Author Archives: Gezici Günlük

ROMA’DAN CANLI

Roma’dan merhabalar!

Yine iki günlüğüne canımız ciğerimiz Roma’dayız.. Blogda mevcut bir sürü Roma yazısı zaten var ama kısa süre sonra gelecekleri taze notlardan mahrum bırakmaya gönlüm razı olmadı..

(Ama tamamen keyfi, “mutlaka yapılacaklar” değil, kafamıza göre; içerik üretmek için değil kendi gönlümüzün dilediği gibi herşey.. ) Yani bu notlar tamamıyla “ilk kez gelen birine uygun olmayabilir..

Uyarımı da yaptım.. :)

O halde buyursunlar;

21:00 Monti / Bu semtin akşam saatlerinde enerjisine bayılıyoruz! Pizzeria alle Carette’den paket yaptırdığımız pizzayı Piazza dei Monti’deki büyük havuzun taşlarında oturup kalabalığa karışarak yiyoruz.. içecekler meydanın köşesindeki bardan..

22:30 Black Market Hall / 1930ların dekoru..canlı jazz.. kraft kokteyller…

23:30 La notte dei musei / müzeler gece 2’ye kadar açık.. giriş 1 €.. O zaman Capitoline Müzesi!

Buongiorno Roma!

08:10 Pasticceria Regoli / Kahvaltı (yaşasın en sevdiğim alışkanlıklarım!)

08:30 Giardini degli Aranci / Mini manzara molası..

09:10 Porta Portese pazarı (2 plak) (bit pazarı olarak zayıf ama uğradık ki aklı ız kalmasın)

11:30 Trastevere / köşedeki BAR’*’da kahve molası/ klasik ara sokak keşifleri..

12:30 Le Mani in Pasta / öğle yemeği

Sonra biraz daha trastevere.. bu sokakların renklerine, canlılığına doyulur mu!

15:30 Monti / Mercato Monti, Radiation Records plak alışverişi, La Casetta di Monti soğuk “shakerato” kahve molası, Monti sokakları.. dükkanlar, binalar, çiçekli kapılar.. Piazza degli Zingari’de artisan dondurma..(pecorino peynirli!)

18:30 Piazza Spagna / merkezde yürüyüş

20:30 La Campana / Şehrin en eski restoranı ile buluşma.. masada arancini di riso (pir kroket) , carciofo alla giudia (kızarmış enginar) ve alla romana (zeytinyağlı enginar), coda alla vaccinara (sığır kuyruğu yahnisi), carpaccio di manzo ruccola e parmigiano (rokalı parmesanlı dana carpaccio ve pera (fırında armut tatlısı) Fiyatlar makul, lezzet Roma’nın en iyisi olmamakla birlikte güzel..(en güzeli enginarlardı) Güzel olan en eskide olmak ;)

22:30 Piazza Navona / Bu yediklerimiz anca yürüyüşle eriyecek.. Meydan ce hemen arkadındaki restoranlarla dolu dar sokaklar hep kalabalık ..

Artık uyku vakti..Buona Notte Roma!

Buongiorno Roma!

08:15 Roscioli Caffé Pasticceria / Restoranını, fırınını yıllardır aşırı sevdiğimiz Roscioli bu yıl bir de kafe açmış.. Mini mozarellalı sandviç, kalpli cappuccino ve gerçek çikolatalı kruvasan. Direkt “best of roma” listesine..

08:35 Campo de’Fiori ve bütün o güzel sokaklar..

10:00 Caffé Peru / Espresso molası

10:45 Forno Campo de’Fiori / İlla ki o “patate” yenecek!!! :))))

11:30 Caffé Sant’Eustachio / iyi bir espresso zamanı!

11:45 La Feltrinelli / Biraz kitap, kırtasiye, plak..

12:30 Ghetto sokakları / Bankta oturup akışı izlemek ne güzel.. Sonra antik kalıntılar arasında yürüyüş, buradaki en sevdiğim dükkanda raf karıştırmaca..(Il museo del louvre) harika fotoğraflar, karton heykelcikler, ender kitaplar ve bolca ilham..

14:30 Ristorante Roscioli / Rezervasyon saatimiz geldiğine göre Burrata Peyniri ve Carbonara’nın en iyisiyle buluşma vakti! Çok seviyorum!

16:00 Terrecotte Persiani / Dünyanın en acayip dükkanı! ya da avlusu..heykelcikler, sütunlar, büstler ve eve taşımak istediğim onlarca taş..

17:00 Palazzo Zuccari / Hımmm..Bunu sanırım sonra anlatacağım :)

Pincio Terasından manzara…Popolo Meydanı’ndaki Santa Maria del Popolo bazilikasında bayıldığım Caravaggio tablolarına “bedavadan” baktıktan sonra İspanyol’a yürüyüş ve yine kahve zamanı!

