notlari_8

Bir akşam yemeğimizi de Ürgüp’teki Ziggy Cafe & Shop’da yedik. İsmi kafe olarak geçse de meze ağırlıklı bir menüsü var ve oldukça sevimli bir yer.. Serpme olarak servis edilen birçok mezeden oluşan bir menu tercih ettik ve yağmaya başlayan kar eşliğinde çok keyifli bir akşam geçirdik burada da..

kapadokya_notlari_yeme_icme

Keyif, kutlama, dinlenme odaklı, telaşsız bir Kapadokya seyahatine bunları keyifle sığdırdık.. Hiç koşturmadık, orayı da görelim şunu da yapalım derdine hiç düşmedik, anı içimizden geldiğince yaşadık..

kapadokya_gezi_notlari_balon_turu

Finali ise dönüş günü muhteşem bir şekilde, balonların izinde yaptık.. Şoförümüz bizi erkenden otelden aldı ve balonların kalkışını izleyebileceğimiz Aşıklar Tepesine götürdü önce..  Onlarca balon gün doğumunda gökte süzülmeye başladı.. Onlar uzaklaştıkça biz peşlerine takılıp onları yakaladık.. Geçişlerini yakından görebileceğiniz, üzerinizden uçtukları birkaç nokta var.. Daha önceden balonların yer ekibinde çalışan İsmail Bey onların rüzgara göre ne tarafa gideceğini tahmin ederek bizi onların peşinde baya gezdirdi.. En az balona binmek kadar keyifliydi.. Bu arada bu gidişimizde balona binmeye niyetim vardı ama birden yağan kar ve sert rüzgar program değişikliğine neden olunca planladığımız gün binemedik, sonra da zaten vazgeçtik.. Şu peşlerinden kovalama deneyiminden sonra gelecekte de bineceğimi sanmıyorum ama peşlerinden koşmaya ve gündoğumunda Taşkonaklar terasından izlemeye hep varım!

kapadokya_notlari_9Bir kez daha anladım ki Kapadokya gez gez bitmiyor. Hep görmediğin bambaşka bir nokta, keyfini çıkarabileceğin başka bir an var.. Diyelim ki iddialısın ” ben her yerini gezdim” diyorsun..tamam kabul ama her hava koşulunda başka bir yer oluyor burası; onu ne yapacağız?..  ben vadilerde bahar çiçekleri açmış halini de bembeyaz kar altında halini de çok sevdim.. İlkbahar ve sonbaharda çok çok güzel ama Kapadokya aslında hep güzel..  Bu bol keyifli yüzünü keşfettikten sonra benim için çok daha güzel.. İlk fırsatta yine en az bu kadar keyifle zaman geçirmek için tekrar buluşmayı iple çekiyorum..

* Son notum ilk kez gidecek ve turla gidecek olanlara.. Ben de ilk Kapadokya seyahatimi tur ile yapmıştım. Kısa zamanda daha çok noktayı görmek için bir kez tur ile gitmek bence şart. Eminim ki çok dolu dolu bir programla gezecek ve çok keyif alacaksınız(biraz da yorulacaksınız..). Ama lütfen Kapadokya maceranızı bu kadarla bırakmayın ve siz de bizim gibi özgür gezmek için yolunuzu tekrar buralara düşürün..  Kapadokya tekrar tekrar gezip tadını çıkarmaya değecek bir yer..

kapadokya_gezi_notlari1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir