BANSKO vs BANSKO

By | 2 Mart 2015

bansko_gezi_notari_seyahat_onerileri_banskoda_kayak

İki tane Bansko var. Avrupa’nın en genç, Bulgaristan’ın en gözde kayak merkezi olan Bansko. Bir de Pirin sıradağları eteğindeki kendi halinde Bulgar kasabası Bansko. Bu kasaba, kayak merkezinin kuruluşundan sonra kendi halinde dağ köyü olmaktan çıkıp turistik bir lokasyon haline dönmüş durumda.

Kayak turizminin Bansko’su, kültür turizminin Bansko’su ile kafa kafaya bir yarış halinde.. Demek istediğim kayak yapmayı sevin ya da sevmeyin, Bansko ziyaret etmeye değecek ilginç bir rota. Bu seyahate çıkmayı aklımdan geçirdiğimde şöyle küçük bir araştırma yaptım ve kayak haricinde hemen hiç bir bilgiye, yorum ve öneriye rastlayamadım. Çok yüzeysel bir kasaba profili ve yapılacaklar listesi çıkarılmıştı genellikle. Ben de 5 gün süren bu seyahatimizi detayları ile paylaşmaya, bu rota hakkında merak edilebilecekleri sıralamaya karar verdim.

Nasıl Gidilir?

Bansko’ya ulaşmak için birkaç ayrı yol var: 1)Sofya’ya uçakla gidip oradan otobüs ya da kiralık araç ile Bansko’ya ulaşmak.. 2)Kendi aracınız ile direkt ulaşmak ki, bunun için de Yunanistan gümrüğünden girip sonra Bansko’ya yönelmenin gümrük açısından daha pratik olduğu söyleniyor… Ancak uçak ve karadan ulaşımın hemen hemen aynı sürelere denk geldiği ve özellikle kayak ekipmanı taşıyorsanız uçağın biraz zahmetli olduğu söyleniyor.. 3)Son olarak Bansko’ya ulaşmanın bir diğer yolu tur ile gitmek.

Daha önceki birkaç seyahat yazımda bazı durumlarda kendim de turu tercih ettiğimden bahsetmiştim. Bansko’ya gitmeyi aklımdan geçirdiğimde yaptığım araştırmalar bana tur ile gitmenin daha kolay ve oldukça da ekonomik olduğunu gösterdi. Ayrıca tur ile gidenlerin kayak ekipmanını taşıması da daha kolay oluyor gözlemlediğim kadarıyla. Tur fiyatları 4-5 günden ve 120 € civarından başlayarak gün sayısı ve konaklayacağınız otele göre artış gösteriyor. Birçok tur şirketinin seyahat listesinde Bansko turuna rastlayacaksınız; fiyatlar da aşağı yukarı aynı.. ama ben size şimdi tur şirketlerini kızdırmak pahasına ana adresleri vereceğim. Demek istediğim şu; Siz turunuzu hangi şirketten satın alırsanız alın aslında bu turları organize eden o bölgede etkin başka bir turizm şirketi oluyor ve ana işlemi o yapıyor; diğer şirketler onun bayisi şeklinde turu satıyor. Kar marjları zaten yüksek olmadığı için herhangi bir şirketten almanızın pek de bir sakıncası yok ama ana kaynağı bilmekte fayda var. Bu şirketlerin anlaşmalı olduğu fırsat sitelerinden daha uygun fiyat takip edebilir, kıyaslama yapabilir ve bindiğiniz otobüsün üzerinde aldığınız yerin haricinde başka bir tur adı görünce şaşırmazsınız!..

Biz turumuzu Bursa bazlı ve Bansko dışında birçok Balkan Turu’nun da organizasyonunu yapan Viya Travel’dan aldık. Kendi web sitelerinden direkt tur satışı yok ancak turlarını inceleyebilir, iletişime geçip sorularınızı yöneltebilir ve turu talep edebilirsiniz. Sizi uygun satış kanalına da kendileri yönlendirebilirler. Viya Travel Bansko’da Türkiye’den gelen tur gruplarına hakim iki firmadan biri. Kasabanın her yerinde üzerinde sarı Viya Travel montu giymiş rehberlerine her an her yerde rastlayabilir, ihtiyaç halinde yardım isteyebilirsiniz. Otel, restoran ve mağaza girişlerinde logolu bayraklarına rastlayabilirsiniz. Bu, o işletmede Viya Travel’a özel ayrıcalıkların sağlanabileceğinin de göstergesi.

