Author Archives: Gezici Günlük

ESKİŞEHİR’DE NE YAPSAN? ESKİŞEHİR GEZİ NOTLARı

Cuma’dan Pazar’a uzun bir hafta sonu geçirmek üzere ziyaret ettiğimiz Eskişehir’e gitmeden önce alışıldığı üzere şehirle ilgili araştırmalar yapmak yerine bu kez kendimi “sosyal medya”nın gücü”ne teslim ettim ve sordum: Eskişehir’de ne yapsam? Yanıtlar hızla akmaya başladı.. Yeme içmeden gezilecek yerelere kadar gelen tüm önerileri alt alta sıralayıp içinden kendi ilgi alanıma uygun olanları işaretledim. Güneşli bir Kasım hafta sonunda, o notların ışığında, arada spontane keşifler de yaparak  şahane bir Eskişehir gezisi yaptık.. Şimdi o uzun listeyi -arada kendi deneyim ve yorumlarımı da ekleyerek- gidecek olanlar için burada paylaşmak istiyorum. Ben her önerinin doğru kişi ile eşleştiğinde faydalı ve kıymetli olduğuna inanıyorum.. O yüzden siz de lütfen bu uzun listeden kendi tarzınıza, gezi anlayışınıza uygun olanları seçerek kendi özgün listenizi oluşturun..  Continue reading

ADANA’DA BİR GÜN

Mersin’den tren ile geçtiğimiz Adana’dan notlar..

Tren istasyonu şehrin neredeyse tam merkezinde.. İner inmez bizi portakal ağaçları karşıladı..

Şehirdeki ilk durağımız Kazım Büfe ve meşhur muzlu sütü.. Gitmeden önce “ne kadar farklı ve merak edilecek bir şey olabilir ki bildiğin muzlu  süt işte” diye düşünmüştüm ama bu gerçekten başka bir şey! Mutlaka denenmeli!

İlk kahve molamız şehrin keyif köşelerinden biri olan Botta Bloom’da.. Oldukça fotografik, hem kafe hem de botanik dükkan Botta Bloom’u baya sevdim…

Şehir turumuza Atatürk Müzesi’ne dönüştürülen Suphi Paşa Konağı’nı da ekledik..

Müzedeki en etkileyici fotograflardan biri Atatürk’ün son Adana ziyaretinde Taşköprü manzarasına son bakışı..

Seyhan Nehri’ni fotoğraflayarak bir Adana klasiği gerçekleştirmek istedim ama ne fayda!. Yaz aylarında nehrin suyunu ara ara kesiyorlarmış; o da bize denk geldi!.

Pazar olması sebebi ile son derece sakin olan Ulu Cami çevresinde, çarşı içinde dolaşıp caminin şadırvanının olduğu güzel bahçede kısa bir mola daha verdik..

Şadırvanın olduğu güller içindeki bahçe çok dinlendiriciydi.. Birer Türk Kahvesi içtik..

Gelen öneriler arasından en merak ettiklerimden biri House of Kamer’di.. Keyifli dekorasyonunu kapalı bahçe kapısının dışından bile sevdik..

Adana’da kebap konusu derin mevzu.. Önce nasıl bir kebap, nasıl bir ortam istediğine karar vermek gerekiyor.. Tek bir ger.ek var; o da  Adana’da gerçekten kötü kebabın olmadığı!..  Ama hafifi, ağırı, salaşı, konforlusu, tam orijinali, gelen misafirlere göre hafifletilmişi derseniz, pek çok farklı adres ile karşılaşırsınız.. Ben zaten yanımda klasikler de dahil uzun bir isim listesi ile gittim ama sırf meraktan orada kiminle konuşsam nerede yiyelim diye tekrar sormayı ihmal etmedim.. ve her sorduğum kişiden bir başka isim duydum!..  Biz @evisual’ın en sevdiği yerde, Yüzevler’de yedik ama listemin diğer adreslerini de ciğerciler ile birlikte buraya konuyu enine boyuna masaya yatırmak isteyenler için bırakıyorum:

Klink Usta (kebap)*
Bir Biçer (kebap)
Elem kebap (salaş olan şube)
Kazancılar (kebap)
Mesut (kebap) *
Adil Kebap
Eyvan Kebap
Umut Kebap
Asya Kebap
Kebapçı Şehmus
İştah Kebap Salonu
Ciğerci Memet Usta
Ciğerci Bedo
Ceyhan Ocakbaşı
Kaburgacı Yaşar Usta
5 Ocak Kebap*

Bir öğün yeme şansım daha olsa Asya ya da İştah kebap salonunu denemek isterdim..

