Author Archives: Gezici Günlük

RİZE’DEN ARTVİN’E DOĞU KARADENİZ GEZİ NOTLARI

Karadeniz’in bu bölümüne ilk kez ayak basıyorum.. Heyecanlıyım.. Beklentiliyim.. ama yola çıkarken bu seyahatin finalde bana “hayatımın en güzel seyahatlerinden biriydi” cümlesini kurduracağından bihaberim! Doğu Karadeniz denince akla gelecek standart rotalardan biri değil, daha az tercih edilen, çok bilinmeyen ama muhteşem bir rotamız var.. Bunu nasıl açıklasam bilemiyorum.. Yine ilk kez gitsem tamamen aynısını yine yaparım.. ama şimdi tekrar gitsem yine risk alır bambaşka bir bilinmeyen rotadan giderim.. Çünkü artık biliyorum ki “Doğu Karadeniz” denince yapılabilecek tek bir plan yok.. Orada bir yerlerde gizlenmiş onlarca farklı seçenek, onlarca nefis köy, onlarca masal gibi yayla, üzerinden ilk kez geçilecek kilometrelerce yol var.. Continue reading

KARADENİZ VALİZİNDE NELER OLMALI?

Karadeniz, özellike Doğu Karadeniz için en çok sorulanlardan biri yanımda neler götürmeliyim? Karadeniz’de nelere ihtiyacım olacak?.. Bu sorulara yanıt verebilmek adına kendi Karadeniz seyahatimden yola çıkarak bir ihtiyaç listesi hazırladım. Biz dağ evi, köy evi, yayla gibi yerlerde konaklayıp gezindik; çok uzun olmayan keyifli doğa yürüyüşleri yaptık.. Bu sebeple paylaşacağım liste benzer bir gezi planlayanlar için uygun olacaktır. Kamp, tam gün zorlu doğa yürüyüşleri gibi şartlar için yeterli olmayacaktır.. Zorluk derecesi düşük, keşif ve keyif odaklı bir Doğu Karadeniz gezisi için; Continue reading

EVDE BUZLU KAHVE YAPIMI

Her yaz en az bir kere evde buzlu kahve yapıyor aşamalarını da instagram hikayelerimde paylaşıyorum..

Denemek isteyip tarifine ihtiyaç duyanlar için blogda arşivlemeye karar verdim.. İşte hikayelerimde paylaştığım yapım aşamaları..

Gerekli malzemeler:

Kahvenin filtre kahve için çekilmiş olması gerekiyor. Çekirdek cinsi, tadı tamamen yapanın zevkine bağlı..  Türk kahvesi ya da hazır kahveler için kullanılan granül tarzı kahve bu tip demleme için uygun değil.

Bizim buzdolabının kalıpları ile toplam 3,5  kalıp buz ve fotograftaki fincan dolusu çekilmiş kahve kullanarak yapıyorum.

İlk etapta 2 buzluk dolusu buz kullanıyor, eridikçe 1,5 kalıp daha ilave ediyorum. Buzlar toplu halde oldukça yavaş eriyor. Bu sebeple kahvenin yapımı çok uzun zaman sürüyor.

Süzülmek üzere bıraktığım kahvenin son hali;

Buzların erimesi saatler süreceği için bu akşam yaptığımızı yarın içmeyi planıyoruz..

Süzülme tamamlanınca küçük şişelere aktarıp buzdolabına koyuyorum;

Kahveler buzdolabında birkaç gün dayanıyor, fazla yapıp bekletmek mümkün..

Sevdiğiniz minik şişeleri (meşrubat, içki vb..) biriktirip bu kahvenin servisinde kullanabilirsiniz.

Bir kısmı buz kalıplarında dondurulup buz şeklinde de servis yapılabilir.

İçine süt katılarak da içmek mümkün. özellikle kahvesi bol, tadı biraz sert olanlara süt daha çok yakışıyor.

Soğuk demleme kahve yapmanın başka yöntemleri de var ancak tat ve berraklık olarak biz bu alternatifi seviyoruz. Diğer yöntemleri de google’da aratarak bulabilirsiniz.