18:10 Antico Caffe Greco / Ayaküstü bir espresso daha..

19:00 Terrazza Eitch Borromini / Manzaralı aperitivo vakti! Aperitivo vasat ama manzara 10 üzerinden 15!

21:30 Trevi Çeşmesi / İlla ki o para oraya atılacak!

22:00 Club Derriere / Roma’nın gizli barlarından sadece biri.. Zili çal, deri koltuğa gömül, imza kokteyllerden birini seç..mutlaka tuvalate git!

23:30 / Roma sokakları ile vedalaş, valizi topla..yarın günlerden Napoli!

Yine görüşeceğiz sevgili Roma! Seni çok seviyorum <3

—-

Dönüşte anlatacak detaylandıracak çok çok çok şey var! Ama şimdilik taze notlar bu kadar..

Ci vediamo!

Ayrıntılı roma notları linki budur.. sorularınıza cevap olacağını düşünüyorum ve şu kısıtlı zamanda gelen diğer soruları ne yazık ki şu anda yanıtlayamıyorum ve anlayışınızı rica ediyorum..

ÇİNİLER VE KONAKLAR ŞEHRİ KÜTAHYA

Bir dergide rastladığımız gezi yazısını gördüğümüzden beri Kütahya merak listemizdeydi.. Konakları, yemekleri, tarihi ve antik hazineleri ile ilgimizi çeken şehri nihayet geçtiğimiz haftasonu ziyaret ettik. Çok ilginçtir ki, Kütahyalılar bile bu ziyarete şaşırıp “burada bir şey yok, geri dön!” diye şakalar yaptılar!.. Oysa bilmiyorlar ki benim özellikle bu “orada görecek bir şey yok, yapacak bir şey yok” denen yerlere karşı ayrı bir zaafım var!. Her yerin kendine göre gizli cevherleri olduğuna inanıyorum.. yeter ki biz onları keşfetmek için istekli olalım.. Bu düşüncemde ısrarlı olmanın haklılığını bir kez daha yaşadım.. Kütahya tam da düşündüğümüz gibi kültürel anlamda zengin bir şehir çıktı ve şehirde geçirdiğimiz iki gün harika geçti! Ve hatta “bir şey yok” denen Kütahya’ya iki gün yetmedi!.. Continue reading

“İLK”LER İLE DOLU BİR HAFTA SONU: SATRANÇ FİNALLERİ VE KÜTAHYA

Bu haftasonu Okul Sporları Satranç Türkiye Birinciliği kapsamında “Satranç Finalleri‘ni izlemek üzere Kütahya’daydık.. Benim için “ilk”ler ile dolu harika bir hafta sonu oldu. Hem Kütahya şehrini ilk kez görme şansı buldum hem de ilk kez böyle büyük bir satranç turnuvası izleme şansına sahip oldum..  Türkiye İş Bankası‘nın ana sponsorluğunda düzenlenen turnuvaya Türkiye’nin tüm coğrafi bölge ve şehirlerinden farklı yaş gruplarındaki öğrenciler okulları ile katılarak kendi yaş grubunda yarışıyor.. Satranç Finalleri her yıl farklı bir şehirde yapılıyormuş; bu yıl da Kütahya’da yapılması ve bizim de bu çekişmeli finale şahit olmamız harika oldu!. Hem şehri gezip pek çok keşif yaptık hem de en heyecanlı final turunu izleyerek genç satranç sporcularının heyecanını paylaştık!. Continue reading

BİR GÜNDE MERSİN

YIllar sonra yeniden tek bür günlüğüne Mersin’deyiz. Daha önce şehirde arkadaşlarımızla birlikte bir hafta konaklamış, Mersin’in yaz halinin tadını çıkarmıştık.. Mersin bana hep sayfiye havası yaşatır.. Geçen sefer tüm çevre ilçelerini, en güzel koylarını gezip denizin tadını çıkarmıştık.. Bu kez ise şehirde sadece tek bir günümüz var.. Aslında akşam Fazıl Say konserine gideceğiz.. Öncesinde de merkezde biraz dolaşır, güzel birşeyler yiyip anı tazeleriz dedik..  Daha önce Cennet-Cehennem, Silifke, Tarsus, Kız Kalesi, Narlıkuyu gibi muhteşem yerleri görmüş olmanın rahatlığı ile telaşsız minik bir tur planlıyoruz..