Akşamüstü bir keyif molası da uzun zamandır Adana’nın en sevilen konsept dükkan/kafesi olan Storie Store’da verdik..

Adana’daki bugünlük son adresimiz de ısrarlara dayanamayarak Doğan Kaymaklı Kadayıf!. Evet çok kalori ama gerçekten şa-ha-ne!..

Dönüş vakti geldiğinde

  • Adana’nın artık yurdun dört bir köşesine yayılan börekçileri (Levent, İzol ve elbette Börekçi Rıza;
  • Şalgamcı Ali Göde ve “Çakmak Caddesi’ndeki şalgamcı abla”;
  • Sabaha karşı Kazancılar çarşısında ciğer;
  • Kadayıfçı Olcay’dan Kaymaklı Billuriye yenemeden bir dahaki gelişimizde diyerek listede kaldı.. Adana yeme içme anlamında çok tehlikeli bir yer!.. Çok lezzetli şeyler var..

Ancak tüm bunlar bir yana Adana bu klasik lezzetlerinin yanısıra ülkenin en modern şehirlerinden biri.. Şahane dükkanlar, kafeler, enerjisi çok güzel yerler var..  Yetmedi.. İlk fırsatta yine gitmek lazım!.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Gezici Günlük (@gezicigunluk)’in paylaştığı bir gönderi ()

ANKARA’YI SEVME REHBERİ

Uzun bir aradan sonra yeniden Ankara’da olmak harikaydı.. Sokaklarında yürümeyi, müzelerinde gezmeyi çok sevdiğim bir şehir Ankara.. Nedense bazı Ankaralılar’ın bile “sevmediği”, gri ve sıkıcı bulduğu bu şehri gezerken, kendi gözümden aktardığım hikayeleri instagram‘da izleyenlerden gelen yorumlar beni epey keyiflendirdi.. Sanırım o “pek sevmeyen yerli Ankaralılar”a bile “burası Ankara mı?” dedirtmeyi başardım!..  Şimdi kendim için hazırladığım listeyi ve Ankara’ya dair kısa not ve önerilerimi benim gibi gezmek isteyenler için buraya bırakıyorum.. Şimdiden keyifli Ankaralar!.. Continue reading

RİZE’DEN ARTVİN’E DOĞU KARADENİZ GEZİ NOTLARI

Karadeniz’in bu bölümüne ilk kez ayak basıyorum.. Heyecanlıyım.. Beklentiliyim.. ama yola çıkarken bu seyahatin finalde bana “hayatımın en güzel seyahatlerinden biriydi” cümlesini kurduracağından bihaberim! Doğu Karadeniz denince akla gelecek standart rotalardan biri değil, daha az tercih edilen, çok bilinmeyen ama muhteşem bir rotamız var.. Bunu nasıl açıklasam bilemiyorum.. Yine ilk kez gitsem tamamen aynısını yine yaparım.. ama şimdi tekrar gitsem yine risk alır bambaşka bir bilinmeyen rotadan giderim.. Çünkü artık biliyorum ki “Doğu Karadeniz” denince yapılabilecek tek bir plan yok.. Orada bir yerlerde gizlenmiş onlarca farklı seçenek, onlarca nefis köy, onlarca masal gibi yayla, üzerinden ilk kez geçilecek kilometrelerce yol var.. Continue reading

KARADENİZ VALİZİNDE NELER OLMALI?

Karadeniz, özellike Doğu Karadeniz için en çok sorulanlardan biri yanımda neler götürmeliyim? Karadeniz’de nelere ihtiyacım olacak?.. Bu sorulara yanıt verebilmek adına kendi Karadeniz seyahatimden yola çıkarak bir ihtiyaç listesi hazırladım. Biz dağ evi, köy evi, yayla gibi yerlerde konaklayıp gezindik; çok uzun olmayan keyifli doğa yürüyüşleri yaptık.. Bu sebeple paylaşacağım liste benzer bir gezi planlayanlar için uygun olacaktır. Kamp, tam gün zorlu doğa yürüyüşleri gibi şartlar için yeterli olmayacaktır.. Zorluk derecesi düşük, keşif ve keyif odaklı bir Doğu Karadeniz gezisi için; Continue reading

EVDE BUZLU KAHVE YAPIMI

Her yaz en az bir kere evde buzlu kahve yapıyor aşamalarını da instagram hikayelerimde paylaşıyorum..

Denemek isteyip tarifine ihtiyaç duyanlar için blogda arşivlemeye karar verdim.. İşte hikayelerimde paylaştığım yapım aşamaları..

Gerekli malzemeler:

Kahvenin filtre kahve için çekilmiş olması gerekiyor. Çekirdek cinsi, tadı tamamen yapanın zevkine bağlı..  Türk kahvesi ya da hazır kahveler için kullanılan granül tarzı kahve bu tip demleme için uygun değil.

Bizim buzdolabının kalıpları ile toplam 3,5  kalıp buz ve fotograftaki fincan dolusu çekilmiş kahve kullanarak yapıyorum.

İlk etapta 2 buzluk dolusu buz kullanıyor, eridikçe 1,5 kalıp daha ilave ediyorum. Buzlar toplu halde oldukça yavaş eriyor. Bu sebeple kahvenin yapımı çok uzun zaman sürüyor.

Süzülmek üzere bıraktığım kahvenin son hali;

Buzların erimesi saatler süreceği için bu akşam yaptığımızı yarın içmeyi planıyoruz..

Süzülme tamamlanınca küçük şişelere aktarıp buzdolabına koyuyorum;

Kahveler buzdolabında birkaç gün dayanıyor, fazla yapıp bekletmek mümkün..

Sevdiğiniz minik şişeleri (meşrubat, içki vb..) biriktirip bu kahvenin servisinde kullanabilirsiniz.

Bir kısmı buz kalıplarında dondurulup buz şeklinde de servis yapılabilir.

İçine süt katılarak da içmek mümkün. özellikle kahvesi bol, tadı biraz sert olanlara süt daha çok yakışıyor.

Soğuk demleme kahve yapmanın başka yöntemleri de var ancak tat ve berraklık olarak biz bu alternatifi seviyoruz. Diğer yöntemleri de google’da aratarak bulabilirsiniz.

NAPOLİ GEZİ REHBERİ

Her seyahatin notlarının ilk cümleleri o seyahat sırasında o anki duygu ile beliriyor kafamda.. Bu yeni Napoli seyahati sırasında da dönüşte hazırlayacağım yazının duygu dolu olacağını düşünüyor, kafamdan hep Napoli’ye ilan-ı aşk cümleleri geçiyordu.. Ben bu son seyahatte daha da çok sevdim Napoli’yi.. Öyle ki, daha bu yıl bitmeden yeniden kavuşmayı hayal edecek, planlayacak kadar.. Ancak aradan geçen zamanda farkettim ki Napoli’nin ciddiyetle anlatılmaya çok ihitiyacı var.. Romantikliği bir kenara bıraktım; size Napoli’yi enine boyuna anlatacağım!. Continue reading

EN GÜZEL KAMP YERLERİ İÇİN SAYFAMA BEKLERİM!

Instagram’dan aldığım toplu önerilere bayılıyorum!.. Birçok kişinin katkısıyla harika listeler oluşturmuş oluyoruz birlikte..

Bugünkü konumuz Türkiye’deki kamp alanları, en güzel kamp yapılacak yerler..

Gelen önerileri bölge bölge derledim ve aşağıda listeledim.. Böyle listeler neden güzel? Çünkü elbirliği ile yapıldığı için arada çok umulmadık, az bilinen sürpriz alternatifler de var.. İlginizi çekenlerle ilgili detaylı araştırma yapıp güncel durumlarını kontrol etme işi sizde!.

Continue reading

CAPRİ ADASI’NDAN NOTLAR

Capri

Amalfi Kıyılarına kadar gelmişken Capri’yi görmeden olmaz dedik, bir günümüzü Capri’ye ayırdık ve tekneye atladık!..

– Capri Adası’na Napoli’nin merkezinden kalkan tekneler ile direkt ulaşmak mümkün.. Napoli Porta di Massa’dan kalkan feribotlarla ortalama 1 saatte ulaşabilirsiniz.. Detaylı bilgiyi ve bileti Caremar şirketinden alabilirsiniz.

Biz bölge olarak Amalfi Kıyıları’nda olduğumuz için buradan ulaşıyoruz..

– Capri’ye Positano’dan, Sorrento’dan, Amalfi’den ve Minori’den direkt ulaşım var. Özellikle Alicost tekneleri Amalfi’den Capri’ye gidiş dönüş günlük turlar düzenliyor. Sabah ilk tekne ile gidip akşam da son tekne ile dönerseniz orada geçirecek epey zaman oluyor. Tekne turlarına bir gün önceden rezervasyon yaptırmakta fayda var; talep yoğun..

– Bizim tercih ettiğimiz Capri De Luxe ise direkt Minori’den kalkıyor. Bilet ücreti gidiş dönüş 35€ +1,5€ Capri liman vergisi şeklinde. Alicost’tan bir farkı giderken mini Capri turunun da dahil olması. Önce adanın diğer tarafına gidip birkaç Grotta (mağara önünden geçiyor, sonra Capri’nin bilinen en önemli sembolleri Faraglioni’leri gösteriyor ve hatta tekne içinden geçiyor!. Sonra Marina Piccola’yı da gösterip asıl varış noktası Capri Marina Grande’de sizi indiriyor. Bu tekneye Amalfi’den de dahil olabiliyorsunuz ki, biz dönüşte Amalfi duarğında inip akşamı orada geçirdik..

– Capri büyük bir ada ve asıl yerleşim alanları tepelerde. Bu sebeple merkezdeki Piazzetta’ya  ulaşmak için funiküler’e binmek gerekiyor. Teknelerden indiğiniz yerden sağa doğru yöneldiğinizde ileride Funiküleri göreceksiniz. Burası daima çok kalabalık. Ancak binme telaşına düşmeden önce funikülerin karşı çaprazındaki gişeden bilet almak gerekli. Tek yön füniküler bileti 1.80 €. 10 dakika içinde tepeye ulaşıyorsunuz.

– Capri’nin öne çıkan görülecek yerleri füniküler ile varılan Capri-Citta Vecchia, daha çok yerleşim alanı olan Anacapri, suyun içindeki dramatik kayalıklar Faraglioni, en güzel manzarayı sunan ve telesiyej ile çıkılan Monte Solaro, ışık yansımaları ile suyu masmavi görünenen Grotta Azzurra, plajların da olduğu Marina Piccola ve Grande..

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

– Grotta Azzurro’ya giden ve yaklaşık 2 saat süren tekne turları var ama biz kısıtlı vaktimizi buna harcamadık. Engin Capri manzarası için de  Via Caposcuro’daki telesiyej ile Monte Solaro’ya 12€’ya çıkılıyor.

– Via Tragara sizi güzel, masmavi manzaralar eşliğinde Faraglioni manzarasına ulaştırıyor. Vakti olanlar buradan kayaların oraya bie inebilir.

capri_gezi_notlari_gorulecek_yerler_tragara

– Via Vittorio Emmanuelle ve Via Camerelle. Capri’nin ana alışveriş caddeleri; bir sayfiye adasından beklenmeyecek derecede lüks mağaza barındırıyor olmaları hayret verici. Asıl güzel sokaklar ise Piazzetta’dan itibaren başlayan daracık eski şehir sokakları. İllginç dükkanlar ve fotoğraf kareleri ile Capri’nin ruhu buralarda..