Tam bu noktada hatırlatmak istediğim; diyelim ki hiç yabancı dil bilmiyorsunuz; böyle bir durumda bile tur rehberleri size Kasaba içinde daima yardımcı olabiliyor, bu güvenle rahatça seyahatinizi sürdürebilirsiniz.

Tekrar nasıl gidilir kısmına dönersek; yeni bir otobüs ile yapılan yolculuk yaklaşık 9 saat sürüyor. Arada birkaç mola, gümrükte in, bin, dönüşte eşyalarını xray’den geçir, ..gibi  mecburiyetler de var ama sıkıcı bir yolculuk değil kesinlikle.. Yemek konusunda benim gibi huysuzsanız yol boyunca durulan mola yerleri çok konforlu olmadığı için yanınızda meyve, sandviç, içecek vs.. bulundurmanızı öneririm..  Ayrıca otobüs yolculuğunu konforlu yapmak için her zamanki gibi minik yastık, ince bir örtü ve pofuduk ev ayakkabısı, mola yerleri için bol peçete ve ıslak mendil önerilerimi yineleyeceğim.. (ayrıntı için bkz. Selanik gezisi)

Bansko turu yapan bir diğer şirkette orada rastladığım Gezi Makinesi. Bu turla gitmediğim için çok detaylı bilgi vermem mümkün değil ama bu firmanın da sitesini inceleyip kendi kıyaslamanızı yapabilirsiniz.

 

Nerede Kalınır?

Eğer kayak yapmak üzere Bansko’ya gidiyorsanız bu konu önemli. Kayak bölgesine çıkan Gondola’ya ne kadar yakın bir otelde kalırsanız o kadar iyi.. Sabah balkondan kayak takımlarını binbir zahmetle yukarı taşıyan insanları seyrettim hep; gerçekten zor iş.. Gondola çevresi zaten oteller bölgesi. Burada her yıldız seviyesinden otel bulmak mümkün. Uzak olan otellerin de Gondola’ya servisi olabiliyor ancak bu belirli saatlerde olacağı için sizi kısıtlayıp kayak keyfinize gölge düşürebilir. Otellerde malzemelerinizi koruyacağınız kayak odası gibi kayak ile ilgili gereken hizmetler var. Ben özellikle SPA hizmeti de veren bir otel seçmenizi öneririrm. Çünkü küçük, sakin bir kayak kasabasında yapılabilecek en güzel şeylerden biri arada bir sıcacık buhar banyasu ve masajın tadını çıkarmak..

Tabi tur ile giderseniz seçeceğiniz fiyat kategorisine göre otelinizin konforu değişkenlik gösterecektir. Turlar genellikle hangi otelde konaklayacağınız bilgisini net olarak son güne kadar vermezken eğer yukarıda bahsettiğim gibi ilk elden bir tur şirketine başvurursanız organizasyonu kendileri yaptıkları için bu konuda net bilgiye de ulaşabilirsiniz…

Bizim otelimiz 4 yıldız konforundaki Emerald’dı. Hemen Gondola’nın arka sokağında olduğu için kolay ulaşılan bir tesis. Tesisisi çok sevmedim ama bu kendi huysuzluğum olabilir!. Şöyle ki; otelde aslında her şey var, her şey düşünülmüş ama keyifli değil. SPA alanı mütavazı ve bana göre biraz kasvetli ve masaj konusunda çok da iyi değiller.. Dağ otellerine şömine çok yakışır.. Burada da var ama minicik, göstermelik; koca otele karşısında dört koltuklu minnacık şömine…. Otelde sabah ve akşam yemeği ile gün boyu alkollü alkolsüz içecekler ücretsiz.. Lakin yemek salonu sıkıcı ve inceliksiz.. Yemekler çeşitli ama keyifsiz.. Gün boyu sunulan içecekler ultra tatsız; sadece var mı? Var..o kadar..  Neyse ki bizim tur rehberimiz Türk Çayı konusunda hassastı da kendi yanında getirdiği çay makinesi ile bizi tur boyunca taze taze güzel çay keyfinden mahrum etmedi; kendisine teşekkür ederim bir kez daha..  Ancak bu kadar da kötülemeyeyim, odaları gayet rahattı, bize denk gelen odanın manzarası da gayet keyifliydi..

Sonuç olarak eğer aracınız yoksa telefonunuzun haritasından otellerin yerini kontrol edin, Gondola bölgesinden uzaklaşmayın.. Sen bir daha gitsen nerede kalırsın derseniz ben gözüme Florimont Heights’i kestirdim, tekrar gidersem ille de burada kalacağım..

 

Kısaca Kayak..

Avrupa’nın en iyi kayak merkezi seçilen Bansko’da farklı zorluk derecelerine sahip toplam 17 kayak pisti var. Bunlardan en ünlüsü elbette 2600 metra yükseklikte yer alan ve adını ünlü kayakçı Alberto Tomba’dan alan, zorluk derecesi siyah, Tomba pisti. Birçok kişinin yorumu, zorluk derecesi mavi olan pistlerin bile Türkiye’deki pistlere kıyasla çok daha zorlu olduğu yönünde.. Ancak bu gözünüzü korkutmasın; toplam 70 küsur kilometrelik pistleri ile oldukça uzun süreli ve kesintisiz kayış imkanı sunan Bansko’da kayma seviyenizi geliştireceğinize eminim..Tam da şu günlerde Bansko Dünya Kayak Kupası’na ev sahipliği yapan Bansko pistleri hem yeni başlayanlar hem de ustalar için doğru adres.

Türkiye ve Avrupa’nın kayak merkezleri ile kıyaslayınca oldukça ekonomik bir kayak tatili vadediyor Bansko.. Hem kayak hem de günlük hayatın fiyatları ucuz olunca sanırım en ekonomik kayak tatiliniz olmaya aday..

Kasaba merkezinden pistlerin bulunduğu noktaya ulaşmak için “Gondola”ya gelip buradan teleferikle kayak alanına gidiliyor.  Teleferik 2 duraklı. Kaymayı planladığınız piste göre planınızı yapıp ara durakta inebilir ya da ikinci ve son durağa çıkabilirsiniz. Gondola ile ulaştığınız noktadan da  telesiyej ile kayacağınız zirve noktaya çıkabilirsiniz.

Ski Pass kullanımı ile için fiyatlar günlük 58, 2 günlük 112, 5 günlük 280 Bulgar Levası(BGN) şeklinde..  Bu rakama kayak sırasındaki yaralanmalarda yapılan acil müdahale de dahil.. (Zaten pistler tamamen kameralarla donatılmış ve başınıza gelebilecek herşeyi kameralardan takip ediyorlar.. )

Önerim BanskoSki.com sayfasını ziyaret etmeniz.. Burada Ski Pass ile ilgili komple fiyat listesini bulabilir, hatta pistlerin anlık durumunu, hava ve telesiyej durumunu bile takip edebilirsiniz. Ders almak, ekipman kiralamak konusunda da Bansko Ski sitesi ihtiyacınız olan tüm detayları içeriyor, muhakkak gitmeden göz atın..

Pistlerden Gondola ile dönmek isterseniz son dönüş saat 17:00’de..  Gondola girişinde bir kuyruk  oluyor ama sıra oldukça hızlı ilerliyor. Sadece SkiPass için bilet kuyruğu kısmı biraz karışık ve sıkıcı. Bunu ilk varışta hemen hallederseniz ertesi gün vakit kaybetmeden gondolaya biner ve kaymaya başlayabilirsiniz.

Diyelim ki kaymayacaksınız ama yukarı çıkmak istiyorsunuz: O zaman gişelerden sadece tek iniş çıkış içeren 28 BGN’lik biletten alın ve teleferiğe atlayın. 2. ve son durakta inip burada takılabilirsiniz. Bu bölgede güzel yemek yiyebileceğiniz rezervasyonlu restoran, atıştırmak için self servis  restoran ve birşeyler içmek için kafe var. Açık havada oturup kayak ortamının cıvıltısını yaşayabilir, kayanları izleyebilir, güzel fotograflar çekebilirsiniz.

 

Gelelim Öteki Bansko’ya..

Kayağı benim gibi ikinci planda tutup yeni bir yer keşfetmenin heyecanını daha çekici bulanlar için kasabadan haberler var sırada.

Ne Yapılır?

Bol bol yürüyeceğiniz ana caddesinin adı Pirin. Cadde boyunca dükkanlar, mehanalar(Bulgar tavernaları), kafe ve barlar, para bozdurabileceğiniz küçük döviz bankoları var. Buradan arka sokaklara doğru girdikçe de evler, yine ara ara mehanalar, eski şehrin ufak tefek sürprizleri var.

Kasabanın en görkemli yapısı ahşap iç yapısı ve yüksek çan kulesi ile 1835 yapımı Kutsal Trinity Kilisesi. Kilise kadar çan kulesinin köşesinden sarkan leylek yuvası ile de ilgilendiğimi itiraf ediyorum; zira daha önce hiç bu kadar büyük bir kuş yuvası görmemiştim.

Kiliseden sonra ulaşacağınız küçük meydanda kasabanın müzeleri var.. İkinci meydana kadar inebilir yol boyunca kurulan seyyar hediyelik eşya ve el ürünleri tezgahlarına göz atabilirsiniz. Dikkatinizi çekecek bir diğer detay, evlerin kapılarındaki insan fotoğraflı kağıtlar. Bu kağıtlar o evlerde yaşayanların yakın dönemde kaybettikleri yakınlarını temsilen asılıyormuş..

Gündüz sakin olan Bansko sokakları akşamüstü kayaktan dönenler ile birlikte hareketleniyor ve gece saatlerinde barların ışıkları ile aydınlanıyor. Ama genel olarak sakinlik hakim.. Bu sakin zamanlarda sakin bir kafede oturabilir, okuyabilir ya da otelinizin SPA merkezinde dinlenebilirsiniz..Ayrıca Doğal Park olan Pirin Dağları bölgesinde trekking yapabilir, göletleri görebilir, fotograf gezintileri yapabilirsiniz. Kasaba içinde bu tip küçük turlar organize eden tur şirketlerine rastlayacaksınız..

 

Ne Alınır?

Öncelikle kayak malzemesi. Kasabanın içine yayılmış birçok dükkanda kış sporlarına yönelik her türlü ekipman, giysi alışverişi yapmak mümkün.

Gül Ürüneri: Gül üretiminde önemli yer sahibi olan Bulgaristan’da olduğunuza göre gülden üretilen bakım ürünleri ve sabunlar bulmanız muhtemel. Ancak ben incelediklerim arasında ürün kalitesi konusunda pek emin olamadığım için Bansko’da satılan gül ürünlerine pek yanaşmadım..

Seramik ve el sanatları: Geleneksel toprak kaplar, güveçler, kupalar..tüm hediyelik eşya dükkanlarında. Ufak tefek el sanatları ürünleri, yünden örme çoraplar, geleneksel çizgide birçok şey var.. Kuzulu magnet, yaka iğnesi bir de yöresel bebek gibi şirin detaylara göz atın.. Martinicka isimli kırmızı beyaz iplerden yapılma bileklikler de buradan alabileceğiniz yöresel hatıra ürünlerinden..

Konserve Kar: Bu enteresan hediyelik eşya da -eğer bulabilirseniz- konserve kutusundaki maddeye su dökünce kara dönüştürüyor..esprili bir hediye arayanların aklında bulunsun..

Şarap: Bulgar şaraplarının ününe dair biraz bilgisi olanlar civarda üretilen şarapları, özellikle bölge üzümünden yapılan mavrud’u market ya da küçük şarap dükkanlarından edinebilir.

Kaşkaval: Bulgar kaşarı kaşkaval da epey meşhur bir ürün. Taze ve eski kaşarın ortasındaki tatta bu peyniri özellikle kasabanın içindeki Carrefour marketten büyük paketler halinde almanızı öneririm. Bizim artık burada bulamadığımız süt tadını kaşkavaldan almak mümkün..