NAPOLİ GEZİ REHBERİ

Her seyahatin notlarının ilk cümleleri o seyahat sırasında o anki duygu ile beliriyor kafamda.. Bu yeni Napoli seyahati sırasında da dönüşte hazırlayacağım yazının duygu dolu olacağını düşünüyor, kafamdan hep Napoli’ye ilan-ı aşk cümleleri geçiyordu.. Ben bu son seyahatte daha da çok sevdim Napoli’yi.. Öyle ki, daha bu yıl bitmeden yeniden kavuşmayı hayal edecek, planlayacak kadar.. Ancak aradan geçen zamanda farkettim ki Napoli’nin ciddiyetle anlatılmaya çok ihitiyacı var.. Romantikliği bir kenara bıraktım; size Napoli’yi enine boyuna anlatacağım!. Continue reading

EN GÜZEL KAMP YERLERİ İÇİN SAYFAMA BEKLERİM!

Instagram’dan aldığım toplu önerilere bayılıyorum!.. Birçok kişinin katkısıyla harika listeler oluşturmuş oluyoruz birlikte..

Bugünkü konumuz Türkiye’deki kamp alanları, en güzel kamp yapılacak yerler..

Gelen önerileri bölge bölge derledim ve aşağıda listeledim.. Böyle listeler neden güzel? Çünkü elbirliği ile yapıldığı için arada çok umulmadık, az bilinen sürpriz alternatifler de var.. İlginizi çekenlerle ilgili detaylı araştırma yapıp güncel durumlarını kontrol etme işi sizde!.

Continue reading

CAPRİ ADASI’NDAN NOTLAR

Capri

Amalfi Kıyılarına kadar gelmişken Capri’yi görmeden olmaz dedik, bir günümüzü Capri’ye ayırdık ve tekneye atladık!..

– Capri Adası’na Napoli’nin merkezinden kalkan tekneler ile direkt ulaşmak mümkün.. Napoli Porta di Massa’dan kalkan feribotlarla ortalama 1 saatte ulaşabilirsiniz.. Detaylı bilgiyi ve bileti Caremar şirketinden alabilirsiniz.

Biz bölge olarak Amalfi Kıyıları’nda olduğumuz için buradan ulaşıyoruz..

– Capri’ye Positano’dan, Sorrento’dan, Amalfi’den ve Minori’den direkt ulaşım var. Özellikle Alicost tekneleri Amalfi’den Capri’ye gidiş dönüş günlük turlar düzenliyor. Sabah ilk tekne ile gidip akşam da son tekne ile dönerseniz orada geçirecek epey zaman oluyor. Tekne turlarına bir gün önceden rezervasyon yaptırmakta fayda var; talep yoğun..

– Bizim tercih ettiğimiz Capri De Luxe ise direkt Minori’den kalkıyor. Bilet ücreti gidiş dönüş 35€ +1,5€ Capri liman vergisi şeklinde. Alicost’tan bir farkı giderken mini Capri turunun da dahil olması. Önce adanın diğer tarafına gidip birkaç Grotta (mağara önünden geçiyor, sonra Capri’nin bilinen en önemli sembolleri Faraglioni’leri gösteriyor ve hatta tekne içinden geçiyor!. Sonra Marina Piccola’yı da gösterip asıl varış noktası Capri Marina Grande’de sizi indiriyor. Bu tekneye Amalfi’den de dahil olabiliyorsunuz ki, biz dönüşte Amalfi duarğında inip akşamı orada geçirdik..

– Capri büyük bir ada ve asıl yerleşim alanları tepelerde. Bu sebeple merkezdeki Piazzetta’ya  ulaşmak için funiküler’e binmek gerekiyor. Teknelerden indiğiniz yerden sağa doğru yöneldiğinizde ileride Funiküleri göreceksiniz. Burası daima çok kalabalık. Ancak binme telaşına düşmeden önce funikülerin karşı çaprazındaki gişeden bilet almak gerekli. Tek yön füniküler bileti 1.80 €. 10 dakika içinde tepeye ulaşıyorsunuz.

– Capri’nin öne çıkan görülecek yerleri füniküler ile varılan Capri-Citta Vecchia, daha çok yerleşim alanı olan Anacapri, suyun içindeki dramatik kayalıklar Faraglioni, en güzel manzarayı sunan ve telesiyej ile çıkılan Monte Solaro, ışık yansımaları ile suyu masmavi görünenen Grotta Azzurra, plajların da olduğu Marina Piccola ve Grande..

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

– Grotta Azzurro’ya giden ve yaklaşık 2 saat süren tekne turları var ama biz kısıtlı vaktimizi buna harcamadık. Engin Capri manzarası için de  Via Caposcuro’daki telesiyej ile Monte Solaro’ya 12€’ya çıkılıyor.

– Via Tragara sizi güzel, masmavi manzaralar eşliğinde Faraglioni manzarasına ulaştırıyor. Vakti olanlar buradan kayaların oraya bie inebilir.

capri_gezi_notlari_gorulecek_yerler_tragara

– Via Vittorio Emmanuelle ve Via Camerelle. Capri’nin ana alışveriş caddeleri; bir sayfiye adasından beklenmeyecek derecede lüks mağaza barındırıyor olmaları hayret verici. Asıl güzel sokaklar ise Piazzetta’dan itibaren başlayan daracık eski şehir sokakları. İllginç dükkanlar ve fotoğraf kareleri ile Capri’nin ruhu buralarda..

– Bottega D’Arte Prorae, Capri’deki en favori dükkanım. Gianluca Federico’nun adeta canlı balıkları şahane!. Dükkandaki bütün balıklara aşık oldum ama koleksiyonum için ancak bir tane alabildim. Bagaj ve bütçe önemli :) Bir de “Capri’den mutlaka keten bir şey alınmalı” çağrısına yine Antica Sartoria dükkanı ile kulak verdim!.. “Capri’nin sandaleti meşhur” çağrısını ise duymazdan geldim; sandaletlerden hiç etkilenmedim :)

– Minik bir mola için Piazzetta’daki Gran Caffe’de oturup meydan ve Chiesa San Stefano’ya karşı aperitivo yapılabilir ya da 1946’dan beri hizmet veren Da Alberto’da banko üzerinde hızlı bir tatlı-kahve molası verilebilir. Dondurmanın Capri adresi de Gelateria Buonocore. Ayrıca granitacılarda bu buzlu içeceğin limoncellolu (alkollü) çeşitleri de var..

da_alberto_capri_gezi_notlari

– Capri’de öğle yemeği için tercihimiz eski merkezdeki Ristorante Aurora. Oldukça şık bir yer. Bütün tabaklarını çalmak istediğim bir diğer adres. (bu kadar güzel seramik işçiliği olunca zaten bu seyahat insanda böyle bir his yaratıyor gerçekten) Çok hafif bir yemek yememize karşımn tüm seyahat boyunca bir öğle yemeğine ödediğimiz en yüksek bedeli ödüyoruz. Bir şişe şu, iki kadeh beyaz ve iki Caprese salata için 81€ bence kendi çapında bir rekor sayılabilir!.. Ama gerçek şu ki zaten Capri çok pahalı bir ada; bunu her adımda hissediyorsunuz. Defterime not aldığım diğer iki adres Da Paolino ya da Ristorante Buca di Bacco’nun da farklı olduğunu düşünmüyorum.

ristorante_aurora_capri_gezi_notlari

– Denize girmek için ise biliyorum ki en güzeli tekne ile koy koy Capri’yi gezmek ama bir günlük bir ziyarette buna çok da imkan yok. Onun için “Capri’de yüzmüşlüğümüz var” diye bir anımız olsun isteyerek Marina Grande’deki ilk plaj tesisi Bagni Le Ondine’den girdik denize. Suyun rengi nefis.. elbette kalabalık..

Son olarak birer limonlu granita içip birkaç hediyelik eşya aldıktan sonra dönüş yoluna hazırız.. Capri için burada konaklamak lazım, gece bir başka güzel oluyor deniliyor.. Muhakkak öyledir ama böyle kısa bir ziyaret de biraz olsun fikir sahibi olmaya yetiyor.. Uzak ihtimal ama belki bir gün Napoli’den atlayıp geliveririz tekrar..

KAŞ KALKAN HAFTA SONU KAÇAMAĞINDAN NOTLAR

Temmuz ayı içinde Cuma ve Pazar’ı da hafta sonuna ekleyerek Kaş ve Kalkan’da keyifli bir hafta sonu kaçamağı yaptık!. İstikamet “en güzel mavilikler!”.. Bu keyifli hafta sonumuzun anafikri buydu. Planımız bir gece Kalkan ve iki gece Kaş’ta kalarak -bana göre- Türkiye’nin en güze denizi olan bölgede denizle iç içe, suya hep yakın, mavi/yeşil birkaç gün geçirmekti.