– Bottega D’Arte Prorae, Capri’deki en favori dükkanım. Gianluca Federico’nun adeta canlı balıkları şahane!. Dükkandaki bütün balıklara aşık oldum ama koleksiyonum için ancak bir tane alabildim. Bagaj ve bütçe önemli :) Bir de “Capri’den mutlaka keten bir şey alınmalı” çağrısına yine Antica Sartoria dükkanı ile kulak verdim!.. “Capri’nin sandaleti meşhur” çağrısını ise duymazdan geldim; sandaletlerden hiç etkilenmedim :)

– Minik bir mola için Piazzetta’daki Gran Caffe’de oturup meydan ve Chiesa San Stefano’ya karşı aperitivo yapılabilir ya da 1946’dan beri hizmet veren Da Alberto’da banko üzerinde hızlı bir tatlı-kahve molası verilebilir. Dondurmanın Capri adresi de Gelateria Buonocore. Ayrıca granitacılarda bu buzlu içeceğin limoncellolu (alkollü) çeşitleri de var..

da_alberto_capri_gezi_notlari

– Capri’de öğle yemeği için tercihimiz eski merkezdeki Ristorante Aurora. Oldukça şık bir yer. Bütün tabaklarını çalmak istediğim bir diğer adres. (bu kadar güzel seramik işçiliği olunca zaten bu seyahat insanda böyle bir his yaratıyor gerçekten) Çok hafif bir yemek yememize karşımn tüm seyahat boyunca bir öğle yemeğine ödediğimiz en yüksek bedeli ödüyoruz. Bir şişe şu, iki kadeh beyaz ve iki Caprese salata için 81€ bence kendi çapında bir rekor sayılabilir!.. Ama gerçek şu ki zaten Capri çok pahalı bir ada; bunu her adımda hissediyorsunuz. Defterime not aldığım diğer iki adres Da Paolino ya da Ristorante Buca di Bacco’nun da farklı olduğunu düşünmüyorum.

ristorante_aurora_capri_gezi_notlari

– Denize girmek için ise biliyorum ki en güzeli tekne ile koy koy Capri’yi gezmek ama bir günlük bir ziyarette buna çok da imkan yok. Onun için “Capri’de yüzmüşlüğümüz var” diye bir anımız olsun isteyerek Marina Grande’deki ilk plaj tesisi Bagni Le Ondine’den girdik denize. Suyun rengi nefis.. elbette kalabalık..

Son olarak birer limonlu granita içip birkaç hediyelik eşya aldıktan sonra dönüş yoluna hazırız.. Capri için burada konaklamak lazım, gece bir başka güzel oluyor deniliyor.. Muhakkak öyledir ama böyle kısa bir ziyaret de biraz olsun fikir sahibi olmaya yetiyor.. Uzak ihtimal ama belki bir gün Napoli’den atlayıp geliveririz tekrar..

KAŞ KALKAN HAFTA SONU KAÇAMAĞINDAN NOTLAR

Temmuz ayı içinde Cuma ve Pazar’ı da hafta sonuna ekleyerek Kaş ve Kalkan’da keyifli bir hafta sonu kaçamağı yaptık!. İstikamet “en güzel mavilikler!”.. Bu keyifli hafta sonumuzun anafikri buydu. Planımız bir gece Kalkan ve iki gece Kaş’ta kalarak -bana göre- Türkiye’nin en güze denizi olan bölgede denizle iç içe, suya hep yakın, mavi/yeşil birkaç gün geçirmekti.

Bu doğrultuda önce bölgeye en yakın havalimanı olan Dalaman’a iki uçak bileti ayarlayıp sonra da deniz ile iç içe mavi/yeşil haftasonu konseptimize uygun otel arayışına girdik.. Bu noktada hemen kocaman bir parantez açıyorum:  Konaklama konusunda en güncel ve doğru seçenekler için instagram üzerinden önerilere başvurdum ve gelen onlarca farklı öneri içinden bizim planımıza, seyahat tarihlerimize en uygun olan iki alternatifi seçerek rezervasyonu yaptım.. Kaldığımız tesislerden yazı içinde bahsedeceğim ama Kaş ya da Kalkan planı olanlara gitmeden önce yaptığım araştırma ve gelen tüm önerilere dayanarak özenle hazırladığım KAŞ KALKAN KONAKLAMA REHBERİ‘ni hatırlatmak  isterim. Bu ayrıntılı yazıda seyahat modunuza göre seçebileceğiniz onlarca farklı tarza alternatif bulacaksınız..

..diyerek parantezi kapatıyor ve seyahatimizin detaylarını anlatmaya başlıyorum.. Continue reading