Alışverişten bahsetmişken her yerde bol bol döviz bozdurabileceğiniz banko olduğunu da hatırlatmalıyım. Para birimi Bulgar Levası BGN olarak kısaltılmış. 1 Euro = 1.95 Leva

Bu arada gümrüğe yakın mola yeri (Bulgaristan tarafında) Kasap Mustafa’da da içki, peynir, et ürünleri gibi alınabilecek şeyler bulmak mümkün. Ama benim önerim bu tarz alışverişinizi buraya bırakmadan Bansko içinde Carrefour’dan yapmanız. Bir de dipnot: Şarküteri ürünü, sucuk vb. ürünün Türkiye’ye girişine gümrükte izin verilmeyebiliyor. Bu sebeple bu tarz ürünlere yüklenmemenizi öneririrm.

Bildiğim kadarıyla gümrük kapısında Bulgar Freeshop’u yok; bizim tarafta ise Setur var, gümrüksüz parfüm, içki, sigara, çikolata gibi alışverişlerinizi buradan yapabilirsiniz.

 

Ne Yenir?

Yöresel lokantalarda Çömlek’te pişen et yemekleri ki, Banko’da tüm av etlerini de bulmak mümkün.., tandır, çevirme, yöresel mezeler, salatalar, Banski ev yapımı sosis, yörenin sarımsaklı kaşarlı ekmeği, fasulye çorbası, kuru et, kaşkaval pane, üzeri peynirli şopska salata ve lahana salatası, köz patlıcan ve biberle yapılan (ajvar) ayvar ilk akla gelenler.

 

Bansko yeme içme adreslerim..

Beş günlük Bansko seyahatinde buralarda yedik, içtik.. işte adresler:

Franco Cafe – Kahve molası, özellikle sabah kahvesi için güneş vuran bankosunda kahve – meyve suyu ile güne başlamak için ideal..

Dedo Tase –  Şömine sıcaklığında  bir şişe kırmızı ve Kaşkaval Pane, fondaki müzik ile birleşince başka bir zaman diliminde olma etkisi yaratıyor..

Tavern Bunare – Yöresel yemek yenebilecek adreslerden biri olan Pirin üzerindeki Bunare öğle menüsünde ızgara tavuk, salata ve biradan oluşan oldukça ekonomik bir servis sunuyor. Akşam servisinde ise müzik ve bol bol et eşliğinde geleneksel yemek var.. Şömineli iç dekorasyonu keyifli..

Le Retro –  İki Fransızın bu küçücük kafede yarattığı Fransız esintisi çölde vaha kıymetinde. Sabah mis gibi sıcak kruvasan, somonlu, jambonlu, sebzeli kişler, minik minik bademli kekler kestane çorbası, yine Fransız işi sandviçler ve kahve.. Küçük iki masasından birinde yiyebileceğiniz gibi kayak esnasında vereceğiniz piknik molanız için paket de yaptırabiliyorsunuz.

Pirin 75 – Akşamüstü cam kenarında oturup birşeyler içmek, kayakan dönenlerin yarattığı kalabalığı izlemek keyifli.. Bansko’da birçok yerde olduğu gibi hep yüksek volümden enerji veren elektronik müzik var fonda..

Cafe Eliz –  Pirin Caddesi’nin en sonuna kadar yürüdüğümüz zamanlarda üşüyünce mola verdiğimiz bir başka kafe.. Tam meydana bakıyor ve güzel kahve yapıyor..

Euphoria Lounge – Yine gondola bölgesinde bana göre kasabanın en keyifli barlarından biri. Akşamları popüler tabancı canlı müzik yapılıyor, yemeklerinin de sunumları fena değil; yöresellikten sıkılırsanız, burada yiyebilirsiniz. Ama asıl keyiflisi akşam yuvarlak barın rahat koltuklarında oturup barmenlerin aile boyu kokteyller hazırlamasını izlemek.. Mekan kasabanın kokteyl konusunda iddialı adreslerinden..