Continue reading

İTALYANCA TURİST SÖZLÜĞÜ

İtalyanca_kelimeler_turist_rehberi

Defalarca İtalya’ya gitmiş ve birçok İtalya yazısı paylaşmış biri olarak hep bir “İtalyanca Turist Sözlüğü” hazırlamak istemiştim. Bir gezginin orada gezerken ihtiyaç duyacağı basit şeyleri bir arada bulabileceği, kendi işine yarayacağını düşündüğü kelimeleri seyahat defterine not edeceği basit bir rehber.. Çünkü İtalya’da İngilizceniz sandığınız kadar çok işe yaramıyor. Belki en turistik bölgelerde sorun yaşamıyorsunuz ama merkezden biraz dışarı çıktığınızda, ya da küçük bir şehirde, ulaşımda, yemekte gerçekten birkaç kelime de olsa İtalyanca’ya ihtiyaç duyuyorsunuz. İşte bu sebeple böyle birşey yapma isteğimden birçok yazımda bahsettim ama bir türlü gerçekleştirme şansım olmamıştı. Şimdi İtalyanca kursuna gitmenin verdiği motivasyon ile bunu hazırlamalıyım diye düşündüm. Continue reading

BİR GÜNDE EDİRNE

Bu Pazar uzun zamandır “günübirlik kaçıverelim; ciğer yer döneriz!” dediğimiz Edirne’deydik.. Aslında ikimizin de ilk Edirne ziyareti değil; @evisual iş sebebiyle arada bir gidiyor ama turist gibi gezmek başka tabi.. Ben ise en az 10 yıl önce gitmişim; anıları acilen tazelemek lazım!… dedik ve arabaya atladığımız gibi Edirne’ye ulaştık ve hızlı ama leziz bir şehir turu yaptık.. İşte o turdan size de rehber olabileceğini düşündüğüm notlar, küçük öneriler.. Continue reading

RENKLİ, YOKUŞLU VE SÜRPRİZLİ: LİZBON GEZİ NOTLARI

Yokuşları, asansörleri, renkleri,  fayansları, tramvayları, manzara terasları, yemekleri, loş lokantalardan sızan fadoları ile bize 4 günde kendini epey sevdiren Lizbon’a dair notları paylaşmaya hazırım!.

Aslına bakarsanız bu şehre dair bir slogan kullanacak olsam “Beklediğini değil, ummadığını veren sürprizli şehir Lizbon!” gayet uygun olurdu. Benim için kesinlikle şaşırtan, sürprizi bol, eğlenceli ve beklentilerimden farklı bir deneyim oldu.  Çoğunluğun yorumunu baz alarak “İstanbul’a çok benzeyen” ve güneşle yıkanmış bir şehir beklerken, kaldığımız süre boyunca fırtına ve kovayla dökülen cinsten aralıklı yağmurlara maruz kalmanın şok etkisi yarattığını ve yürüdükçe içimden “yok ya, İstanbul’a hiç benzemiyor” cümlesini sürekli  tekrarladığımı baştan söylemeliyim! Bunun dışında da gitmeden isminin yanına yıldız koyduğum mekan ve bölgelerden değil,   hiç ummadığım yerlerden etkilenerek çok güzel anılar edindim.. 

Renkli bir şehir Lizbon.. Ama asla süslü püslü değil. Net. Samimi. Onun için ben de notlarımı ona yakışır şekilde net ve en kestirme haliyle paylaşmalıyım. Ulaşım ve Konaklama ile başlıyorum..

Continue reading

PİKAP HAKKINDA HERŞEY

Bugün biraz müzik, plak, pikap konuşalım istedim..

Zaman zaman instagram ‘daki gündelik paylaşımlarımda hayatımızın içinde önemli bir yer tutan müzik ve dolayısıyla müzik köşemiz de oluyor.. İşte bu noktada da evine pikap almak isteyenlerden gelen sorular devreye giriyor;

Hangi pikabı kullanıyorsunuz? Ben de pikap almak istiyorum; hangi markayı önerirsiniz? Marka ve model seçemiyorum, araştırmaya nereden başlamalıyım?  gibi örneklerden başlayarak soruları çeşitlendirmek mümkün.. Ben de kısa ve anlık cevaplar yerine, tüm bu sorulara kalıcı bir yanıt olsun, bu konuda fikre ihtiyacı olan herkes okuyabilsin diye daha kapsamlı bir yazı hazırlamak istedim. Continue reading

SEVDİĞİM VİYANA


Sevgili Viyana ile ikinci buluşmamız.. İlki ile ikincisi arasında uzun bir boşluk oldu ama şu anki hislerim üçüncü buluşma için bu kadar uzun bir ara olmayacak diyor.. Rüya gibi  beş gün geçiriyoruz bu kez Viyana’da..  Sokaklar, müzeler, kahveler, yemekler, konserler,…herşey dolu dolu ve çok keyifli.. Yine ayrıntılı bir gezi rehberi yerine bu seyahatte öne çıkanları, akılda kalanları, üzerimde kalan Viyana etkisini ve dolayısı ile en içimden gelen önerileri  bulacaksınız bu yazıda.. Continue reading