Bu doğrultuda önce bölgeye en yakın havalimanı olan Dalaman’a iki uçak bileti ayarlayıp sonra da deniz ile iç içe mavi/yeşil haftasonu konseptimize uygun otel arayışına girdik.. Bu noktada hemen kocaman bir parantez açıyorum:  Konaklama konusunda en güncel ve doğru seçenekler için instagram üzerinden önerilere başvurdum ve gelen onlarca farklı öneri içinden bizim planımıza, seyahat tarihlerimize en uygun olan iki alternatifi seçerek rezervasyonu yaptım.. Kaldığımız tesislerden yazı içinde bahsedeceğim ama Kaş ya da Kalkan planı olanlara gitmeden önce yaptığım araştırma ve gelen tüm önerilere dayanarak özenle hazırladığım KAŞ KALKAN KONAKLAMA REHBERİ‘ni hatırlatmak  isterim. Bu ayrıntılı yazıda seyahat modunuza göre seçebileceğiniz onlarca farklı tarza alternatif bulacaksınız..

..diyerek parantezi kapatıyor ve seyahatimizin detaylarını anlatmaya başlıyorum.. Continue reading

KENDİNİ BİR GÜNDE SEVDİREN MİNİK YUNANLI: MEİS GEZİ NOTLARI

Hayatın küçük hediyelerini, tahmin edilemeyen mutlulukları çok seviyorum.. Geçmişte günlerce karşısından izleyip manzarasında güneşi batırdığım Meis, meğer benim için aynen böyle küçücük bir hediyeymiş.. Orada tam karşımda duruyor, içinden içinden “ah bir gelsen buraya, ne çok seveceksin beni” diye fısıldıyormuş da farkedememişim.. Yıllar sonra bir haftasonu kaçamağında yeniden buluştuğumuz Kaş’tan  günübirlik geçme fırsatı buluyoruz Meis’e.. O da tüm sustuklarını birkaç saatte anlatıveriyor bana.. İçini, kalbini açıyor.. Sadece birkaç saatte birbirimizi çok seviyoruz..  

Yazının devamında önce Meis’te geçirdiğimiz keyifli günün özetini ardında da Meis Adası’na ulaşım, vize, konaklama ve adaya dair diğer ipuçlarını bulacaksınız..

Continue reading

KAŞ’TA NEREDE KALINIR? KAŞ & KALKAN KONAKLAMA ÖNERİLERİ

Bir süre önce Kaş ve Kalkan’ı kapsayan küçük bir haftasonu kaçamağı yapmaya karar verdik. Kaş’a onu tekrar gördüğümde “eskiden buralar bostanlıktı” diyecek kadar uzuuun yıllardır gitmiyorum.. Ama anılarımda hala “Türkiye!nin en güzel denizi” şeklinde tahtını koruyor..

Elbette planlamaya konaklamadan başladık.. Bu kadar uzun bir ara verince “acaba nerede kalmak bizi daha mutlu eder” diye düşünüp harita üzerinde ve birkaç otel sayfasında gezindikten sonra instagram üzerinden daha önce gidenlerin tecrübelerinden faydalanmaya karar verdim ve sordum: Biz Kaş’a gidiyoruz!. nerede konaklayalım? Continue reading

ATİNA GEZİ NOTLARI: BUNU SAYMAYIZ, YİNE GÖRÜŞELİM!

Sen yıllarca Atina’ya gitme, sonra da bunu saymayız, yine görüşelim diye sloganlar at!.. Oldu mu sayın gezicigünlük? Hem de şahane oldu!. Çünkü Atina ile ilgili seyahat sonrası hissiyatım aynen böyle!.

Burnumuzun dibinde ve ulaşması çok kolay olduğu halde nedense bu Atina’yı hep bir gün gideriz diye kenarda tutmuş ama bir türlü de şans vermemişiz.. Ta ki içinde “yaz, deniz, tatil kafası” barındıran bir adalar planı yapıncaya kadar.. Planımız Atina’dan kolay ulaşılabilir birkaç adada deniz tatili yapıp dönüşte de Atina ile kısaca tanışmak.. Aynen uyguluyor ve önce adaları gezip (ki onu da ayrıca anlatacağım..) ardından da Atina’ya dönüp  çok keyifli 2 buçuk gün geçiriyoruz.

Size yalan söyleyemem, Atina’yı tamamen gezdik, altını üstüne getirdik diyemem!. Çünkü rahat bir deniz tatilinin ardından normal bir şehrin karmaşasına dahil olmak ve her yeri göreceğim inadıyla koşturmak biraz zor geliyor insana.. O yüzden özellikle şehrin merkezindeki mutlaka görülecekler, yapılacaklar listesinden başlayarak geziyoruz Atina’yı.. Hepsinin anlatacağım.. ama önce ulaşım.. Continue reading