Mehana Obecanova –  Bansko’da çok kötü bir hastalık var: Mehanaların kapısındaki görevliler Ortaköy’deki çay bahçeleri misali koluna yapışıp “abi, buyur” yapıyor sürekli.. Bu harika mehana ile de böyle bir buyrun, bir içeri bakın seansında tanışıp ertesi gece denemeye karar verdik. Adamcağız komik kıyafeti ve üç-beş kelimelik Türkçesi ile sürekli “enn guzell restoran, enn guzell” diyip duruyordu.. Obecanova gerçekten en güzel.. Eğer canlı müzikli, bol yemekli Bansko’ya yaraşır keyifli bir akşam geçirmek isterseniz bu tavernayı tavsiye ederim. Her türlü et ve et ürünü harika tekniklerle pişirilip gayet hoş servis ediliyor. Dekorasyonu sıcak, keyifli. Güzel bir masa konusunda ısrarcı olun, gerekirse bir gün önceden yer ayırtın.. Burada yediğimiz salatalardan tutun, tatlıya kadar herşey harikaydı. Ama özellikle uzun uzun pişmiş dana çömlek ve son olarak gelen ev yapımı dondurmayı unutamam.. İki kişi masayı ful donatmak seçimlerinize göre 100-200 BGN arasında..

Ti Amoo – Yeter artık yöresel yemek nereye kadar dediğimiz bir anda imdadımıza yetişen Ti Amoo’da güzel İtalyan tatları denedik. Elbette İtalya’da değiliz ve de İtalyan yemeğini biraz biliriz; bunlar onlarla kıyas kabul etmese de bir dağ kasabasına göre gayet başarılılar..

Şunlar da aklınızda olsun;

Chicho Tsane –  Eski kasaba sokaklarında rastladığımız bu harika lokantaya bayıldık.. Geleneksel mimarinin içinde modern bir yorum yakalamıştı ve menüsüne göz atınca da gayet iştah açıcı görünüyordu.. Ancak akşam yemeği için gittiğimizde bomboş görünce mecburen girmekten vazgeçtik.. Birkaç akşamımız daha olsa yine şansımı denemek isterdim ama..

La Scara –  Masaların ortasında bulunan mangallarda kendin pişir tarzı ocakbaşı restoran Scara, bu seyahatte çok fazla et yediğimiz için “bunu da denemesek de olur” diyerek sadece önünden geçtiklerimizden..

Harry’s Bar –  Hiç dolu göremeyince girmek içimizden gelmedi ama hoş bir şehir barı havası isterseniz sizin aklınızda olsun..

Boryavova Mehana – Listeme yazdığım Mehanalardan biri ama denemeye fırsatımız olmadı..

Amigo Pub, Happy End Apres Ski Bar… bunlar da bana mutlaka git diye önerilenler.. Hayır Bayım, banko üzerinde barmen dansından ve müziğin, ortamın bu türünden hoşlanmıyorum. Kayak sonrası partisi de sanırım pek ilgi alanımda değil.. Teşekkürler.

Şimdilik notlarımdaki adresler bu kadar.. Fişlerin üzerini okuyabilsem belki başka önerilerimde olacak ama fotografik olarak çok hoş görünen bu alfabe ne yazık ki okumaya çalışmak için tam bir felaket.. Gidecek olanlara gitmek istediği Mehanayı ararken bol şanslar!..

 

Son olarak; Ne giyilir?

Yolda oldukça rahat giysiler, eşofman, rahat giyip çıkarılan ayakkabı.. Bizim bulunduğumuz dönem kasaba içinde zerre kar yoktu ve genelde de böyle olduğunu tahmin ediyorum; yani kasaba içinde üzerinizde kalın bir mont ve bere eldiven olduğu müddetçe dilediğinizi giyebilirsiniz ama kasaba içinin soğuk olduğunu unutmayın.. Zirve için ise elbette kara uygun giysi ve ekipman.. Spa kullanacaksanız mayo, kendi terlik ve ince bornozunuzu getirmek yerinde olur..

Giysi konusunda tereddütü olanlara da buyrun bir öneri: Brandstore kayak tatili için harika öneriler hazırlamış, bence mutlaka göz atın..

Bansko notları burada biter.. Keyifli Seyahatler!..

One thought on “BANSKO vs BANSKO

  1. Pingback: DAĞ ESİNTİSİ | Gezici Günlük

Comments are closed.